DÜNYANIN EN BÜYÜK turba bataklığı ormanlarına ev sahipliği yapan Kampar Yarımadası aynı zamanda en büyük karbon dioksit "hapishanelerinden" de biri. Hükümetlerin iklim değişikliği konusunda küresel bir anlaşmaya varmaya çalıştığı şu günlerde bu bölge potansiyel olarak para kazandırmaya aday. Ancak hapishaneden kaçak var. Yasal ya da yasa dışı kullanılan su kanalları nehirlerden yarımadanın neredeyse nüfuz edilemez orta kısmına kadar uzanıyor. Bu kanallar turba arazisini yavaşça kurutup karbon dioksiti salıyor ve Endonezya'yı Çin ve ABD'den sonra en fazla sera gazı salınımı yapan üçüncü ülke haline getiriyor. Yarımadanın hemen güneyinde yaşayan ve içi oyulmuş kütükten yapılan kanodan ayaklarını suya sokan balıkçılar için sızıntılar aşikâr. 29 yaşındaki eşi Delima, içmek için kahverengi suyu kepçeyle alırken, pek çok Endonezyalı gibi sadece tek isim kullanmayı tercih eden 31 yaşındaki Amiruddin, "Turba arazisinin sızıntı yaptığını görebiliyorum çünkü burada su giderek daha kahverengi ve daha asitli hale geliyor" diye konuşuyor. Kampar Yarımadası gibi ormanlık alanlar, Kopenhag'daki küresel iklim zirvesinde tartışılan en önemli konular arasında. Hükümetler, bilim insanları ve işletmeler hangi tür ormanların karbon azaltıcı olduğu ve ne tür projelerin parasal bakımdan destekleneceği konusunda uzun bir süredir tartışıyorlar. Kampar'la ilgili tartışmalar sadece ekolojik öneminden değil aynı zamanda sızıntıları önleme konusunda şu ana kadarki en detaylı planın hiç de beklenmeyen bir adresten gelmesinden de ileri geliyor. Bu kaynak Endonezya'da ormanları tahrip etmekle suçlanan dev bir kağıt ve kağıt hamuru şirketi. Asia Pacific Resources International Limited ya da kısaca April diye adlandırılan şirketin yetkilileri çevreyi korumak için yarımadanın merkezi etrafında endüstriyel ağaçlandırma merkezlerinden oluşan bir halka meydana getirmek istediklerini söyledi. Şirket aynı zamanda ormanları koruyan ve orman vasfını yitirmiş alanları yeniden ağaçlandıran ülkeleri ödüllendiren bir BM programı uyarınca da ağaçlandırma karşılığında karbon kredisi almayı umuyor. Ormanların Tahribi ve Ormanların Yok Edilmesinden Kaynaklanan Salınımları Azaltma (REDD) adlı programın yeni iklim anlaşmasının parçası olması bekleniyor. 1997 Kyoto Protokolü'nden farklı olarak yeni anlaşmanın dünya sera gazı salınımının tek başına yüzde 20'sine yol açan ormanların yok edilmesinin üstesinden gelmesi hedefleniyor. Endonezya ve dünyanın dördüncü büyük salınım kaynağı olan Brezilya gibi tropik ormanları olan ülkelerdeki orman tahribatını önlemenin küresel ısınmayı dizginlemek için son derece kritik olduğu vurgulanıyor. Programa göre ormanlarını muhafaza eden gelişmekte olan ülkeler aldıkları karbon kredilerini salınım düşürme hedeflerini tutturmaya çalışan endüstrileşmiş ülkelere satabilecekler. Programın detaylarının oturması muhtemelen aylar hatta yıllar alabilecek olsa da, Avustralya hükümeti, finans kuruluşu Merrill Lynch ile kâğıt fabrikaları gibi çeşitli kurumlar tarafından desteklenen en az bir düzine BM projesi Endonezya'da faaliyet geçmiş durumda. Çevreci gruplar, Endonezya'yı yıllarca yağma etmekle suçladıkları kâğıt ve kağıt hamuru şirketlerinin program uyarınca ödüllendirilmemesi gerektiğini söylüyorlar. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF) Endonezya uzmanı Michael Stuewe, "Zararı veren onlar. Şimdiyse, 'Kötü çocuklardık. Şimdi iyi çocuk olduk. Bu yüzden bize para verin' diyorlar" diye konuşuyor. Şirketler, BM programının, faaliyetlerini genişletseler de ormanları korumak için finansal teşvik sağlayabileceğini ileri sürüyorlar. Faaliyetlerin genişlemesi kâğıt sektörünü ekonomik kalkınmanın ana dayanağı gören Endonezya hükümetince de destekleniyor. Şirketin yarımadanın merkezini sarma planına atıf yapan April'in küresel elyaf bölümü başkanı Jouko Virta, "Yalnızca bu projeyle Endonezya'nın yıllık salınım hacmini yüzde 5 azaltabiliriz. Bu çok önemli. Tek proje" diyor. Kampar Yarımadası ormanların palmiye yağı ve endüstriyel ağaç plantasyonları için April ve baş rakibi Asia Pulp and Paper gibi Endonezyalı holdingler tarafından tahrip edildiği Sumatra adasında kalan son yeşil alanlardan biri. WWF'ye göre iki şirketin ana fabrikalarıyla plantasyonlarının bulunduğu Riau eyaletinde son 25 yılda coğrafyadaki ormanların üçte ikisi yok edildi. Eğer April yarımadanın merkezinde kontrolü elde geçirirse koruma karşılığında şirkete ödeme yapılabilir. Şirket, yarısı akasya plantasyonlarına kalanı da doğal ormanlara ya da şirketin tabiriyle "koruma alanları"na dönüşecek halka için ödüllendirilebileceğine inanıyor. Virta, "Koruma alanlarında muhafaza ettiğimiz karbon REDD yoluyla finanse edilebilir" diyor. Endonezya hükümetine bağlı İklim Değişikliği Ulusal Konseyi Başkanı Agus Purnomo, April'in planladığı halkanın karbon kredilerine tabi olup olmayacağının değerlendirilmesine dair görüşmelerin aylar hatta yıllar sürebileceğini söylüyor. "Bunun yüzünden azgelişmiş kalmaya devam mı edeceğiz?" diyen Purnomo, hükümet yetkililerinin Endonezya'nın dünyanın en büyük üçüncü sera gazı salınımı kaynağı olarak listelenmesinin emisyonu azaltma konusunda baskıları artırmasından endişe ediyorlar. Eylül ayında köyün yakınlarında yeni bir operasyon başlattıklarından beri April şirketi Teluk Meranti köyüne istihdam sağladı. Sosyal sorumluluk projelerinin parçası olarak, şirket köyün elektriğini artırmak için yeni bir jeneratör, iki camiyi restore etmek için de inşaat malzemeleri getirdi. Teluk Meranti köyü halen April'in gelecek vizyonunu tamamen benimsemiş değil. Şirkete destek olanlar ve muhalifler, köylülerin April'in buradaki varlığına kararlı bir şekilde karşı çıktığını söylüyorlar. "Ne elde edeceğiz, bilmiyoruz" diyen bakkal işleten 39 yaşındaki Firdaus "Hangi haklara sahibiz?" sorusunu yöneltiyor. Firdaus, April'in halka projesinden de habersiz. Bununla beraber turbanın önemli olduğunu çevreci gruplardan duymuş. Firdaus, "İklim için turbayı korumak zorunda olduğumuz bize söylendi" diyor.