Washıngton - Başkan Obama Yemen'deki El Kaide militanlarının yerlerinin tespit edildiği ve ABD ordusunun Yemen güçleri tarafından yapılacak bir saldırı desteklemek istediğiyle ilgili haberlerin ulaşması üzerine Oval Ofis'e koştu. Hızlı bir tartışmadan sonra, terörle mücadele danışmanı John O. Brennan saldırı fırsatının kaçmak üzere olduğunu söyledi. Brennan, "İki dakika kaldı" dedi. Başkan da, "Tamam. Devam et" diye cevap verdi. Obama'nın Afganistan'a daha fazla asker göndermeye kadar vermesi 3 ay sürse de, başkomutan olarak diğer kararları müthiş bir hızda, çok daha az inceleyerek ve kamuoyuna fazla yansıtmadan aldı. Obama, ABD'nin göreve geldiği günden bu yana devam eden sıcak bir savaşla uğraşan ilk başkanı ve herhangi bir savaş deneyimi olmayan bir komutan olarak tecrübesi gittikçe yükselen bir grafik çizdi. Göreve gelmesinin üzerinden bir buçuk yıl geçen Obama, görünüşe bakılırsa isteksiz bir savaşçı. Danışmanları onun kendini, selefleri gibi bir savaş başkanı olarak görmediğini söylüyor. George W. Bush, Irak ve Afganistan'daki çatışmaları başlıca misyonu ve kritik bölgeleri dönüştürmek için birer fırsat olarak görürken, bir danışmanının deyimiyle Obama bunları "yönetilmesi gerek sorunlar" olarak görüyor ve misyonunu Amerika'yı değiştirmek olarak belirliyor. Otuz kadar devlet yetkilisi, ordu komutanları ve ulusal güvenlik uzmanıyla yapılan röportajlara göre, sonuç olarak sonu gelmez taahhütlerden yorulan bir başkan ve onun kendini konuya tamamen veremediğinden endişelenen bir ordu ortaya çıktı. Savunma Bakanı Robert M. Gates, "Gündeminde çok derin mevzular var ama bence bu iki savaşla çok meşgul olduğu, insanların en çok düşündüğü iç sorunlarla ilgilenmediği izlenimini vermek istemiyor" diyor. Gündeminde sendeleyen ekonomi ve sağlık reformu olan Obama, savaşların dikkatini dağıtmasına izin vermemeye kararlı. Görevinin ilk tam gününde Irak'la ilgili bir video konferans yaptığında, yetkililer Obama'nın şöyle dediğini hatırlıyor: "Arkadaşlar, başlamadan önce size söylemek istediğim bir şey var. Bu konuda başarısız olmak istemiyorum." Irak'taki savaşı bitirmek üzerine çok kafa yormuştu. Ancak seçim kampanyası sırasında Afganistan'a ilave asker göndereceğini söylemesine rağmen bu savaşa pek kafa yormamıştı. Göreve geldiğinde, Afganistan'daki operasyonların zayıf kaldığını ve acilen güçlendirilmesi gerektiğini fark etti. Konuyu incelemek için daha fazla bekleyemeyeceğine dair generaller tarafından uyarılan Obama, Başkan Yardımcısı Joseph R. Biden Jr'ı yetkilendirerek 21 bin asker daha gönderdi. Gates, "Dürüst olmak gerekirse her ikimiz de o noktada bunun yeteceğini düşündük" diyor. Gerçi birkaç ay içinde General McChrystal 40 bin asker daha istedi. "General McChrystal'ın böyle bir taleple gelmesine şaşırmıştım. Bence Başkan da şaşırmıştı" diye ekliyor Gates. Obama, karar verdiği savaşın sonuçlarıyla yüzleşiyor. Geçen sene tabut içindeki askerleri karşılamak için Delaware'deki Dover Hava Kuvvetleri Üssü'ne uçtu. Mart ayında, göreve geldiği günden beri Afganistan'a yaptığı tek ziyareti sırasında, üç uzvunu kaybeden, 19 yaşında yaralı bir askerle karşılaştı. Duygusallaşan Obama, ayrılırken danışmanlarına, "Böyle bir yere geldiğimde, Walter Reed Askeri Hastanesi'ne geldiğimde, söyleyecek söz bulmakta zorlanıyorum" diye konuştu. O an hissettikleri onunla kaldı. Üç ay sonra, Rolling Stones gazetesine verdiği demeçler yüzünden kurmaylarıyla birlikte General McChrystal'ı görevden aldıktan sonra, Obama Durum Odası'na (Situation Room) yürüdü ve generalin zorla istifa ettirilmesine yol açan iç çekişme için danışmanlarını azarlarken uzuvlarını kaybeden genç askeri andı. "Savaş alanında yetişkin gibi davranan çok sayıda çocuk, bu odada da çocuk gibi davranan çok sayıda yetişkin var" dedi. McChrystal hamlesi gerilimin önemini gözler önüne sermesine yol açtıysa da, Obama'nın tepkisi bu gerilimi azalttı. Obama'nın bölgeden çekilme tarihini eleştiren düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nden Stephen Biddle, "Enteresan olan şu ki, McChrystal'ın kovması onun itibarını artırdı. Çünkü Obama bu meseleyi tıpkı üst düzey ordu yetkililerinin yapacağı şekilde ele aldı" diyor. Belki daha da önemlisi, McChrystal'ın yerine seçtiği ismin General David H. Petraeus olmasıydı. Bu seçim Obama'yı başladığı yere geri döndürüyor. Bir senatör olarak, General Petraeus'un Irak'taki asker sayısını artırmasına karşı çıktı. Ama yeri geldi, Petraeus'un zekâsını ve kararlılığını takdir etti. Obama'nın eski danışmanlarından Bruce O. Riedel, "Bu, olağanüstü bir ironi. Kendinden önceki Bush gibi, o da tüm kartlarını tek bir adama oynadı ve bu da aynı adam" diyor.