MS
951'de Ermenilerin ünlü kralı 1. Gagik tarafından yaptırıldığında dönemin en görkemli yapılarından biri oldu. Yüzyıllar içinde çeşitli medeniyetler arasında el değiştirse ve savaşlardan etkilense de görkeminden bir şey kaybetmedi. Önce bağrını açtığı ada halkı, daha sonra da kendisini adadığı keşişler tarafından özenle korundu. Ancak takvimler önce 1895'i, sonra da 1915'i gösterdiğinde yıllar süren bir vefasızlığa ve unutulmuşluğa terk edildi. Sonsuz maviliğin içinde altın gibi parlasa da, Ermeni taş ustalarınca iğne oyası gibi işlenen duvarları delindi, şapelleri kazıldı, mermilere hedef oldu, define avcılarının kör hırslarına kurban edildi. Ama vurulan hiçbir darbe, gövdesine inen hiçbir kazma onun bin yıla meydan okuyan ihtişamını eksiltmedi. Adını aldığı söylenen aşk masalı gibi, bir masal olarak kaldı Anadolu halklarının hafızalarında. Adına kimileri Ahtamar diyor oranın, kimileriyse Akdamar. Yıllar sonra bir gün ülkesinin en büyük yazarı olacak genç bir gazetecinin vefasıyla başladı Akdamar'ın hikâyesi. 1951'de dönemin hükümeti tarafından yıkılması kararlaştırılan kilise, o zaman
Cumhuriyet gazetesinde gencecik bir muhabir olan Yaşar Kemal'in kişisel çabalarıyla hayatta kaldı. Ve gün geldi, o hafıza beşiklik ettiği medeniyetlerin emanetine sahip çıktı ve kilise önce aslına uygun olarak restore edildi. En sonunda da bütün ırkçı karşı koyuşlara rağmen olmaz denilen oldu, Akdamar Kilisesi yıllar sonra 19 Eylül'de yine cemaatiyle buluşmaya, Vanlılarsa şehirlerini dolduracak konuklarını karşılamaya hazırlanıyor. Akdamar Kilisesi'nin açılışında yaklaşık 5 bin Ermeni'yi ağırlayan Vanlılar, ayin için gelen konuklarını mağdur etmemek için Vali Münir Karaloğlu başkanlığında bir komisyon oluşturmuş. Komisyon, Van'ın misafirlerini ağırlamak için her ayrıntıyı ince ince planlamış. Kentte kamu misafirhaneleri ve yurtlar dahil her yer dolu. Bu yüzden
Şehr-i Van ve
Van Times gazeteleri Van halkına gelen konukları evlerinde misafir etmeleri çağrısında bulundu. Kampanyaya şaşırtıcı bir ilgi gösteren Vanlılar, telefonlarla ve bizzat başvurarak evlerini Ermenilere açtı. Şu ana kadar 3 bin kişi, yaklaşık 6 bin kişiyi konuk etmek için başvurmuş durumda. Biz de bu hazırlıkları yerinde görmek istedik ve yolumuzu Van'a düşürdük.