AB üyesi bir Türkiye'de 2027 yılında kurgulanan romanda, İstanbul nanoteknolojinin yeni merkezlerinden biri olarak sunuluyor. Aynı zamanda doğu pazarlarına açılan bir kapı, Rus ve Orta Asya doğal kaynaklarına ulaşılan bir köprü ve Avrupa'nın pis işlerinin sürdürüldüğü bir arka bahçe. 27 Temmuz'da piyasaya çıkması beklenen roman için eleştirmenler beş yıldız veriyor. İnsanlığın mücevherlerinden biri olarak sunulan İstanbul'da geçen roman, bir intihar bombacısının kendinden başka kimseyi öldürmeyen eylemiyle başlıyor. Romanın diğer karakterleriyse 1980'de sol harekete katılan ve umutsuzluk yaşayan bir Rum ekonomist, kalp sorunu nedeniyle evinden çıkamayan genç ve çok zeki bir erkek, kırsal kesimden gelerek nanoteknoloji devriminde kendine yer bulmaya çalışan genç bir kadın, aradığı herkesi bulabilen bir antika satıcısı, yüzyılın anlaşmasını yapmak üzere olan bir borsacı ve yeni bir tarikat kuran kardeşi tarafından korunan, geçmişi karanlık bir kahraman. Cinler, periler ve yeni peygamberlerin cirit attığı İstanbul'da geçen roman terör, şiddet, mistisizm gibi konuları bir bilim kurgu/macera romanı olarak ele alıyor. Daha önce
River of Gods,
Cyberabad Days gibi kitaplarında 2047 yılının Hindistanı ile okuyucu karşısına çıkan McDonald,
Brasyl kitabıyla da üç farklı zaman dilimindeki üç farklı Brezilya'yı gözler önüne sermişti.