Verona, İtalya - Fransız askerlerine ve İtalyan tarım işçilerine günlük azık olarak bir litre şarap verilen günler geride kaldı. Beraberinde birkaç kadeh kırmızı, beyaz veya köpüklü şarap içilen, üç saatlik Paris usulü kahvaltı bile küreselleşmenin yıkıcı etkilerinin tehdidi altında. Avrupa'nın çoğu yerinde şarap tüketimi ya sabit kalıyor ya da azalıyor. ABD pazarı biraz daha canlı. Ayakta kalmaya çalışan Avrupa'daki şarap sektörü, başta Asya olmak üzere yeni pazarlar geliştirmek için çabalıyor. Avrupalı üreticiler için belki de en umut verici Asya ülkesi olan Çin'de, tüketicilerin şaraba yönelik artan ilgisinden en büyük faydayı Fransa gördü. İtalya şimdi Fransa'yı yakalamaya çalışıyor. Mart sonunda Verona'da düzenlenen ve dünyanın en büyük şarap etkinliği olarak tanıtılan Vinitaly şarap fuarının organizatörleri, Hong Kong Uluslararası Şarap ve Alkollü İçki Fuarı ile birbirlerinin faaliyetlerini desteklemek üzere anlaştıklarını açıkladı. Bu arada Vinitaly, Hong Kong'daki etkinlikte şaraplarını sergilemeleri için İtalyan üreticilerini destekleyecek. Vinitaly'ye göre İtalya'nın toplam şarap ihracatı geçen yıl yüzde 13 artışla 4.4 milyar euroya çıktı. Ama İtalya'nın Asya'da kat etmesi gereken daha çok mesafe var. Fransa 2010'un ilk 6 ayında Çin'e 5.5 milyon kasa şarap ihraç etti. Çin'in gümrük verilerine göre bu miktar, toplam ithalatın yüzde 48'i. Bir milyon kasadan az şarap satan İtalya, Çin'in şarap ithalatında sadece yüzde 8.3'lük payla Avustralya'nın ardından üçüncü oldu. Sektör örgütü Federvini'nin başında olan Lamberto Vallarino Gancia, "Tüketicileri eğitmek için daha çok çalışmalıyız. Asyalı tüketicilerin marka bilinci çok yüksek" diyor. İtalya'nın Asya'da geç kalışı, en büyük yabancı üretici olduğu ABD'deki istikrarlı gücüyle çelişiyor. ABD Ticaret Bakanlığı'na göre, İtalya 2010'da ABD'nin toplam şarap ithalatının değer olarak yüzde 30'unu oluştururken, Fransa'nın payı yüzde 24. Fransız üret ici leri , Fransa hükümetinin 2003'teki Irak işgaline karşı çıkmasından sonra ABD'de yükselen Fransa karşıtlığının etkilerinden hâlâ kurtulamazken, kültürel bağlar İtalyan şarap üreticilerinin işine yaradı. Ancak Fransız şarapları Çin'de, lüks ve statüyle ilişkili olduklarına dair algıdan faydalandı. Şarap tüccarlarına göre son yıllarda Lafite-Rothschild, Mouton Rothschild ve Latour gibi Bordo şirketlerinin ürettiği şarapların fiyatı, Çin'deki talebin de etkisiyle hızla arttı. Hatta Çinli yatırımcılar birkaç tarihi Bordo şarap evini satın aldı. Bugünlerde Çinlilerin kaliteli ve pahalı Bordo şaraplarına olan hevesinin biraz azaldığına dair işaretler var. Lafite-Rothschild'in fiyatı, bir iki yıl önce çıktığı rekor seviyelerden iniyor. İtalyanların ihtiyaç duyduğu fırsat bu olabilir mi? İtalya'nın, Toskana'da üretilen Sassicaia ve Piyemonte'deki Gaja şirketince üretilenler gibi ünlü şarapları var. Ama bunların çok azı, iyi mahsul kaliteli Bordo şaraplarının yabancısı olmadığı, dört haneli fiyatlardan alıcı buluyor. Tüketicilerin zihninde İtalyan şarapları ile hayattaki diğer iyi şeyler arasındaki bağlantıyı güçlendirmek isteyen İtalyan şarap sektörü, Altagamma Vakfı'yla çalışıyor. Vakıf İtalyan moda evleri ve lüks ürün üreticileriyle de işbirliği yapıyor. Modacı Donatella Versace'nin erkek kardeşi ve Altagamma'nın Başkanı Santo Versace Vinitaly'deki basın toplantısında, vakıf üyelerinin defilelerde ve dünya çapındaki diğer etkinliklerde İtalyan şaraplarına yer vereceğini söyledi. Versace işe, "İtalya'nın yurtdışındaki algısını şekillendiren moda, tasarım, takı, yiyecek ve konaklama sektörlerinin tümü aynı zamanda, ekonomimizin gerçek lokomotifleri" dedi. Versace sektörler arasındaki "sinerji"yi teşvik etmenin de işe yarayabileceğini belirtti. Vinitaly modayla bağlant ıyı desteklemek için İtalya'nın en iyi şarap üreticilerinin 100'den fazlasının, sadece davetiyeyle gelen ve içlerinde birkaç Asyalı eleştirmen, blogcu ve alıcının da olduğu katılımcılara şarap sunduğu bir tadım etkinliği düzenledi. Asya'da Fransız şaraplarını tanıtan Fransız şarap eleştirmeni Thierry Desseauve'ye göre, Avrupalı şarap tüccarları ülkeler arasında bölünmelere yol açan eski rekabetleri geride bırakıp, büyüyen Asya pazarında ürünlerini tanıtmak için işbirliği yapmalı. Desseauve, "Şarap dünyasında tek bir ülke değil, başta Avrupa uygarlığı olmak üzere bir uygarlık olduğunu düşünüyoruz. Bu uygarlığı Asya'da geliştirmeliyiz" diyor.
ERIC PFANNER