Giriş Tarihi: 10.02.2012 15:43Son Güncelleme: 10.02.2012 15:44
Sinan Özedincik’ten haftanın magazin bombaları
ABONE OL
Sinan Özedincik'le her hafta olduğu gibi bu haftada magazin gündemini yakın markaja alıyoruz. İşte Günaydın gazetesinin usta kalemi Sinan Özedincik'den Sabah.com.tr okurlarına özel açıklamalar...
Marilla ERÇİK/SABAH İNTERNET
TOLGA KAREL'İN PANTOLUNU NEDEN DÜŞTÜ?
Önceki gün Tolga Karel'le öpüşürken görüntülenen 20 yaşındaki model Gülşah Çağlayan, Karel ile eşi Günay Musayeva'nın oyununa geldiğini iddia etti: "Üzerinde eşofman olduğu için Tolga'yı mekana almadılar. O da yardımcısının pantolonunu giydi ama pantolon hep düşüyordu. Çok alkollü olduğu ve ayakta duramadığından ben de ona yardım etmek için pantolonunu tuttum. O sırada kendisi de beni çekti ve öptü. Resmen tezgaha geldim! Bence o gece kameraları Tolga'nın kendisi çağırdı. Olay kurmacaydı, beni kullandı." Sizce Tolga Karel, Gülşah Çağlayan dediği gibi genç modeli oyuna getirmiş olabilir mi? Vallahi 22 yıllık gazeteciyim, Tolga Karel gibisini görmedim. Ya dayak yiyor, ya körkütük sarhoş yakalanıyor, ya önüne gelen hakkında olumsuz konuşuyor, palavra sıkıyor. Hiçbir şey bulmazsa, eski sevgilisi ve eşi ile gece gezmesine çıkıyor. Haber olabilmek adına aklınıza hayalinize gelmeyecek konular buluyor ve haber oluyor. İşte bu adam sonunda gitti, bu görüntüleri verdi. Gazeteciler "bu adam içince sapıtıyor, her an bir şey yapabilir" diye takip edince müthiş görüntüler ortaya çıkıyor. Potansiyel olduğu için bence Gülşah Çağlayan'ın dedikleri doğrudur, Karel bunları yapabilecek kapasitede biri. Bence bütün gazeteciler anlaşıp, bu adamı haber yapmamalı!
TEBRİK ETMEK GEREK
Azra Akın ve Kıvanç Tatlıtuğ yine ayrıldı. Yaptıkları açıklama ayrılıklarını resmileştirdiler: "Bizim tarafımızdan söylenmemiş hiçbir sebep ayrılık sebebimiz değildir. Kamuoyunu özelimizle meşgul ettiğimiz için herkesten özür dileriz." Bu açıklama diğer ünlü isimlere örnek olur mu dersiniz? Evet çok Avrupai, çok medeni, çok klas ve çok başarılı bir açıklama. Söylenecek laf bırakmamışlar. Arkalarından konuşan bir üçüncü şahıs çıkmadı. Böylece kimse üzerine gitmedi. Budur işte… Keşke herkes böyle bir şey yapabilse. Bu neyi açıklıyor biliyor musunuz? "Anlaşarak ayrıldık" diyor ya herkes… Oysa birçoğunun gerçeği bu değil… Bu açıklama, işte tam da bunun özeti, "Biz anlaşarak ayrıldık ve arkadaş kalabildik". Tek kelime ile ajansı ve çifti tebrik etmek gerek.
BAY PROFESÖRE NE OLDU?
Ünlü göz doktoru Murat Öncel, olaylı bir boşanma süreci yaşadığı oyuncu eşi Şahnaz Çakıralp'in kendisini ölümle tehdit ettiği iddiasıyla, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Sizce de bir profesörün bu durumlara düşmesi biraz ironik değil mi? Koskoca profesörün düştüğü duruma bakın. Yakışıyor mu? Bu doktor geçmişte Çakıralp ile ilgili yapılan olumsuz haberlerde gazetecileri arayıp tehdit ediyordu. Ne oldu Murat bey, ne oldu profesör bey? Dün bize bugün size! Daha 2 yıl evvel gazetecileri arayıp, "Bak senin patronunu tanıyorum, seni oradan kovdururum. Bizimle ilgili haberler yapmayın. Yaparsan başına çok büyük şeyler gelir" diyen Murat Bey, koruduğu, aşık olduğu ve çok sevdiği sevgili eşi tarafından tehdit ediliyormuş. Vah, vah vah…! Demek ki büyük hareketler yapmamak gerekmiş!
