Babası arabasıyla ilgilenirken üç yaşındaki kızı Haley'in onun etrafında aylak aylak gezinmesi, önceleri anne Melisa Calapini'yi rahatsız ediyordu. Calapini, küçük kızının zamanını daha yararlı bir şekilde kullanabileceğini düşünüyordu. Ancak, kocasıyla birlikte çocuklarını nasıl büyütecekleri konusundaki sürekli tartıştıkları için, bir ebeveynlik kursuna gitmeye karar verince Calapini'nin düşüncesi değişti. Melisa Calapini şimdi baba-kızın araba ile ilgili konuşmalarını teşvik ediyor. Kaliforniya'ya bağlı Olivehurst kasabasından Calapini, "Babası kızına daha çok arabasıyla uğraştığında zaman ayırabiliyor. Arabası ve kızına yönelik kendine has bir iletişim tarzı var. Ve bunda sorun yok" diyor. Uzmanlar, annelerin eşlerinin çocuklarıyla daha fazla ilgilenmeleri konusunda ısrarının, aslında geri teptiğini ve babaların cesaretini kırdıklarını söylüyor. Kocası Dr. Kyle Pruett ile birlikte "Partnership Parenting/Ebeveynlikte Partnerlik" adlı kitabı yazan ve Smith College'da sosyal ilişkiler profesörü olan çocuk psikiyatrı Marsha Kline Pruett, anneliğin kadınların alanı olduğunu belirterek, babaları mikro düzeyde yöneten bazı kadınların, onlardan işleri kendileri gibi yapmasını beklediklerini söylüyor. Uzmanlar, annelerden gelen desteğin babalar için çocuklarıyla ilgilenmelerinde kritik bir faktör olduğunu belirtiyor. İlgisiz babalar, uzun süreden beri motivasyon eksikliği ile suçlanıyordu. Ancak araştırmalar babaların önünde birçok soysal engel olduğunu gösteriyor. Daha çok baba, giderek çocukların bezini değiştirmeye, onları okula götürmeye ve çocuklarına futbolda koçluk yapmaya başlasa da, şu veya bu şekilde kenara itiliyor. Eşi Carolyn Page Cowan ile on yıllardır aileler üzerinde araştırmalar yapan Berkeley California Üniversitesi'nden emekli Psikoloji Profesörü Philip A. Cowan, "Aile yardım merkezlerinin duvarları pembe. Salonda kadın dergileri var. Dosyalarda annenin ismi yazılıyor. Evi ziyaret eden bir görevli de baba kapıyı açınca, anneyi istiyor. Sanki babalar yok" diyor. Son yıllarda babaların haklarını savunan birçok organizasyon, sadece babaların katıldığı ebeveynlik programları düzenliyor. Araştırmalar, bu programların erkeklere daha sorumlu ve çocuklarıyla daha ilgili olmada yardımcı olduğunu gösteriyor. Ancak Pruetts ve Cowans'ın ortak yaptıkları dağılımın iyi seçildiği kontrollü yeni bir çalışmada, anneler de programlara katıldığı zaman daha başarılı olduğunu ortaya koydu. Çalışmada, düşük gelirli çiftler rastgele anne-baba grubu, sadece babadan oluşan grup ile çiftlerin oluşturduğu kontrol grubu olarak üç ayrı gruba dâhil edildi. Kontrol grubuna bir bilgi seansı verildi. Diğer iki grup ise Kaliforniya'daki aile merkezinde 16 hafta boyunca değişik ebeveynlik sorunlarını tartıştı. Bu iki gruptaki babaların, çocuklarıyla kontrol grubundakilerden daha fazla zaman harcamalarının yanı sıra, çocukların günlük eğitimiyle de daha fazla ilgilendikleri fark edildi. Babaların çocuklarıyla duygusal olarak daha fazla ilgilendikleri ve bu gruptaki çocukların kontrol grubundaki ebeveynlerin çocuklarından daha az depresyona girdikleri, daha az içe kapandıkları ve daha az saldırgan oldukları görüldü. Ancak en iyi performansı, çiftlerin oluşturduğu grup gösterdi. Araştırmada ayrıca, bu gruptakilerin diğer gruplarda yer alanlara göre daha az stres yaşayıp anne-babalık yapmaktan daha çok mutluluk duydukları da ortaya çıktı. Araştırmanın gösterdiği gerçekse çiftler arasındaki duygusal desteğin önemiydi. Dr. Kline Pruetts, "Bu çalışma, ebeveynliğin çiftler tarafından beraber öğrenildiğini ve farklı şekillerde ebeveynlik yapılabileceği gerçeğinin kabul edilmesinin önemini gösterdi" diy