Yepyeni bir BMW M5'i 100 bin dolara aldığınızda, çift turbolu V8 motorun muazzam bir ses çıkarmasını beklersiniz. Orta büyüklükteki BMW'nin bu korkunç modelini sürenler, genelde sessizlik arayışında değil. Gaz pedalına dokununca, arabanın içindeki ses düşük bir gürültüden güçlü bir haykırışa gayet tatmin edici bir şekilde yükseliyor. Ancak bu kaydedilmiş yani sanal bir kükreme. Automobile dergisinin Aralık sayısında, 2013 M5'in içinde duyulan sesin hoparlörlerden geldiğini öğrenince çok şaşırdım. Sonradan internetteki sohbetlerden anladığım kadarıyla, bu konuda yalnız değilim. Bir arkadaşım, "Buna inanamıyorum! Playback yapan bir araba ha" dedi. Bu ses motor bölmesindeki bir mikrofondan gelmiyor (böyle olsaydı, çarpık da olsa bir anlamı olurdu). Sesin kaynağı, dijital bir kayıt. BMW bunu Aktif Ses Tasarımı olarak adlandırıyor. Duruma geniş bir açıdan bakmayı denedim. Hayatta duyduğumuz şeylerin çoğunun, aslında göründükleri gibi olmadığını hepimiz biliriz. Kahkaha efekti ve "güçlendirilmiş" alkış, televizyon kanalları için yıllardır vazgeçilmez önemde. Filmlerde duyduğumuz çarpan kapılar, kırılan camlar ve inleyen lastikler ses efektidir. (Lastikler toprak yolda inleyince bunu hep fark ederim.) "Batı Yakasının Hikayesi"ndeki "I Feel Pretty" şarkısını söyleyen aslında Natalie Wood değildir. Kayıt yapan sanatçılar detone olunca, yardımlarına elektronik aletler koşuyor. Broadway oyunlarında kablosuz mikrofon kullanılıyor. Günlük hayatımız, telefonda hesap bakiyemizi öğrenirken dinlediğimiz kayıt, elektronik piyano ve telefon melodileriyle dolu. Sesi gideren kulaklıklar sayesinde, sessizlik bile elektronik olabiliyor. Duvarın yıkılışından önce, Fulda Geçiti'nde Doğu-Batı Alman sınırını ziyaret etmiştim. Üçüncü Dünya Savaşı çıkınca, Sovyet tanklarının buradan hızla geleceği düşünülürdü. Doğudan gelen horoz ötüşlerini ve köpek havlamalarını dinlemiştim. Bir süre sonra, seslerin belli aralıklarla geldiğini anladım. Bu bir kayıttı. Doğu Alman tarafı insansız bir bölgeydi ve amaç, ziyaretçilerin karşıda her şeyin yolunda olduğunu düşünmesiydi. Tabii, arabada olağanüstü bir ses yalıtımı olmasa BMW'nin kaydedilmiş motor sesini gerçekten duyardık. BMW'nin karşılaştığı ikilemi anlayabiliyorum. Güçlü arabaları alanlar "egzoz sesi"ne çok önem verir. İmalatçılar da bunu iyi bir şekilde yapmak için çok para harcar. Öte yandan, lüks arabaların çevredeki sesleri filtrelemesi beklenir. BMW, elektroniğin başka birçok işlevin yerini aldığını da söyleyebilir: Kayma sırasında arabayı kontrol etmeyi sağlayan denge kontrolü, mekanik hız göstergelerini taklit eden ekranlar. Öyleyse, Aktif Ses Tasarımı neden bu kadar şaşırtıcı? Sebeplerden biri şu: Elektronik sürüş cihazları, yaptıkları iş konusunda bir şey gizlemeye çalışmaz. Oysa kaydedilmiş motor sesleri, kasıtlı bir aldatmaca. Bu, bir konsere gidip kaydedilmiş müzik dinlemeye benziyor. Buna karşın, BMW'ye ait ses kaydı alıp 1996 model Cherokee Jeep'ime koymaya itirazım yok.
EDİTORİAL OBSERVER/SERGE SCHMEMANN