Tuğba Ünsal ve Murat Plevneli çifti boşanıyor. Tam bir yılan hikayesine dönen bu ilişkinin bitişi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yine magazinciler haklı çıktı! Ne olacak bu ünlülerle gazeteciler arasında yaşanan, yalanlanan haberlerin zamanla doğru çıkma hikayesi. Örneklerini sıralasak sayfalara sığdıramayacağız. Tuba Ünsal ile Murat Plevneli'nin evliliği de bunun son örneği işte. Çok ilginç, geçenlerde genç bir taksi şoförü ile sohbet ediyorum… Konu buna benzer bir olaya geldi. Yine haberin kahramanları haberi yalanladıktan kısa bir süre sonra doğru olduğu ortaya çıkmış… Taksici aynen şöyle dedi: 'Abi ya, sizin işiniz ne kadar zor, bunların alayı böyle di mi? Yapıyorlar yapıyorlar, sonra yalanlıyorlar. Bunlar niye böyle?' Kurunun yanında yaşta yanar misali, herkes için böyle konuştu. Bu örnekler bütün ünlüleri zan altında bırakıyor, yazık oluyor. Kimsenin inandırıcılığı kalmadı. Gelelim Ünsal ile Plevneli olayına. Haziran 2011'de Sabah'ın birinci sayfasında "Boşanıyorlar!" diye haber çıkmıştı. Haberi Özlem Avcı arkadaşımız yapmıştı. 2 gün sonra Tuba Ünsal olayı Habertürk'te yalanladı. Yüzükleri çıkardılar, ama yine birlikte gezdiler. Eylül ayında bu sefer Habertürk'ten Esin Övet, "Bu sefer kesin boşanıyorlar" dedi. 2 gün sonra el ele ve parmaklarında yüzüklerle poz verdiler 'Bu herkese kapak olsun' dediler. Yine yalanladılar. Aradan zaman geçti ve bu hafta Tuba Ünsal "Boşanıyoruz" diye açıklama yaptı. Bu nedir şimdi? Ayıp değil mi? Dalga mı geçiyorsunuz. Ben bundan 1.5 ay önce yine bir cumartesi günü yine Sabah.com.tr'de şöyle demişim: "Tuba Ünsal'dan boşanmak üzere olan Murat Pelvneli hakkında sanat ve magazin dünyasında şok iddia dolaşıyor. Ben söyleyenlerin yalancısıyım. İddialara göre Murat Plevneli Galerist adlı sanat galerisine ortak olduğu günlerde, sanatçıların resimlerini satıp, parasını alıp galeriye vermiyormuş. Satılmadı sanat eserleri diyormuş. Böyle birkaç örnekten sonra bunu ortakları öğrenmiş ve bu yüzden Galerist ile ilişkisini kesmişler. Konuşulanlar hiç hoş şeyler değil, umarım her yerde konuşulan bu dedikodular doğru değildir. Evet bu evliliğin bitmesi bence maddiyat. Tuba'nın da dizisi bitti… İkisinde de iş güç yok, tam birbirlerini yemeye başladılar ki, evliliği çabuk bitirdiler. Ben konuşanların yalancısıyım, hemen kızmayın yine!"
