"Ayaklarım
neden ağrıyor?" Christopher McDougall'ı harekete geçiren ve Tarahumara yerlilerini aramaya iten, bu sorudur. Gazeteci McDougall, dünyadaki en uzun mesafe koşucuları olarak bilinen bu kabilenin sırlarını çözmek üzere Meksika'ya gider. Önce koşuyla ilgili bildiğimiz her şeyin yanlış olduğunu saptar, ardından da hiç hastalanmayan yerlilerin sırrının çıplak ayakla koşmak olduğunu anlar. McDougall, Tarahumara kabilesinden edindiği tecrübelerle önce iyi bir atlete dönüşür, ardından da Amerika'da halen satış rekorları kıran kitabı çıkarır:
Born to Run (
Koşmak için Doğmak).
Born to Run'ın popülaritesi,
The Barefoot Running Book (
Çıplak Ayakla Koşma Kitabı) gibi onlarca benzer kitabın da önünü açtı. İnsan vücudunun çıplak ayakla yürümeye göre kodlandığını savunan kitaplar, ayakkabıların baskıyı artırarak postürü bozduğunu savunuyor. "Çıplak ayak sağlıklıdır," fikri, Vibram Five Fingers ve Vivo Barefoot gibi 'çıplak ayak hissine en yakın' olduğu söylenen ayakkabıların popülerleşmesinin de asıl nedeni.
ESTETİK OUT, FONKSİYON IN
Fonksiyonu estetiğin önünde tutan ayakkabılarda son yıllarda ciddi bir artış var. Satış rekorları kıran FitFlop'ların selüliti gidermeye, kasları çalıştırmaya yaradığı söyleniyor. Reebok'ın EasyTone modeli de benzer bir iddiada. Kadın ayakkabıları derseniz, son yıllardaki aşırı yüksek topuklara karşı koyan bir eğilimde. Kitten heel olarak bilinen minik topuklar, sabolar, erkeklerin korkulu rüyası 'dolgu topuklar' bir süredir yükselişte. Kadınların fonksiyonu estetiğin önüne koyma arzusu boşuna değil. Eczanelerdeki ayak sağlığı standlarının genişliğine ve 'topukluyla rahat etme' ürünlerinin sayısına bakarsanız, topuklar uğruna nelere katlanıldığını daha iyi anlarsınız. Ama şu da bilinen bir gerçek ki, pratik ve rahat ayakkabılar, estetikten nasibini pek alamamış oluyor. 70'lerin fenomeni Dr. Scholl terlikler, 2003'te yeniden patlama yaşayan 'eczane terlikleri' Birkenstock'lar, Crocs'lar, Ugg botlar... Çirkin ama fonksiyonel ayakkabı akımının en yeni örneği ise Worishofer'ler. Anneanne terliklerinden hallice olan bu modeller, 70 yıl önce Alman bir pediyatrist tarafından geliştirilmiş. İsimlerini de Bavyera'daki Bad Worishofen adlı spa'dan alıyorlar zaten. Yaşlı Avrupalı kadınlar, Worishofer'leri 20. yüzyılın ortalarından beri günlük hayatta giyiyor. Ergonomik tabanları, parmak koruyucu bölmeleri ve mantar topuklarıyla tam anlamda ortopedik terlikler bunlar. Gelin görün ki Almanya'nın ortopedik sırrı Hollywood ünlülerince de keşfedildi. İlk olarak 2006'da alışveriş dergisi
Lucky tarafından tanıtılan ve 'şık' olarak tanımlanan Worishofer'leri,
WWD gazetesi de 'anneanne modası'nın uzantısı olarak gösterdi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu; Alman teyzelerin giydiği terliklerin önce siparişleri, ardından da satışları arttı hızla.
HOLLYWOOD'UN IT KIZLARI GİYİYOR
New York'un trendy butiklerine kadar giren Worishofer'leri, stili yakından takip edilen oyuncu Michelle Williams'ın giymesi ise, dönüm noktası sayılabilir. Williams'ı bu yıl Kirsten Dunst, Maggie Gyllenhaal ve şarkıcı M.I.A de (beyaz çorapla!) takip etti. Basının da hızla dikkatini çeken akımın yayılması an meselesi. Worishofer 'modası' henüz İngiltere veya kıta Avrupası'na ulaşmış değil. Bakalım Türkiye'ye gelişleri ne kadar zaman alacak?