POLOKWANE, Güney Afrika - Westenburg kasabasındaki erkekler Zimbabweli avlına çıktı. Geçenlerde gece çökerken kamyonların üstünde sokaklarda ellerinde sopalarla etrafa taş atarak dolaştılar. Aynı günün şafak vakti, bölgenin yerlisi 24 yaşındaki Steven Hamilton tavernanın yanında ölü bulunmuştu. Onu içkili Zimbabwelilerin göğsünden bıçakladığı söylentileri bir çırpıda yayıldı. İnsanlar evden işe döndüklerinde, kasabada olaylar büyümüştü. Erkekler, Zimbabwelilerin öldürülmesi veya nereden geldilerse oraya gönderilmeleri için bağırıyorlardı. Eskiden Zimbabwe'de bir lisede sanat öğretmeni olan 34 yaşındaki Mike Mpofu, bir barınakta sebze satarken kamyonların geldiğini görmüş. Ailesi Mpofu'nun arkadaşı olan Güney Afrikalı genç Charnael Carelse, o sırada yolda yürüyormuş. "Ona dedim ki, 'Savaş geliyor'" diyor Mpofu. Charnael'e evinde saklanmasını söylediğini ve bunun üzerine Charnael'in hemen oradan uzaklaştığını belirtiyor. Güney Afrika'nın imajı, Mayıs 2008'de yabancılara karşı şiddet şehirden şehre yayılınca büyük bir darbe aldı. Bölgenin en zengin ülkesinde sığınma ve fırsat arayan fakir Afrikalılar kurban haline geldi. Son bir buçuk yıldır benzeri saldırılar periyodik hale geldi, ancak Güney Afrika'nın kuzey sınırının yakınlarında ve güney ucunda Zimbabwelilere karşı olan son saldırılar, sorunu yeniden gündeme taşıdı. Geçenlerde Güney Afrika Devlet Başkanı Jacob Zuma halkından, "diğer kıtalardan gelen yabancılardan daha fazla kötü muamele altında ezilen Afrikalı kadın ve erkek kardeşlerimize" özellikle kucak açmalarını istedi. Saldırının gerçekleştiği Limpopa eyaletinin başkentindeki o korkunç gecede, polis tüm Zimbabwelileri toplayarak güvende olmaları için onları eski Peter Mokaba stadyumuna götürdü. Hala orada kalan yaklaşık 30 Zimbabweli, Güney Afrika'nin vitrini olmasını umut ettiği 2010 Dünya Kupası için inşa edilen, yeni göz alıcı stadyumun gölgesinde çamaşırlarını kurutuyor. Çoğu çiftlik işçileri ve onların ailelerinden oluşan binlerce Zimbabweli, Kasım ayı ortasında patlayan bir şiddet saldırısı yüzünden, yaşadıkları Batı Cape eyaletindeki De Doorns bölgesinden ayrılmak zorunda kaldı. Güney Afrika, Zimbabwe Devlet Başkanı Robert Mugabe ile eski muhalif lider, şimdi ise Başbakan Morgan Tsvangirai arasındaki 10 aylık ateşkesin Zimbabwe'de dengeleri sağlayacağını ve milyonlarca kişinin fakirlik ve son yıllardaki baskı nedeniyle yöneldiği toplu göçü durduracağını umut etmişti. Ancak Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, yüzlerce Zimbabweli hâlâ her gün Polokwane'nin 200 kilometre kuzeyindeki sınır kasabası Musina'da sığınma için başvuruyor ve sayılamayacak kadar fazlası ülkeye yasadışı giriş yapıyor. Ölümü şiddeti ateşleyen genç adamın ebeveynleri Ronie ve Stephania Hamilton ile eski arkadaş olan ve onlarla birlikte yas tutan Roy Buys, "Artık Zimbabwelileri istemiyoruz" diyor ve ekliyor, "Erkek kardeşlerimizi öldürüp kız kardeşlerimize tecavüz ediyorlar. Hırsızlık yapıyorlar." Geçtiğimiz on yılda Zimbabweli göçmenlere karşı biriken öfke, şehir hayatının yüzeyinde, özellikle de Zimbabwelileri çalışırken gören, tembel tembel oturan genç erkekler arasında dolup taştı. Ebeveynlerinin düzenli bir işi olmadığını söylediği genç Hamilton'ın ölümü, kızgınlığın şiddete dönüşmesine yol açtı. Kentteki bir semt komite üyesi olan 64 yaşındaki Larry Anderson ise, "Bu olay, toplumda giderek artan tansiyonun taşmasına neden oldu" şeklinde yorum yapıyor.