Askeri sistemlerde güvenli bilgisayar çipleri yapmak için altı yıldır çaba harcayan ABD Savunma Bakanlığı, bugün askeri gereçlerde kullanılmak üzere satın alınan 3,5 milyon dolarlık entegre devrelerinin ancak yüzde 2 kadarını Amerikan şirketlerince işletilen güvenli tesislerde üretebiliyor. ABD'nin askeri ve istihbarat birimlerinin mevcut ve eski yöneticileri bu eksikliği kaygıyla izliyorlar. Onlara göre donanımların devrelerine saklanan ve Truva atları denen tehlike, muhabere ve silahların bilgisayar teknolojisine dayandığı bir savaşta ulusun karşı karşıya kalacağı en büyük tehditlerden biri. Uçak, füze ve radar gibi ileri sistemler bilgisayarların kapasitesine bağımlı hale geldikçe, kriz anlarında silahların işlevsizliğine yol açabilecek veya hayati verileri gizlice bozacak bir tahrifat ihtimali, askeri planlamacıların kafasını giderek daha fazla kurcalıyor. Üstelik Amerikalı yarı iletken üreticilerine ait tesislerin çoğu denizaşırı ülkelere taşındığı için sorun artık daha büyük. IBM yöneticilerinin dediklerine göre, bugün bütün bilgisayar çiplerinin beşte biri, en ileri teknolojilere dayalı çiplerin de ancak dörtte biri ABD'de üretiliyor. Bundan dolayıdır ki, Pentagon ve Ulusal Güvenlik Ajansı, Pentagon'un "Güvenilir Tedarikçiler" programı için çip üretmeye yetkili Amerikan tesislerinin sayısını önemli ölçüde artırdı. Yarı iletken sanayi yöneticileri ve Pentagon yetkilileri, bu artışa rağmen, gizli sistemlere ait bilgisayar çiplerinin üretiminde ABD'nin yeterli kapasiteye ulaşamadığını söylüyor. Siber, kimlik ve bilgi güvenliğinden sorumlu savunma bakan yardımcısı olarak eylülde emekliye ayrılana kadar, Güvenilir Tedarikçiler programını yürüten Robert Lenz, "Bakanlık, ticari teknoloji kullanımının genel olarak riskli olduğunun, küresel kaynaklı teknoloji kullanımınınsa büyük risk taşıdığının farkında" diyor. Daha çok Uzakdoğu'daki fabrikalarca üretilen taklit bilgisayar donanımları özel kuruluşlar tarafından da, askeri planlamacılar tarafından da büyük bir sorun olarak değerlendiriliyor. Yakın zamanlardaki bir Beyaz Saray incelemesinde, buradan gelen bilgisayar donanımlarında çok sayıda "açık, kasıtlı tahrifat" olduğu belirtiliyor. Raporun yazarı Melissa Hathaway, bir elektronik posta mesajında, "Bunlar farazi tehditler değil," diyor. "Suçluların yüzlerce milyon dolar çalmalarına, ulus devletlerin de, başkalarının da fikri hakları ve hassas askeri bilgileri çalmalarına müsaade eden sayısız ihlale tanık olduk." Siber savaş analistleri, bilgisayar güvenliği alanındaki çabaların daha çok yazılıma odaklandığını, oysa donanım devreleriyle oynamanın da en nihayet aynı derecede tehlikeli olabileceğini ileri sürüyorlar. Bunun sebebi, modern bilgisayar çiplerinin normalde milyonlarca, hatta milyarlarca transistordan oluşması. Devrelerin artan karmaşıklığı, çiplerin imalat veya tasarımındaki küçük değişiklikleri saptamanın hemen hemen imkânsız olacağı anlamına geliyor. Pentagon yetkililerinin savunduğu üretim stratejisi, esas olarak IBM'in Vermont, Burlington'daki güvenli bir çip imalat tesisiyle 10 yıllık bir sözleşmeye dayanıyor; ve bu tesisin 600 milyon dolar gibi yüksek bir değere sahip olduğu belirtiliyor. Gelecekte - hatta belki şimdiki silahlarda bile saklı halde - elektronik devrelere el altından yapılacak eklemeler, o teknolojilerden yararlanmaya kalkıldığında, üreticileri bazı gizli arka kapılardan içeri alabilir. Bilgisayar kontrollü askeri cihazların içine, onları uzaktan devre dışı bırakabilecek acil durum anahtarları saklanabilir. Bu tip anahtarlar kötü niyetliler tarafından kullanılabileceği gibi, teknolojinin düşman ellere geçmesi durumunda bir sigorta işlevi de görebilir. Bir Truva atı acil durum anahtarı hâlihazırda kullanılmış bile olabilir. 2007'de İsrail Hava Kuvvetleri'nin Suriye'de kısmen tamamlanmış şüpheli bir nükleer reaktöre düzenlediği saldırıda bu ülkeye ait hava savunma sisteminin İsrail uçaklarına karşılık vermemesi spekülasyonlara yol açmıştı. Baştaki açıklamalar, radarları köreltmek için karmaşık bir sinyal bozucu teknolojinin kullanıldığına işaret ediyordu. Fakat ABD'de çıkan teknik içerikli IEEE Spectrum dergisinin geçen Aralık sayısındaki bir rapor, aynı endüstriden Avrupalı bir kaynağa dayanarak, İsraillilerin radarları kapatan dâhili bir acil durum anahtarı kullanmış olabileceklerini aktarıyor. Amerikan yarı iletken sanayisinden bir yönetici de, başka bir röportajda, harekât hakkında doğrudan bilgisi olduğunu ve radarları devre dışı bırakan teknolojinin İsrail'in elektronik istihbarat birimi Unit 8200'e Amerikalılar tarafından sağlandığını belirtiyor. Adının gizli kalması şartıyla konuşan yönetici, söz konusu teknolojinin gayrı resmi yollardan, ama Amerikan hükümetinin bilgisi dâhilinde verildiğini de aktarıyor. Bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı. 2005'te, Savunma Bakanlığı Bilim Danışma Kurulu, yurt dışında yapılmış bilgisayar çiplerine karşı uyaran ve bakanlığı Amerika'daki yarı iletken üretim kapasitesinin düşmesini önleyecek bir politika oluşturmaya çağıran bir rapor yayımladı. Ağ ve bilgi entegrasyonundan sorumlu eski savunma bakan başyardımcısı Linton Wells II, "Bu sorunun üstünde ne kadar çok durduysak endişemiz o kadar arttı" diyor ve ekliyor: "Açık söylemek gerekirse, bizde konuyu yöntemli bir şekilde ele alacak bir süreç yok."