Elmalar hakkında düşünmek, modern tarım hakkında düşünmenin iyi bir yoludur. Tarihimizin 19. yüzyılın sonuna denk gelen döneminde, damak tadımız, çiftliklerimiz ve ekonomimizin üçü de farklı türlerdeki elmaları seviyordu. 1905 yılından kalma bir kaynakta, 6 bin 500'den fazla elma türü sıralanıyor. Saklamak için, pişirmek için, yemek yapmak için ve elma şarabı yapmak için kullanılan ve adları da kendileri kadar renkli olan elmalar vardı. Taraklı Karanfil (Scollop Gillyflower), adını yetiştiricisinin soyadından alan Kışlık Kırmızı Pearmain (Red Winter Pearmain), Saklamalık Kansas (Kansas Keeper) bunlardan birkaçı. Hem modern tarım, hem de seçimimizi taze gıda değil de işlenmiş gıdalardan yana yapmamız için özenle biçimlendirilen tercihlerimiz, bizi çeşitliliğin tam aksi yönüne, aynılığa yöneltti. Elma üretimi, tıpkı başka birçok şey gibi, yurtdışına yaptırıldı ve Çin'e havale edildi. New York'un da aralarında bulunduğu, geçmişin büyük elma üreticisi eyaletlerdeki elma türlerinin sayısı bile büyük oranda azaldı. Bir tahmine göre, bu ülkede satılan elmaların yüzde 90'ı 11 elma türüne ait ve yalnızca Red Delicious (Kırmızı Lezzet) türü bu miktarın yaklaşık yarısını oluşturuyor. Elma yetiştirmeye uygun iklimde yaşayan her çiftçi, her arazi sahibi, bir elma ağacı dikmiş. Bunların birçoğu yok olmuş ama bazılara hala ayakta duruyor. Ulusal Genetik Kaynakları Koruma Merkezi'nin araştırmacıları, Amerika'nın güneybatısındaki eski çiftliklerde yetişen yaşlı 280 elma ağacının genetik işaretlerini inceliyor. Bu ağaçlar, kaybolma olasılığı olan elmaların kalıtsal yapısını koruma olanağı sunuyor. Böylece elma çeşitliliğiyle ilgili bir arşiv işlevi görüyor. 19. yüzyıldaki bu elma çeşitliliği, değişik amaçları ve ihtiyaçları olduğu kadar, farklılığa yönelik bir merakı da yansıtıyor. Bu yüzden bir daha elma alırken, o elmanın unutulmuş yüzlerce, binlerce akrabasını da bir düşünün. Genelleşen, tek bir tür elma kavramının olduğu bir çağda yaşıyoruz, çünkü tat alma organlarımız da genelleşti. Tarlaları ve meyve bahçelerini yeniden çeşitlendirmek için önce kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.