BUSE TERİM'İN ŞANSSIZLIĞI
Fatih Terim'in küçük kızı Buse iyi bir moda blogger… Ünlü marka Stradivarius markasının dergisi Stradivas Magazine'den teklif aldığını ve İstanbul'u temsil eden blogger olacağını açıkladı. Buse Terim'i yaptığı işte başatılı buluyor musunuz? Buse, hakikaten de Türkiye'nin en iyi moda blogger'larından biri. Stradivas Magazine, Buse Terim ile röportaj yaptı ve o dergi, bütün dünyada mağazalarda olacak. Marka biliyorsunuz, aynı zamanda Zara'nın da sahibi olan bir marka. Yani büyük olay. Buse, artık adını dünyaya yayabilecek kapasiteye dahi geldi. Öte yandan… İşte kazanan Buse maalesef aşkta kaybediyor. Belki pek bilinmiyor ama Buse Terim bir de sevgilisi var. Emre Belözoğlu'nun yeğeni Volkan Bahçekapılı... Yok, yok, yanlış anlamayın, ayrılmadılar. Şöyle ki Volkan Bahçekapılı, Türkiye'nin gündemindeki şike davasında tutuksuz yargılanıyor. 14 Şubat'ta Aziz Yıldırım yargılanırken o da hakim karşısında olacak. Buse Terim İstanbul Fashion Week'te arkadaşlarına "Ne bahtsız bir kızım, sevgilimin 14 Şubat'ta duruşması var. Oysa ilk sevgililer günümüz, ne olacağı belli değil. Akşamına program yapamıyoruz. Çok moralim bozuk" demiş!
EBRU DESTAN HAMİLE İDDİASI
Bu haftanın bomba dedikodusu nedir? Ebru Destan, Temmuz'da İnanlar İnşaat'ın veliahdı Mete Okay İnan'la gizlice evlenince ortalık karışmıştı. Aile, Destan'ın, oğullarını kandırarak nikahı oldu bittiye getirdiğini savunmuştu. Hatta aile, Destan'ın gelin olarak asla kabul görmeyeceğini, Mete Okay'ın da mirastan men edileceğini açıklamıştı. Mete-Ebru çifti, evlilik sonrası ilk kez geçenlerde Astoria Alışveriş Merkezi'nde görüntülenmişti. Üstelik çifte, Mete'nin amcası Serdar İnan ile eşi de eşlik ediyordu. Kavga artık bitmiş, her şey durulmuş, artık kimsenin diyecek bir şeyi kalmamış… Çünkü aile de artık kabullendiğine göre mutlu ve mesut, hep beraber yaşayacaklar. Hatta birlikte "Umre"ye bile gittiler. Son bomba dedikodu ise Ebru Destan hamileymiş. Evet duyunca ben de şok oldum, ama bunu söyleyen kişi Mete Okay İnan'ın en yakın arkadaşından biri olunca, doğrudur diye düşünüyorum. Tebrik ederim şimdiden, "Allah analı babalı büyütsün" derim.
İstenmeyen gelinlerden konu açılmışken… İşadamı Ahmet Bayer'in eski eşi Sinem Yıldırım ile Seren Serengil'in olaylı boşandığı eski eşi Musa Aytun arasındaki yakınlaşma magazin gündemine bomba gibi düşmüştü. İkilinin henüz yeni başlayan arkadaşlığı Aytun ailesinde büyük paniğe neden olmuştu. Oğullarının üç çocuk annesi bir kadın ile ilişkisine onay vermeyen aile, sonunda ilişkinin bitmesine neden oldu. Ailenin gösterdiği baskıya dayanamayan Aytun, ilişkiyi flört aşamasındayken bitirme kararı aldı. Aytun ailesinin ' Üç çocuğun sorumluluğunu alamaz. İlerde sorunlar yaşar' diyerek oğlunun ilişkisi hakkında dert yandığı söyleniyor. Aytun ailesi Serengil'i beğenmedi, Yıldırım'ı beğenmedi, bence artık oğullarına istedikleri gelin modelini söylemeleri gerek, yoksa o hiçbir zaman istedikleri tarzda gelin bulamayacak! Bu konuda bir türlü anlaşamıyorlar. Bu arada Musa Aytun meğer Engin Yeşil'e ait İNNOVİA inşaatta daire satıyormuş. Satış sorumlusuymuş. Yeşil'in yatırımcılarındanmış!