AMSTERDAM - 1989'da Hollandalı bir göğüs hastalıkları uzmanı olan Doktor Petra de Jong'dan tedavi şansı olmayan bir hastaya yardım etmesi istendi. Hasta, nefes borusundaki devasa tümörden dolayı büyük acı çekiyordu. Adam hayatına son vermek istiyordu. Doktor de Jong, adama güçlü bir barbitürat olan pentobarbital verdi. Az verdiği için adamın ölmesi 9 saat aldı. 58 yaşındaki de Jong, ofisinde verdiği röportajda, "Yanlış yaptığımı şimdi anlıyorum. O zamanlar bilmiyorduk ancak şimdi internette arama yaparak her şeyi öğreniyoruz" diyor. Sıcak ve içten tavrı, unvanıyla çelişiyor. Belki de örtüşüyordur. 1989'da ölmesine yardım ettiği hasta, bugün ötenaziyi savunan Right to Die-NL grubunun başkanı olan de Jong'un, "onurlu ölüm" dediği noktaya ulaşmasına yardım ettiği 16 hastadan ilkiydi. 1973'te kurulan Right to Die-NL, ötenaziyi Hollanda'da geniş çapta erişilebilir kılmayı amaçlıyor. Anketlere göre, Hollandalıların ezici çoğunluğu, ıstırap çeken hastaların istiyorlarsa ötenaziye başvurabilmeleri gerektiğine inanıyor. Ve her yıl binlerce Hollandalı bunu talep ediyor. Ancak bazıları Right to Die-NL'nin fazla ileri gittiğini düşünüyor. Örgüt, 70 yaş üstü herkesin hasta olmasalar bile ölüm desteği talep etmesini mümkün kı lmaya çal ışıyor. Muhafazakâr Başbakan Mark Rutte ise görevde kaldığı sürece 2002 tarihli ötenazi yasasında değişiklik olmayacağını duyurdu. 124 bin üyesi olduğunu iddia eden Right to Die-NL, Mart'ta hastaların ölmesine yardım etmek için seyyar ötenazi ekipleri kurmakta olduğu haberiyle manşetlere çıktı. ABD'nin Atlanta kentindeki Emory Üniversitesi'nin Etik Merkezi'ni yöneten Paul Root Wolpe, "Hollandalılar, hem insanların büyük acılar çektiklerinde nasıl ve ne zaman öleceklerini seçmeleri, hem de acıya son verecek ölümün ahlaki yönü konularındaki tartışmalarda dünya lideri" diyor. Hollanda'nın 2002 tarihli "Talep Üzerine Yaşamın Sona Erdirilmesi ve İntihara Yardım Yasası" uyarınca, doktorlar hastaların ölme taleplerini bazı ilkelere bağlı kalma kaydıyla yerine getirebiliyor. Talep, dayanılmaz ve kalıcı bir ıstırap çeken ve süreçle ilgili bilgi sahibi olan bir hastadan gönüllü olarak gelmeli. Doktor, vakanın şartlara uyduğuna dair bir meslektaşından onay almalı. Ayrıca ölüm sonrasında sürecin nasıl yürütüldüğünü gösteren bir rapor gözden geçirilmesi için yetkililere sunulmalı. Hollandal ı doktorların ötenazi için kullandığı en yaygın yöntem şu: Önce hasta barbitürat enjekte ederek uyutuluyor. Daha sonra güçlü bir kas gevşetici enjekte edilip kalp durduruluyor. İntihar yardımı içinde hastaya önce kusmayı önleyecek bir ilaç, daha sonra da barbitürat veriliyor. Hollanda Kraliyet Tabipler Odası'na göre, bu tür ölümlerin neredeyse yüzde 80'i hastanın evinde gerçekleşiyor. 2010'da doktorlar, "talep üzerine yaşama son verilmesiyle" ilgili 3 bin 316 vaka bildiriminde bulundu. Büyük çoğunluğu ciddi hastalıkları olan insanlardı. Tabipler Odası'nın pol it ika danışmanlarından Eric van Wijlick, ötenaziyi genelde pratisyen doktorların gerçekleştirdiğini belirtiyor. Ona göre, ötenazi yasasını başka ülkelerde uygulamak zor. Diğer ülkelerden farklı olarak Hollanda'da herkesin sağlık hizmetine, gelire ve konuta erişimi var. "Ötenazi istemeyi gerektirecek ekonomik bir sebep yok" diyor. Ama bu, kâr amaçlı sağlık hizmeti sisteminin uygulandığı ABD için geçerli olmayabilir. Doktor de Jong ise genelde pratisyen doktorların ahlaki sebeplerden ya da yasayla ilgili muğlaklıklardan ötürü acı çeken hastaların ölümüne yardım etmeyi reddettiklerini, dolayısıyla seyyar ekiplere ihtiyaç bulunduğunu söylüyor. "Yaşlı insanların yaşamaktan ıstırap çekebileceklerini düşünüyoruz. Tıbbi teknoloji o kadar gelişti ki, insanlar gittikçe daha uzun yaşıyor ve bazen insanlar 'artık yeter' noktasına gelebiliyor" diyor de Jung. Ama Wijlick, Kraliyet Tabipler Odası'nın seyyar ekipten rahatsız olduğunu ve "yaşamdan ıstırap çekenler" için ötenaziye karşı çıktığını belirtiyor. Yine de doktorun hastalara kendilerini yiyecek ve içecekten nasıl mahrum bırakacaklarını izah edebileceğini ve bunun yan etkilerine karşı yardım sunabileceklerini sözlerine ekliyor. Yasanın hâlihazırdaki uygulaması, 66 bin üyesi olan Hollandalı hastaların örgütü N.P.V. tarafından şiddetle eleştiriliyor. Yasanın uygulamada, ölmek için yardım talep etme ehliyeti bulunmayan bunama veya diğer durumlardaki hastaları kapsayacak şekilde genişletildiğini söylüyor. N.P.V.'nin sözcülerinden Elisa van Hök- Burgerhart, gönderdiği bir e-postada, seyyar ötenazi ekibinden bir doktorun ölmek isteyen bir hastayı ve ihtiyaçlarını birkaç gün içinde anlamasının olanaksız olduğunu söylüyor. Ayrıca 2010'dan kalan 469 ötenazi vakası için hazırlanan raporların henüz gözden geçirilmediğini ve yasayı uygularken kurallara ne kadar sadık kalındığının bilinmediğini söylüyor. Emory Üniversitesi'nin biyoetik uzmanı Wolpe ise, insanların kendi ölümlerini seçmesini genelde desteklediğini söylüyor. Ama o da Hollanda'daki bazı eğilimlerden rahatsız. Fizyolojik olarak acı çekmeyen insanların da ötenazi kapsamına alınması bunlardan biri. Wolpe, "Fizyolojik kriterlerden bir dizi psikolojik kritere geçerseniz, suiistimal ve hataya kapıyı açarsınız" diyor.