TANGERANG, Endonezya - Prita Mulyasari, avukatının tabiriyle "e-postadan hapse girdiği için" meşhur oldu. Çilesi bir hastanede karşılaştığı muameleden rahatsızlığını dile getirdiği e-postayı akrabalarına, dostlarına ve iş arkadaşlarına göndermesiyle başladı. Bir e-posta zincirinden diğerine yollanan mesaj sonunda hastanenin hukukçularına ulaştı. Hukukçular da onun hakkında hakaret davası açtı. İki çocuk annesi 32 yaşındaki Mulyasari kendini bir anda bir hücrede katillerle beraber buldu. Altı yıl hapisle karşı karşıya olan Mulyasari, dünyanın en yozlaşmış yasal sistemlerinden birinin eline düşen sıradan bir Endonezya vatandaşı. Ama hikâyesi orada da bitmedi. Düştüğü durum öğrenildiğinde, Endonezya'nın kaygısız medyası ve bloglarda Mulyasari'ye destek mesajları yağdı. Yetkililer de üç hafta sonra kaldığı cezaevinden onu çıkarmak zorunda kaldı. Mulyasari, "Bu ülkede insanlar her zaman güçlülere yenildi. Ben bir anneyim, başkaları gibi sıradan bir insanım. Bu yüzden pek çok insan kendini benimle özdeşleştirdi ve bana sempati besledi" diyor. Destek verenler için bu ayın başında bir duruşmada objektiflere poz verirken, bir sembole dönüşmenin onu rahatsız ettiği her halinden belli. Savcılar onun için 6 ay hapis cezası istiyor. Mulyasari, onu tekrar eski hayatına döndürecek bir beraat kararını umut ettiğini söylüyor. Hüküm ne olursa olsun, dava süreci ulusal polis, adalet bakanlığı ve yolsuzlukla mücadele dairesinin karıştığı başka bir skandaldan dolayı dikkatle incelenecek. Son yaşananlar zenginlerin düzenli olarak polis memurlarına, savcılara ve hâkimlere avantajlı kararlar için rüşvet verdikleri bir yargı ortamına tekrar dikkat çekti. Bu arada sıradan insanlar küçük suçlar için ağır cezalara maruz kalıyor. Geçen ay Java'da bir büyükanne, bir plantasyon şirketinden 15 sent değerinde bir kakao tohumu çaldığı iddiasıyla davalık oldu. Tohumları yanlışlıkla alan kadına verilen 45 günlük hapis cezası ertelendi. Mulyasari'nin davası, yüksek ateş şikâyetiyle Omni Uluslararası Hastanesi'ne 16 ay önce gitmesiyle başladı. Beyanına göre, kendisine ülkede yaygın olan bulaşıcı dang hastalığı teşhisi kondu ve hemen iğne tedavisine başlandı. Ancak sağlığı kötüye gitmeye devam etti. Omni'de geçirdiği altı günden sonra başka bir hastaneye transfer edildi. Bu hastanede Mulyasari'ye kabakulak teşhisi kondu ve hemen doğru tedavi başlatıldı. Omni Hastanesi'nde gördüğü muameleye sinirlenen Mulyasari, yaşadıklarını anlatan uzun bir e-posta yazdı. Doktorları isim isim eleştirdi. Sonra Yahoo hesabını kullanarak e-postayı ailesine ve çalıştığı bankadaki arkadaşlarına gönderdi. Mulyasari, "Mesajı kimin yaydığını bilmek istemiyorum. Çünkü hepsi ailem ve arkadaşlarım" diyor. E-posta bir adresten diğerine uçtu. Omni Hastanesi'nin eline geçmeden önce, Endonezyalı doktorların Yahoo mesaj listesine ulaştı. Hastanenin hukukçuları dava açıp uğradıkları zarardan dolayı 21 bin 600 dolar kazandı. Mulyasari'nin avukatı Slamet Yuwono kararı temyize götürmeye niyetli. Yuwono, Mulyasari'nin mesajı orijinal alıcılardan başkalarına göndermeyi amaçlamadığını söylüyor. Hastanenin şikâyeti üzerine harekete geçen savcılar, önce 4 yıla kadar hapis gerektiren "karalama" iddialarını incelediler. Omni'nin hukukçuları, yorum talep edilen telefonları yanıtlamadı. Daha sonra savcılar belirsiz bir nedenden Mulyasari'ye elektronik bilgi ve işlemlerle ilgili, yeni bir suç maddesi uyarınca maksimum 6 yıl hapis cezası gerektiren bir dava açtı. İnsan hakları savunucuları iş anlaşmalarını düzene sokmayı amaçlayan bu tasarının Endonezya'nın gelişmekte olan internet kültürünü dizginleyebilecek şekilde yasalaştığı uyarısında bulundu. Yerel bir politikacı, Mulyasari ile hastane arasında dostane çözüm için çaba sarf ediyor. "Ancak hastane yazılı bir özür istedi" diyen Mulyasari, "Kabul etseydim, bu hatalı olduğumu itiraf etmek anlamına gelecekti" diye konuşuyor.