
'Alacak-verecek karmaşası' içinde müziğe ayıracak vakit bulabildiniz mi? Dört yıldır müziğe hiç vakit ayıramadım. Bu dört yıldır süren borç-alacak ilişkisi; beni sadece müzikten değil, başka olaylardan da uzaklaştırdı. Mesela bir yerde bir termik santral kurulacakmış, eylem için beni arıyorlar ama gitmiyorum. Başbakan, açılım için sanatçıları çağırıyor ama gidemiyorum. Çünkü bu kadar sıkıntı içinde olan ve ekonomik problemler yaşayan, para koparmak için para tüccarları tarafından sürekli iftiraya uğrayan bir adamın çıkıp da; açılım sürecinden bahsetmesini kendime yakıştıramıyorum. Ne Hrant Dink için yürüyebiliyorum, ne de demokrasi ve kardeşlik için bir şey söyleyebiliyorum. Çünkü kendimde bu hakkı görmüyorum. Çünkü insanların "Sen önce borcunu öde de, ondan sonra ülkenin menfaatleri için çıkıp bir şey söyle" demelerinden ürküyorum Bu benim için çok zor bir şey. Kendini toplumsal olaylardan soyutlamak ve konuşamamak çok ağır...
İNSANLAR ÇOK UNUTKAN

İnsanların sizi nasıl algıladığı çok önemli mi? Tabii ki önemli. Bazı insanlar bana çok inanıyor ama bazıları "Yine mi?" diyor. Dinleyicilerim sonuna kadar arkamda ama bu bana yetmiyor. Toplumun geneline karşı mağduriyetimi ispatlamam lazım. İnsanların parasını bilinçli şekilde alıp, geri vermiyormuşum gibi algılanmak istemiyorum. Bu algıyı yıkmam gerekiyor. İnsanlarımız maalesef çok unutkan... Maalesef kimse "Bu adam 10 yıldır herkese yardım ediyor, kimsenin parasıyla işi olmaz" demiyor... "Düşmüş bir girdabın içine, mağdur olmuş" demeleri gerekirken, "Ay, yine mi bu olay!" yorumları beni gerçekten çok yaralıyor.