Rusya'nın eski devlet başkanı ve şu anki başbakanı Vladimir Putin iktidardaki gücünü korumak istemesi uzun bir zamandır belli. 3 Aralık'ta kamuoyu önünde, 2012 yılındaki başkanlık seçimlerinde aday olabileceğinin sinyalini vermesi yinede endişe yarattı. O zamana kadar çok şey olabilir. Politikacılar kararlarını her zaman değiştirirler. Putin, başbakan olarak kalmaya karar verebilir ve yardımcısı Dmitri Medvedev yeniden başkanlık için aday olmasına izin verebilir. Putin nüfuzunu artırmak için politik geleceğiyle ilgili spekülasyonları teşvik ediyor olabilir. Bu iki adam, ister işlerini birbirlerine devretsin isterlerse pozisyonlarını korusunlar, Putin en az 2024 yılına kadar iktidarda kalabilir. Bu durum, demokratik yollarla bir ülkenin lideri seçilmiş biri için olağan görev süresi değil. Fakat Putin iktidarı altında, Rusya demokratik modelden çok uzaklaştı. Rusya, gazeteci ve insan hakları savunucularının hesap verilmeden öldürüldüğü, muhalif siyasetçi ve işadamlarının hapse atıldığı ve bağımsız medyanın ciddi bir biçimde gerilediği bir ülke. Yinede Putin'in görev süresi boyunca ülke hem önemli bir ekonomik gelişme gösterdi hem de uluslararası politikadaki itibarı arttı. Rusya'nın ekonomik yükselişinin Putin'in kontrolü dışındaki petrol fiyatlarının yükselişine bağlayan bazı uzmanlar, bütün bu atılımlardan ne kadarının kendisine mal edilmesi gerektiğini tartışsalar da, Putin ülke içinde oldukça popüler. Biz, adaylar arasında siyasi rekabetin daha güçlü olduğu ve hükümet politikalarının sağlıklı bir biçimde eleştirildiği bir sistemin daha iyi sonuçlar üreteceğini düşünüyoruz. Bu yüzden, Putin'in sürekli olarak iktidarda kalması ümit verici değil. Zamanı geldiğinde, kimin Rusya'ya liderlik yapacağı sadece Rusların verebileceği bir karar. Ve ABD, seçilen kim olursa olsun onunla ortak payda bulmak için çalışmalıdır.