HASAN BÜLENT KAHRAMANİstanbul'da taksiyle bir yerden bir yere gitmek isteyenlerin başına gelmedik iş kalmaz. Araba kötü kokar, klima bozuktur. Bunlar yetmezmiş gibi yolu bilmeyen şoförler hep "Karşının taksisiyim de," bahanesine yatar. Yaşanan kâbus adeta Taksi Şoförü filmini hatırlatır
Her sabah Bebek yokuşunun başındaki evden çıkıp, yolun karşısına geçiyor ve önüme gelen ilk taksiye biniyorum. Hiç değişmeyen, her gün aynen tekrarlanan bir tiyatro başlıyor. Önce sonuna kadar geriye itilmiş ve sonuna kadar geriye yatırılmış ön koltuğu öne çekmesini istiyorum sürücüden. Her gün bu taksilerin ön koltuklarına oturan bu dev gibi insanlar kimlerdir, diye kendi kendime sorarım. Ardından "Günaydın," derim. Binde bir yanıt alırım. Sonra "Bebek'e ineceğiz," diye gideceğim yeri belirtirim. Ardından gene iki 'uyarı' gelir. Birincisi, Etiler'de, Profesörler Sitesi'nin hemen yanından giren bir sokak vardır, eğer taksi o yolu tutarsa hiç Nispetiye Caddesi'nin hengâmesine karışmadan Bebek yokuşunu bulup, sahile varır. Onu işaret ederim. O yolu bilmediğini gördüğüm için ikinci soru/uyarı gelir: "Yolu biliyor musunuz?" Allahım her gün aynı iki cevabı almak zorunda mıyım: Önce "Yok abi,", ardından, "Ben karşının taksisiyim de." Bu 'de' eki, büyük sırlar gizlemektedir ve olmazsa olmaz. Onun ardından bendeniz üçüncü uyarıyı yaparım, "Radyoyu kapatabilir misiniz?" Bazısı hemen, bazısı içinden mırın kırın ederek kapatır. Eh, Etiler'den, Bebek üstünden binilen taksinin maceraları burada kalacak değil ya. Serüven devam eder. Baştan yolu tarif ederim, ama ben hocayım ya, sınav noktasını asla atlamam. Bir sol döneriz karşımızda çıkmaz sokak levhası vardır, istisnasız hemen her taksi oraya hamle eder. O muhteşem ana kadar bekler ve "Sağdan, sağdan, sağdan," dedikten sonra soruyu yapıştırırım "Ne levhası o?", cevap suskunluktur. Bileni henüz görmedim. Görmedim! Peki, devam ediyoruz, girdiğimiz sokağın tam karşısında tekrar sağa 'mecburi istikamet' levhası vardır ve ne iştir ya Rabbim, arkadaşımız, diğer yüzlerce kardeşini mahcup etmeyecek biçimde,aynı kabilenin üyesi olduğunu azimle, şanla şerefle ispatlayacak bir şekilde o levhayı hiçe sayıp, oraya hücum eder. Ben klasik uyarıyı iç bunaltısıyla yaparım "Yahu mecburi istikamet, üstünde de girilmez sokak işareti var, nereye gidiyorsun?" Burada ya derin bir sessizlik olur ya da malum, meşhur, mütecaviz 'yalanlardan' demeyeyim, bahanelerden birisi öne sürülür, "Görmedim," gibi. Daha beteri şudur "Abi sabah henüz erken, oradan daha kısa olur dedim." Evet, derler.
Sol cemaat evlenmemize itiraz etmiş
Türkiye'nin iki önemli kalemi, iki yoldaş, iki muhalif. 40 yıl boyunca savunduklarını yazmaktan geri durmadılar. Bu yüzden...
Kemalizm, Mustafa Kemal'in ürettiği bir şey değil
Akademik çalışmalarını Amerika'da sürdüren ve yakın zamanda SABAH'ta yazmaya başlayacak olan Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, Türkiye'de siyaseti halkı eğitmek gibi gören zihniyetin değişmediğini, ama bu söylemin artık tepki aldığını söylüyor
Yaz mevsimini seviyoruz ama
Deniz, kum ve güneş varken yaz aylarını kim sevmez? Ama bu güzel günlerin de sonu var tabii. Yaz elimizden kayıp gidiyor. Artık önümüzdeki mevsimlere bakacağız. İşte, yazı çok sevsek de bize sonbaharı iple çektiren nedenler
Pijama Ailesi bu kez yollarda!
