Bugünün televizyon programlarında çok azı ideal ailelere yer veriliyor ve çocuklara kötü örnek olabilecek birçok karakter var. Bu yüzden birçok ebeveyn ve bazı çocuk terapistlerini, düzen, disiplin ve sadakat konusunda uzman olan bir televizyon yıldızının söylediklerini not alırken bulunmasına şaşırmamak gerek. Bu kişi, Cesar Millan; nam-ı diğer Köpeklere Fısıldayan Adam. Köpeklere fısıldayanın aynı zamanda, çocuklara fısıldadığını düşünen birçok anne ve baba, bunu bloglar, internette tartışma alanları, dergiler, Twitter yayınları ve podcast'ta konuşuyor. Dallas Sabah Haberleri'nin aile bloğu üyesi ve kocası Matt ile on yaşından genç üç çocuğunu büyüten Amy Twomey, "Onun programını seyretmeye başladığımızda tavsiyelerini köpeğimize uygulamaya düşünüyorduk" diyor ve ekliyor, "Ama birçok fikrin çocuklarımız üzerinde de uygulanabileceğinin farkına vardık." Gerçekten de Millan'ın tavsiyeleri, yaramaz çocukların nasıl uslandırılacağı üzerine yazılan kitaplarla dolu bir rafların yerini aldı. Twomey "Her şey çok basit bir kavramdan ibaret: Kendi evinizde sürünün lideri nasıl olursunuz" diyor. Birçok uzman, Millan'ın kutsal üçlemesini uzun zaman önce keşfetti: egzersiz, disiplin ve sevgi, eşittir mutluluk. Millan kendisini bir çocuk uzmanı olarak görmüyor. National Geographic kanalındaki programında veya dört kitabının hiçbirinde, iki bacaklı yaratıkların nasıl büyütülmesi gerektiğine dair fikir yürütmüyor. Ancak, özellikle "hiçbir zaman hayır deme tekniği" ve "Patron çocuk olmalıdır" diyen çocuk yetiştirme kitaplarından bezmiş bazı anne babalar, ondan ilham aldıklarını belirtiyor. Hatta Millan'ın köpek üzerinde üstünlük kurmayı öğreten "sakinlik sağlayan enerji" felsefesinden hem ilham ile pratik tavsiye aldıklarını söyleyenler ebeveynler var. Modern çağda anneliğin stresini anlatan "Bunu Nasıl Yaptığını Bilmiyorum" (I Don't Know How She Does It) isimli kitabın yazarı Allison Pearson, annelerin köpek eğiticilerinin otoritesine imrenmesinin normal olduğunu belirtiyor. Pearson e-mailinde, "Benim kuşağım kendini ebeveynliğin karmaşası içinde buldu" şeklinde yazıyor ve ekliyor, "Biz itaatin sevginin düşmanı olduğunu düşündük. Çocukların bizden korkmasını istemedik ama bir süre sonra kendimizi şu soruyu sorarken bulduk: Sürekli olarak onların istediklerini yapmak zorunda mıyız?" Millan'ın programı ile bir ilgisi olmayan ve Los Angeles'da televizyon yapımcısı olarak çalışan Jenny Hope, sadece ailenin köpeği Heidi için değil, üç yaşındaki çocukları Rowan için de Milan'ın tavsiyelerine uyuyor. Hope, Millan'ın programında köpeklere, çalılıkları ne zaman koklayabileceklerine veya ne zaman oturmaları gerektiğine karar verenin kendisi olduğunu gösteriyor. Geçenlerde Hope'un kocası Simon Cote bahçenin arkasına bir su püskürtme sistemi kurunca, Rowan çamurda oynamak istedi. Hope bir süre sonra izin verdi. Sonuçta eğlence de çok önemli. Ama eğlencenin bir sonu olması da önemli. Rowan'ın çamurda oynamasına izin verdi ama sadece belirli bir süre için. "Her şeyin bir sonu var ve çocukların en çok istedikleri şey bu" diye anlatıyor. "Çocuklar planlamayı sever, hayvanlar da" diyor Hope. Millan, ebeveynlerin onu sürekli sorguya çektiklerini söylüyor. "Ben onlara kendi bakış açımı aktarıyorum. Ben de bir babayım" diyor. Bir Meksikalı olarak Millan daha geleneksel ve hiyerarşik çocuk yetiştirme felsefesine bağlı kaldığını ve bunun hem ailesi için, hem de sürü için uygun olduğunu söylüyor. Millan felsefesini, "Binlerce yıldır, takip edilen lider her zaman aile büyükleri olmuştur. Hiçbir zaman çocuk olmamıştır" şeklinde anlatıyor ve şöyle diyor, "Amerika'da çocukların her zaman bir dolu seçenekleri olmuştur, oysa sadece bir tanesine ihtiyaçları var: Sadece bunu yap."