Egzersiz araştırmacısı Dr. Michael Joyner, ilk kırığımın iyileşmesinin üzerinden iki yıl geçmeden, ayağımda gerilim kırılması olduğunu duyunca bana bazı tavsiyelerde bulunduğu bir e-posta gönderdi. "Bir yıl koşmamayın. Yüzme dersleri alın" yazmıştı. Kendisi de 10 yıldır koşmuyordu. İlk başta şaka yaptığını düşündüm. O zamana kadar sık sık sakatlanmama rağmen her zaman koşmaya geri dönmüştüm. Joyner ile benim gibi atletler arasındaki ya da bizimle Joyner ve Pennsylvania Üniversitesi'nden Doç. Dr. Jason Karlawish gibiler arasındaki fark nedir? Karlawish hiç istemediği halde diz bağları yırtılınca koşmayı bırakmış. Karlawish, "Açık söylemek gerekirse, 'bir zamanlar koşanlar' sınıfından olacağım diye moralim bozulmuştu. Yeni bir sporu öğrenmek zaman ve emek istiyor" diyor. Ancak şimdi yüzmeye, özellikle de rahatlatıcı ve meditasyona yakın yönüne bayılıyor. "45 dakika boyunca çok az şey görüyorum. Sadece kafamdan geçen düşüncüleri duyuyorum ve kimseyle konuşmuyorum" diyor. En azından bir uzman bizim gibi inatçı atletlerin psikolojik sorunları olduğunu söyleyor. Michigan Atletik Tıp Merkezi'nde Kırık Uzmanı Doktor Jon L. Schriner, davranışlarımızın "takıntılı" olduğunu söylüyor. Egolarımızın üste çıkmasını engelleyemiyoruz ve mantıkdışı bir şekilde aynı şeyi yapmaya inat ediyoruz. Ancak Washington Üniversitesi'nden Spor Psikoloğu David B. Coppel'un farklı bir bakış açısı var. Atletin arkadaşları da çoğu zaman bu sporun içindedir ve aktivite sosyal hayatlarının bir parçasıdır. Atlet kendisini bu sporla tanımlar. Ayrıca spor kapsamında anlaşılması zor bir faktör daha var. Coppel, "Spor aktivitesi gerçekten zevk veren bir tecrübe yaşatıyor. Bu hem psikolojik hem de fizyolojik bir zevk ve büyük ihtimalle insanların bırakmasını veya başka sporlara geçmesini zorlaştırıyor" diyor. Bisiklet, koşu ve ağırlık kaldırma partnerim fizik kimyageri Jennifer Davis, tüm bunlara bir başka neden daha ekliyor. "Biz inatçı atletler en azından kendi yaş grubumuzda iyi bir performans sergiliyoruz. Bu da bırakmayı zorlaştırıyor" diyor. Manhattan'da Special Surgery Hastanesi'ndeki doktorum Joseph H. Feinberg, sakatlanmalar yüzünden sporu bırakmanın her zaman gerekmediğini söylüyor. "Genellikle yanlış mekanikleri düzeltmek için doğru egzersizler, rehabilitasyon ya da çalışma tekniklerinin değişimi yeterli oluyor" diyor. Tekrar koşmaya başladım. Koşamadığım dönemde o kadar çok bisiklete bindim ki hayatımın ilk bisiklet yarışına girmeyi düşünüyorum. Ancak koşmak hâlâ en sevdiğim spor. Peki ya Mike Joyner? O da yüzmeye başlamıştı ve şimdi triatlon yapıyor. "Ne zaman yaptığım sporu değiştirsem yeni bir enerji kazanıyorum çünkü her seferinde yeni bir tecrübe ve zorlukla karşı karşıya kalıyorum. Son zamanlarda daha fazla koşmaya başladım ve uzun zamandan sonra bana taze bir tecrübe gibi geliyor" diyor. Ancak o hiçbir zaman Davis ve benim gibileri ikna edemeyecek. "Bisikleti bırakabilirim. Ama koşmayı asla bırakamam" diyor Davis.