VILA DOS CRENTES, Brezilya - Raimundo Teixeira de Souza Amazon'un uç kesimlerindeki bu bunaltıcı bölgeye 15 yıl önce geldi. Arazi arıyordu. 8 hektarlık bir yer aldığını söylüyor ama bu vahşi topraklarda sırtlarında tüfeklerle gezen daha güçlü çiftçiler onu, arazisinin büyük kısmını çok ucuz fiyata satmaya zorladı. Derken birisi Souza'nın 23 yaşındaki üvey oğlunu iki yıl önce köy yolunun ortasında vurarak öldürdü. Kimse tutuklanmadı. Gerçekten de yeni polis şefinin elinde kendisinden öncekilerin bu suç ile ilgili herhangi bir soruşturma açtığına dair bir belge bile yok. Polis şefi bunun şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Kaçak ağaç kesiminin ve spekülatif arazi alım satımının yaygın olduğu bu Avusturya'nın yüzölçümü kadar bölgede, tüm suçları araştırmak için elinde sadece dört müfettiş var. Bölge sakinleri derneğini yöneten 44 yaşındaki de Souza, "Katlediliyoruz" diyor ve ekliyor: "Sadece çalışmak ve çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz." Bölge sakinleri on yıllardır ortamın böyle olduğunu söylüyor. Amazon'un bu büyük parçasında devletin varlığı, gerek polis yetkilileri şeklinde gerekse de toprak sahipliğinin düzgün kayıtları bakımından neredeyse hiç hissedilmiyor. Bu da yasa dışı toprak gaspı kültürünün büyümesine yol açıyor. Toprak alım satımları genelde namlu ucunda gerçekleşiyor. Ancak Brezilya hükümeti yeni bir yasayı kullanarak bu kanunsuz topraklarda düzen sağlamaya çalışıyor. Bunu yaparken aynı zamanda bazı küresel endişeleri de gidermeye çalışacak ki bunlar ormansızlaştırma ve onunla beraber gelen iklim değişikliği tehdidi. Brezilya hükümeti ilk defa resmen Amazon boyunca on milyonlarca dönüm arazi nin kimlere ait olduğunu kayıt altına alıyor. Bu yolla ağaç kesiminden kimin sorumlu olduğu ve bunlar yasa dışı yapıldığında kimden hesap sorulacağı bilinecek. Washington'daki Heinz Bilim, Ekonomi ve Çevre Merkezi'nin Biyoçeşitlilik Bölümü Başkanı Thomas E. Lovejoy, "Hükümet en sonunda bu toprakların kime ait olduğunu ve orada olanlardan kimin sorumlu olacağını bilecek" şeklinde konuşuyor. Para eyaletindeki bu bölge, Brezilya'nın orman yıkımı karnesinde en kötü nota sahip. Çevreciler, haziranda Brezilya Kongresi'nde onaylanan yeni yasanın sonunda hükümete, ormanların talan edilmesi ile ilgili resmi kısıtlamaları dayatma gücü vereceğine inanıyor. Ancak bu çok kapsamlı ve karışık bir girişim. Hükümet yetkilileri, Amazon boyunca özel mülkiyet altındaki toprakların yüzde 4'ünden azının kayıt altında olduğunu belirtiyor. Yetkililer, Para eyaletinde yaklaşık 130 milyon hektarlık alan için sahte tapu senetleri ortaya çıkardı. Federal yetkililere göre bu miktar neredeyse gerçekten var olan toprak miktarının iki katı. De Souza gibi küçük çiftçiler için yeni yasa bir umut kaynağı fakat büyük toprak sahiplerinin birçoğu da belli bir yere gelmek için çok çaba sarf ettiklerini be başkent Brezilya'daki bürokratların yeni kurallar dayatmasını kabul etmeyeceklerini belirtiyorlar. Büyükbaş hayvan yetiştiren ve kakao üreten, 68 yaşındaki Jorgiano Alves de Oliveira, "Bugün elde ettiğimiz her şey kendi çalışma arzumuzdan kaynaklandı" diyor. Sorun, 1960'larda ve 1970'lerde insanları Amazon'a yerleşmeye çağıran ama toprak ve kredi için ormanlık alanları temizlemeyi zorunlu kılan askeri diktatörlüklerle başladı. Brezilya'nın Amazon politikalarına karşı büyüyen eleştiriler, 1980'lerdeki sivil hükümeti, en azından kâğıt üzerinde de olsa dünyanın en çok orman dostu kanunları çıkartmasıyla sonuçlandı. Ancak kanunları uygulayacak otoritenin eksikliği yüzünden çok yaygın olan toprak gaspı durdurulamadı. Yeni toprak yasasının hazırlanmasına yardım eden, Stratejik İşler eski Bakanı Roberto Mangabeira Unger, "Amazon'daki girişimlerin başarısız olmasının en büyük nedeni olan yasal güvensizlik kargaşası, korumaktan ya da geliştirmekten daha çok yağmayı teşvik ediyor ve insanları şiddete kışkırtıyor" şeklinde konuşuyor. Diktatörlük günlerinden bu yana São Félix do Xingu olarak bilinen Pará Eyaleti, ucuz arazi, verimli toprak, zengin mineraller ve az bulunan Amazon meyveleri arayan dayanıklı yerleşimcileri ve maden arayıcılarını çekti. Ancak bölge aynı zamanda suçlulara da koruma sağlıyor. Leonardo Dias Mendonça, 2003'te mahkûm olmadan önce, São Félix'teki merkezinden, Kolombiyalı asilere uyuşturucu karşılığı silah temin etmekte kullanılan bir uçak filosu bulunan, büyük bir suç örgütü yönetiyordu. São Félix Tarım Derneği lideri Waldemir de Oliveira, São Félix'teki tartışmaların genelde "çok fazla ölüyle" bittiğini söylüyor. "Çiftçiler arazilerine koruma yerleştiriyor ve kimse içeri giremiyor. Girenlere de 'Çık ya da ölürsün' deniliyor" şeklinde konuşuyor. De Oliveira ve diğer bölge sakinleri şiddetin azaldığını ancak hâlâ ürkütücü olmaya devam ettiğini söylüyorlar. Mimar João Gross, Kasım ayında yerel bir bar sahibinin, gündüz vaktinde kendisini öldürmeye gelen dört adamın hepsini öldürdüğünü anlatıyor. En yakın polis karakolu 160 kilometre uzaklıkta. Polis Şefi Álvaro Ikeda, soruşturma altında şüpheli bir şekilde ölen 11 kişiyle ilgili bilgilerin bulunduğu dosyalara dokunarak, cinayetlerin burada çok yaygın olduğunu söylüyor. Görgü tanıkları genellikle öne çıkmaktan çok korkuyor. Ikeda, "Görgü tanıkların hayatını garanti altına alamıyorum" diyor ve ekliyor: "Kendi hayatımı bile garantileyemiyorum."