AHMET ÖRSTürkiye'de giderek yaygınlaşan yemek blogları, yemek kitaplarını tahtlarından etmeye aday. Bloglar hem en taze ve organik yiyeceklerin nerede bulunabileceği hem de en lezzetli yemek mekânları konusunda okuyucularını yönlendiriyor
Daha çok kız çocuklarının merakıydı günlük tutmak. Erkekler içlerinden geçeni birbirlerine anlatabildiklerinden olsa gerek, ben de, erkek arkadaşlarım da günlük tutmazdık. Ama çoğu kız arkadaşlarımızın günlükleri olduğunu bilirdik. Bu küçük defterlere günün kısa özetini not alırlar, hiç kimseye açamadıkları düşüncelerini, sorunlarını aktarırlardı. Bu sadece ortaokul, lise öğrencilerine özgü bir alışkanlık da değildi. Eski Romalılar da 'commentarii' adı verilen günlüklerde işyerlerinde olup bitenleri, ileride geri dönülüp bakılabilsin diye yazıya dökerlerdi. 19. yüzyılın ortalarına doğru, günlükler, edebi değeri ve içeriği bakımından çoğalmaya, yaygınlaşmaya ve yazarlarının iç dünyasını yoğun duygularla yansıtmaya başladı. Derken bundan yedi-sekiz yıl kadar önce §internetin yaygınlaşmasıyla birlikte internet günlükleri, 'bloglar' doğdu. Artık herkes kendi ilgi alanında günlük tutabiliyor, bunu fotoğraf ve videolarla destekleyerek siber uzaya gönderiyor. O dili bilen ve benzer ilgi alanına sahip kişiler de, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, arama motorlarından ulaştıkları bu blogları takip ediyor. Julie & Julia adlı filmi izleme fırsatını bulanlar yemek blogu tutmanın nasıl ciddi bir iş olduğunu görmüşlerdir. Filmde, Julia Child diplomat olan eşinin 1948 yılında atandığı Paris'te yemek yemek kadar pişirmenin de zevkli olduğunu keşfeder. Nihayet Amerikalılar için bir Fransız yemekleri kitabı hazırlar. 2002 yılında ise Julie Powell adlı işini hiç sevmeyen bir başka kadın kocasının da yüreklendirmesiyle bir yıl sürecek bir projeye girişir. Julia Child'in yıllar önce basılmış yemek kitabındaki 500'ü aşkın tarifin hepsini deneyecek, pişirdiklerini de 356 gün boyunca blog'unda anlatacaktır. Julie Powel'in sadece kendini kanıtlamak üzere yazdıkları giderek geniş bir okur kitlesine ulaşır, hatta en çok izlenen bloglar arasına girer. Ben de bir süredir yemeklerle ilgili blogları takip ediyorum. Bunlar arasında, sanki ardında geniş kadrolu bir yayın grubu varmışçasına, son derece kaliteli, özgün bloglara hayranlık duyuyorum. Bugün bunlardan bazılarını sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Antalya'da Rus işkadını dönemi
Antalya'ya her yıl yaklaşık 2 milyonun üstünde Rus turist geliyor ve bunların bir kısmı da kalıyor.
Kafamız çok karışık sayın Nolan
Başlangıç/Inception filmi, kimsenin kayıtsız kalamadığı ancak bir şekilde hakkında ne hissettiğine emin olamadığı bir fenomene dönüşmüş durumda. Hakkındaki görüşler alabildiğine çeşitli...
Korkmayın, inci sadece bir mizah sitesi
İnternet sitesinden yola çıkıp, TV programlarına, internet anketlerine ve Facebook, Twitter gibi sitelere düzenledikleri baskınlarla, sansüre karşı yürüyüşe katılımıyla adını duyuran İnci Sözlük moderatör ve yazarları, sözlüğün iç yüzünü anlattı
Sergey'in büyük arayışı
Bütün dünya bir şeyler aramak için Google'ı kullanıyor. Google'ın kurucusu Sergey Brin ise hem bu bilgileri hem de servetini kullanarak bambaşka bir şey arıyor: İleri yaşında yakalanma riski taşıdığı Parkinson'a çare
Yerebatan Sarnıcı tehlike altında mı?
Sultanahmet'in yayalaştırılmasından sonra tur otobüslerinin üzerinde indirme-bindirme yaptığı Yerebatan Sarnıcı'nı nasıl bir gelecek bekliyor?
Çocuk kadınlar nereye kadar?
Siz üç yaşındaki kızınızı hâlâ lolipop veya pamuk helvayla mutlu edebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Yazı keyifle geçirtecek kitaplar
Tatil; denize girmek, güneşlenmek, gezmek ve eğlenmenin yanı sıra keyifli kitaplar okumak için de iyi bir zaman. Bu ay çıkan Sabah Kitap'ın dosya konusunu yaz kitaplarına ayırmıştık. Ancak ne kitaplar bitti ne de yaz. Pazar SABAH okurlarını da mahrum bırakmak istemedik
Prag ve İstanbul'u buluşturan SU
Gitarda Martin Alaçam ve vokallerde Seyran Tanrıtanır'dan oluşan müzik projesi SU, yarın akşam saat 22.00'da Kadıköy'deki...
Şehirde deniz, kum ve eğlence
Bunaltıcı sıcaklar şehir hayatını iyice çekilmez hale getiriyor, değil mi? Siz de böyle düşünüyor ama şehirden kopamıyorsanız çok fazla uzaklara gitmenize gerek yok. Yakında da alternatifler var
Filistin dağlarından kamera arkasına
Arnavutköy'den Paris'e, Paris'ten Malatya köylerine ve oradan da Filistin kampları ve Hollanda'ya uzanan bir hikâyenin baş kahramanı Melek Ulagay. Sanayici bir ailenin çocuğuyken, 68'le başlayan dünyayı değiştirme sevdası ise onu hâlâ genç kılıyor
Rüya değil gerçek
Memento, Prestij ve Kara Şövalye gibi filmlerin yönetmeni Christopher Nolan'ın yeni harikası Başlangıç, gösterime girdiği...
AIDS'li ve anneyim yeniden anne olmak istiyorum
Altı yıldır AIDS hastası olan bir anne, serüvenini anlatıyor. Ve yeniden sağlıklı bir bebek sahibi olma isteğini ne pahasına olursa olsun gerçekleştireceğini söylüyor
Çeşme'den son havadisler
Sea Side'ın denizi soğuk, Kum Beach'te topuklularla geziliyor, Sole Mare'ye İzmir'in yakışıklıları geliyor, Marakesh'te 'bistro' yapılıyor. Marina'nın Bahçesi ile Alaçatı Port'taki Kuytu ise hoş restoran alternatifleri
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.