A.S. Byatt, Viktorya dönemi romanlarının en hararetli okuyucularından biri ve aynı zamanda bu tarz romanların veya bunların güncellenmiş versiyonlarının da yazarı. Geçtiğimiz günlerde Man Booker Ödülü'nde finale kalan yeni romanı "Çocuk Kitabı", 675 sayfa uzunluğunda ve Anthony Trollope romanlarının ihtişamına sahip. Kitap, 1895'te başlayıp II. Dünya Savaşı'ndan sonra sona eriyor. Byatt'ın kitaplarının çoğu gibi bu kitap da bilgiyle dolu: çömlekçilik, kuklacılık, Viktorya döneminde çocuk yetiştirme üzerine teoriler, siper savaşı, 1900'de düzenlenen Paris Exposition Universelle fuarı, Fabianizmin yükselişi ve kadınlara oy hakkı verilmesi gibi konulara yer veriliyor. Kitapta o kadar çok karakter var ki, Byatt kronolojik sırayı bozmamak için Excel dosyası tutmak zorunda kalmış. 73 yaşındaki Byatt, Londra'da yaşıyor ama yaklaşık bir ay sürecek bir kitap turu için New York'a geldi. Kısa boylu, azimli, düzenli ve kendine güvenen bir kadın Byatt. Geceleri kitap okuyacaksa, Stefen Zweig ve Thomas Mann gibi yazarları, Almanca orijinalinden okumayı tercih ediyor. "Alzheimer'a yakalanmamak için yapıyorum bunu, belki işe yarar" diyor. "Çocuk Kitabı", ünlü bir çocuk kitabı yazarı olan ve kalabalık ailesiyle Kent'teki bohem bir malikânede yaşayan Olive Wellwood'un etrafında dönüyor. Çocuklar çok yaramaz, büyüklerse sanata meraklı ve seks düşkünü. Olive karakteri bir bakıma yazar E. Nesbit'ten esinlenilerek yaratılmış ve Shaw, Virginia Woolf, Rodin, Emma Goldman ve Oscar Wilde gibi gerçek hayattan pek çok kişi kitapta karşımıza çıkıyor. Kitabın en ürkütücü karakteri, ve aynı zamanda en eğlenceli olanı, okurun ilk olarak çıplak güneşlenirken karşılaştığı, nikahsız birliktelik yanlısı romancı Herbert Methley. Byatt, Methley'in H. G. Wells ve D. H. Lawrence'ın bir karışımı olduğunu söylüyor: Methley, Wells'ın yırtıcı cinsel alışkanlıklarını ve Lawrence'ın aşk hayatıyla böbürlenme tarzını almış. Olive'in kendinden daha sıkıcı, ev işlerinin çoğunu yapan bir kız kardeşi var ve bazı eleştirmenler onunla Byatt'ın kızkardeşi edebiyatçı Margaret Drabble arasında benzerlikler bulmaya çalışıyor. Byatt ve Drabble o kadar uzun süre küs kalmış ki, aralarındaki rekabet Londra edebiyat dünyasında sıradan bir şeye dönüşmüş. Ancak Byatt, Olive ve Violet arasındaki ilişkinin aslında E. Nesbit'in hayatına dayandığını söylüyor. Byatt, "Alice Hoatsan adında gazeteci bir arkadaşı, bir gün Nesbit'in yanına gidip hamile olduğunu söyledi ve Nesbit'de ona sahip çıktı. Kocasının, oğlunun babası olduğunu bilmiyordu. Bu yüzden Alice Hoatsan onun evine taşındı, evi idare etmeye başladı ve ondan bir çocuk daha yaptı" diye açıklıyor. Wellwood çocuklarının da anne babaları karışık ve "Çocuk Kitabı" bir bakıma yetişkinleri, özellikle de çok kötü davranışları olan sanatçıları ele alan bir çalışma. Olive'in kocası Humphry, öz kızım değil diyerek sarhoş bir halde kızına asılıyor. Sanatçı Eric Gill'den esinilerek yaratılmış başka bir karakterse sık sık kendi çocuklarıyla beraber oluyor. Byatt, roman fikrinin, Viktorya döneminin sonlarında çocuk yetiştirmenin nasıl değiştiğini merak etmesiyle ortaya çıktığını söylüyor. "İnsanlar çocuklarıyla yetişkinmiş gibi konuşmaya başladı. Onlarla çay bile içiyorlardı. Bu bir değişim, hem de Dickens ya da Jane Austen romanlarında bulamayacağınız türden. Bu aynı zamanda Freud'un her şeyin çocukluktan geldiği düşüncesiyle ve doğru olmasalar da, orada keşfettiği tüm karanlık şeylerle örtüşüyor" diyor Byatt. Byatt'ın üç yetişkin kızı var (oğlu, bir kaza sonucu 11 yaşında öldü). Byatt bir anne ve anneanne olarak çocukları ve torunlarıyla gurur duyuyor, onların üzerine titriyor. "Olive Wellwood benim otobiyografim değil. O benden çok daha değişken ve tutkulu biri" diyor ve devam ediyor: Hem E. Nesbit, hem de Olive benden daha bencildi. Yaptığı işlerin çok önemli olduğunu düşünüyorlardı. Ben öyle biri değilim. Dünyada sanattan daha önemli şeyler var." Kısa bir duraksamadan sonra gülümseyerek ekliyor: "Ama benim için yok."