Alison Parente birkaç yıl önce, aldığı geleneksel yemek siparişlerinden biri için ihtiyacı olan fırıncıyı bulamadığında, İngiltere'nin mutfak sanatının kaybolmasıyla ilgili bir şeyler yapması gerektiğini fark etti. Eşi William ile birlikte, kasap, tarla, peynir üretimi ve geleneksel el sanatı atölyesinin yanı sıra, sahibi olduğu ve İngiltere'nin merkezinde engin bir alana yayılan, otlarının tırpanla biçildiği, elektriği bulunmayan, Welbeck tesisinde işlettikleri fırın için, "Dükkânı işletecek insan bulamadık" diyor. Fransa ve İtalya'nın aksine ama Amerika'ya gibi İngiltere'nin de geleneksel yemek sanatının zayıflayarak halkın geçen yıl yüzyıl piyasaya çıkan dondurulmuş ve hazır gıdalara git gide daha fazla kaydığını görülüyor. Şimdilerde Parente'nin istediğini yapabilen çok az sayıda insan kaldı. Parente, "İnsanlar kendi becerilerine yabancılaştılar" diyor. Yemek yazarları, blogcular ve televizyon programı yapan ünlüler yerel yemekler konusunu ele almaya başladı. Bununla beraber tüketicinin ilgisinin artması yerel yemek pazarının büyümesine yol açıyor. Barselona'daki La Boqueria ve Paris'teki Rue Mouffetard ile aynı anda bahsi geçmeye başlayan küçük esnaf ve yerel üreticilere odaklanan Londra'nın ünlü Borough pazarı, sadece 10 yıldır hizmet veriyor. Bu sayede yüzyıllardır dalga geçilen İngiliz mutfağı geri döndü. Parente ihtiyacı karşılamak için ünlü İngiliz aşçılardan oluşan bir beyin takımı kurdu. Bu aşçılar bira, peynir, ekmek gibi mayalanmış yiyecekler ve belli şarküteri malzemeleri konusunda uzman. Mayalı yiyecekler bakterilere bağlı olduğu için üretmesi ustalık isteyen ürünler. Parente'nin çalışmaları, kâr amacı gütmeyen ve yabani ekmek mayası pişirilmesi, sülün hazırlama ve mürver çiçeği şarabı yapmayı öğreten kısa süreli kursların verildiği Esnaf Yemeği Okulu'nun kurulmasıyla sonuçlandı. Önümüzdeki eylül ayında iki yıllık okul, 30 öğrenci kabul edecek. Welbeck'te 19. yüzyıldan kalma eski bir itfaiye istasyonu, odunların yakıldığı bir ekmek fırını, paslanmaz çelikten peynir fıçısı ve tütsüleme odalarının bulunduğu bir yer haline getirilecek. Program uygulamalı pişirme, mayalama, peynir yapma veya kasaplık gibi pratiğe dönük eğitimle, yönetim ve küçük işletme kurslarının yanı sıra, yiyecek sisteminin sanayileşmesi ve 21. yüzyıl kırsal toprakları gibi akademik konuları birleştirecek. Parente, "Öğrenci ve gençlerin yanı sıra ikinci bir kariyer düşünen 50'li yaşlardaki insanlarla, farklılaşmaya çalışan tarım işindeki ailelerden oluşacağını tahmin ediyoruz" diyor. Welbeck'teki okulun akademik danışmanlarından olan, Londra Üniversitesi'nde yemek antropolojisi uzmanı Profesör Harry West, zamanlamanın doğru olduğuna inanıyor. "İngiltere'de şu anda geleneksel yemeklere büyük ilgi duyuluyor" diyen West, "İnanılmaz bir pazar potansiyeli var. Ama ilgi, pratik becerinin önünde geliyor. Zira unu, katkı maddesi ve herhangi bir mekanizma olmadan bir ekmek haline getirebilenlerin sayısı az."