İbrahim Sarı'nın SABAH Pazar ekinde çizdiği karikatürlerinden oluşan Pijama Ailesi Yollarda adlı kitabı yayımlandı. Sevimli aile, herkesi güldürecek
Bayramlar Anadolu'da şölen gibiydi
Anadolu'nun farklı bölgelerinde Ramazan ve bayramlarda farklı yemekler yeniyor. Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin, "Bayram sabahı çok önemli. Tokat'ta sarmasız, Antep'te yuvalamasız kahvaltı olmaz," diyor
Radyo DJ'lerinin korkulu rüyası
Müge Arcan, bundan iki yıl önce Best FM DJ'lerinden Cem Arslan'a duymaya başladığı saplantılı hayranlık nedeniyle, ona yakın olduğunu sandığı kadın DJ'lere saldırmaya başladı. İki yıl içinde tespit edilebilen dört saldırı gerçekleştiren Müge Arcan her girişiminden sonra serbest bırakılıyor
Beyaz camdan kırmızı halıya
2010 Emmy Ödül Töreni'nde televizyonun yıldızları boy gösterdi. Modanın en eğlenceli hali olan kırmızı halı organizasyonlarına bir yenisi daha eklendi. Gözler bu yılın şık ve rüküşlerine çevriliyken, biz de kırmızı halıdan çıkacak dersleri derledim. İşte en önemli kurallar
Yunus Emre ile Pink Floyd'u harmanladı
Sufi rock tarzını müzik dünyasına kazandıran Kağan Tayanç, 2009'da Yunus Gibi adlı albümünü müzikseverlerle buluşturdu. Sonbaharda çıkacak ikinci albümünün adı ise: Ezberbozan
Berlusconi'nin hediyesi!
İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, sahibi olduğu Milan'ın taraftarının sandıkta gönlüne girebilmek için mi transfere milyonlar harcıyor? Rui Costa ve Ronaldinho'dan sonra İbrahimoviç ve Robinho seçim yatırımı mı?
Tavla şampiyonu Kapalıçarşı'da mars oldu
Geçtiğimiz günlerde İstanbul'dan bir tavla şampiyonu geçti. Tavlada dünya ikincisi olan İspanyol oyuncu Ricardo Malas, aynı başarıyı Kapalıçarşı'da gösteremedi. Çarşının şampiyonu olan halıcı Hakan Evin, Malas'ı iki kez yendi
Göller arasında romantik tatil
Kuzey İtalya'nın göller bölgesi Lombardia, kısa sürede farklı yerleri keşfetmek isteyenler için... Como'da dolaşırken ünlülere rastlayabilir, Maggiore'nin kıyısındaki şatoları gezdikten sonra Garda'da yelken yapabilirsiniz. Verona'da Romeo'nun Juliet'e serenat yaptığı evi keşfetmeden de sakın dönmeyin
Yolların ustasıyım U2'nun hastasıyım
Yıllar, aylar, günlerdir beklenen konsere sayılı saat kalmışken, bu adamları neden seviyorum diye düşündüm ve U2 hastası olmam için kişisel sekiz nedeni sıraladım
Türkiye 'yara'sıydı, yarasına tuz basıldı
Doğan Akhanlı 19 yıl süren Türkiye hasretini gidermek için geldiği İstanbul'da tutuklandı. Sürgün edebiyatının önemli isimlerinden olan Akhanlı, bir süre önce son kitabı için yaptığımız röportajda, doğduğu toprakları 'kanayan yara'sı olarak niteliyordu
Yine, yeniden GÖCEK
Son yılların en durgun sezonunu geçiren Göcek'in Belediye Başkanı Recep Şatır yapılan olumsuz kampanyalara tüm Göceklilerin tepkisini "Göcek bitmez, yine ilk günkü gibi," diyor
Türk modasının daha çok yolu var
Kimi birkaç defileye katılıp şehri gezdi, kimi her tasarımcıyı takip etti. Kanı şu: Hüseyin Çağlayan ve Dice Kayek'le gurur duymalıyız. Zeynep Tosun da defilelerin gelecek vadeden tek ismi
Patates kızartması aslında Belçikalıların
Dünyanın hemen her yerinde, herkesin severek yediği patates kızartmasının tarihçesi biraz karışık. Her ne kadar Amerikalıların dünyaya yayılmış fast food restoranlarında çok fazla patates kızartması satılsa da bugün hâlâ en iyilerini, bu lezzetli yiyeceği bulan Belçika'da yiyebiliyoruz
.com.trÜye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.