Vıvaro, İtalya -Giorgio Fidenato, Nisan ayında altı adet genetiği değiştirilmiş mısır tohumu ekerek İtalyan hükümetine ve çevre gruplarına savaş açtı. MON810 diye bilinen tohumlar, mısırın zararlı bir haşere olan mısır kurdunu öldüren bir kimyasal üretebilmesi için değiştiriliyor. Yine de Avrupa Birliği kuralları bu tohumun ekilmesine izin verirken, İtalyan çiftçilerinin genetiği değiştirilmiş herhangi bir ürün (GDO) için özel izin alması gerekiyor. Bu izin Tarım Bakanlığı'ndan hiç çıkmadı. 49 yaşındaki tarım uzmanı Fidenato, "Devletin kanunlarına karşı gelmekten başka şansımız yok. Bu tohumlar Avrupa'da yasal" diyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), genetiği değiştirilmiş organizmalar üzerindeki genel yasağın adaletsiz bir ticaret engel teşkil ettiğini çünkü yasak için hiçbir bilimsel dayanak olmadığını söylüyor. Ancak DSÖ, Avrupa Birliği politikalarının, genetiği değiştirilmiş tohumların ekilmesiyle ilgili yasalara aykırı bir "de facto moratoryum" uyguladığını, bazı çiftçilerin ve tohum üreticilerinin Avrupa'nın hâlâ kapıları gerçek anlamda açmamasından şikayetçi olduğunu açıkladı. Aralarında İspanya, Portekiz ve Almanya'nın da bulunduğu küçük ama git gide büyüyen bir grup Avrupa ülkesi, genetiği değiştirilmiş ürünlerin bir kısmına izin veriyor. Ancak dünya piyasalarındaki genetiği değiştirilmiş onlarca tohum içerisinden sadece iki tanesi (MON810 ve Amflora patates tohumları) Avrupa Komisyonu'nun zorlu onay sürecinden geçebildi. Dahası, Avrupa'nın bazı bölgeleri kendilerini "GDO'suz bölge" ilan etti. Fransa, Avusturya ve Almanya, MON810'u bilhassa yasakladı. İtalya Tarım Bakanlığı hâlâ onay almak için ne gerektiğini belirlemedi. Burada genetiği değiştirilmiş ürünler yetiştirmek neredeyse imkânsız. Bu taktikler Avrupa'nın çoğu bölgesindeki ekinlere yönelik ateşli bir muhalefeti yansıtırken, ABD'de mısır, soya fasulyesi ve şeker pancarının üretiminin dörtte üçünün genetiğini değiştirilmiş tohumlardan geliyor. Bilimsel bir kanıt olmamasına rağmen, İtalya'da genetiği değiştirilmiş gıdaların insan sağlığını ve ekosistemi tehdit ettiği yönünde genel bir kanı mevcut. Fidenato'nun hareketinden sonra, müfettişler mısır tarlalarına ekilmiş ilaçlı bitkilerin yerini saptamak gen testi yaptı. Yetkililer, yaklaşık 9 hektarlık iki şüpheli tarlayı ayırıp ve yasaya aykırı bir tarım işlemi uygulandığını açıkladı. Greenpeace eylemcileri, polenlerin uçmasını önlemek için, bitki köklerinin saçaklarını kesti. 9 Ağustos'ta, Ya Basta adı verilen küreselleşme karşıtı bir gruba mensup çevreciler, ellerinde bıçaklarla Vivaro'ya indi ve tarlaları ayaklarıyla çiğnedi. Üzerinde kafatası olan afişler ve "Dikkat -Zehirli - GDO'lu" yazan pankartlar bıraktılar. Tarım Bakanı Giancarlo Galan, protestocuları "barbar" ilan etti. Ancak eski Tarım Bakanı ve yakınlardaki Veneto bölgesinin Belediye Başkanı Luca Zaia, "Resmi yetki olmadan ülkemize Frankenstein tohumları sokamayacaklarını diğer ülkelere göstermek gerekiyor" diyerek eylemi takdir etti. ABD Gıda ve İlaç Dairesi ve Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı, MON810 mısırını yemenin tehlikeli olduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt olmadığını söylüyor. Ancak genetiği değiştirilmiş bitkilerin ekosistemi nasıl etkilediği ve geleneksel ürünlerin organik çiftçilerin deyimiyle "zehirlenmesini" engellemek için geleneksel ve genetiği değiştirilmiş ürünlerin ayrı tutulup tutulamayacağı konusunda büyük bir fikir ayrılığı var. Bu, çiftçilerin büyük ölçüde belli bir kategoride organik ve geleneksel ekinlere bel bağladığı İtalya'da bilhassa hassas bir konu. Greenpeace, Avrupa Birliği'nin MON810'u güvenli kabul etmesini, "temel bir kusur" olarak görüyor. Avrupa Birliği bir orta yol bulmaya çalışıyor. Ülkelerin geleneksel ve genetiği değiştirilmiş tohumları birbirinden ayırması için belli prosedürler uygulamasını şart koşuyor. Son yasa tasarıları, tohumların çevreye zararı olmadığına dair bilimsel kanıt sunabilirlerse, bu tür tohumlar ekmek için bölgelere git gide daha fazla özgürlük veriyor. Mısır kurdu larvası mısır başağının içine girerek mantarların delikleri doldurmasına izin veriyor. Mantarların bir bölümü kanser gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriyor. Fidenato, bazı çiftçilerin kurtlanmayı önlemek için böcek ilacı sıktığını, bazılarının ise sorunu göz ardı ettiğini söylüyor. Fidenato, İtalyan hükümetinin genetiği değiştirilmiş tohumlara sıcak bakmaması durumunda MON810'lu tohumlar ekmeyi bekleyen bir çiftçi ordusuyla birlikte harekete geçeceğini söylüyor. Ancak Vivaro'daki savaşta zaferin yakın olup olmadığı belli değil. Fidenato'yu yasadışı tarım suçundan, Tornatore'yi de özel mülke izinsiz girmek ve zarar vermek suçundan hapis ya da en azından para cezası bekliyor.