Diğer
partilerin marjinal varlığına rağmen temelde iki partiye dayanan ABD siyasal sistemini ilk kez, hem de siyasal oluşumunu tamamlamamış bir parti zorluyor: Çay Partisi. Yani 'Tea Party' hareketi. Uzun bir aradan sonra ABD bir kez daha siyasi bir silahlı saldırıyla sarsıldı. Liberal görüşleriyle tanınan Demokrat Partili Kongre üyesi Gabrielle Giffords saldırıya uğradı. Bu saldırı doğrudan olmasa da ABD'de gelişen aşırı sağcı, milliyetçi, maço tutumla bağdaştırılıyor.
USA SABAH Genel Yayın Yönetmeni Serdar Karagöz'le ABD'deki siyasi gerilimi ve yükselen Tea Party hareketini konuştuk. Karagöz, "Tea Party, ABD siyasetindeki tıkanıklığın bir sonucudur. Amerikan toplumu hızla siyasallaşıyor ve kamplaşıyor," diyor.
- ABD Başkanı Barack Obama'nın geleneksel 'Birliğin Durumu' konuşması nasıl karşılandı?
- Her yıl yapılan bu konuşma, Amerikan toplumunun iç motivasyonu açısından çok önemli. Geleneksel olarak başkanın bu konuşmasına muhalefet partisinden bir cevap verilir. Bu yıl ise teamüllerin aksine iki cevap verildi. Bir tanesi Cumhuriyetçi Parti'den, diğeri Tea Party grubundan. Artık Tea Party'nin kurumsallaşma yolunda ciddi adımlar attığını ve gelecekte ABD'nin 'iki buçuk'uncu ya da üçüncü partisi olabileceğini söylemek mümkün.
- Ne zaman ortaya çıktı Tea Party ve neden?
- ABD'de Obama yönetiminin ekonomik krizle baş etme yöntemi olarak ortaya çıkan ve en görünür kısmı sağlık sigortası reformu olan bir sürecin ürünüdür Tea Party. Bunun yanı sıra 11 Eylül sonrasında artan milliyetçi söylem ve ekonomik kriz, Tea Party'nin gelişmesine ve taban bulmasına zemin hazırlayan temel nedenler olarak gösterilebilir.
- ABD'de şu sıralar tansiyon çok yüksek. Hatta geçenlerde Arizona'da Kongre üyesi bir Demokrat kadın politikacı saldırıya uğradı. Neler oluyor?
- Sosyolojik olarak incelenmesi gereken çok büyük değişimler yaşanıyor. Amerikan toplumu, sıradan insanları da kapsayacak şekilde, hızla siyasallaşmaya ve kamplaşmaya başlıyor. Bu, Amerikan toplumundaki sıkıntıların, Amerikan siyasetindeki tıkanıklığın bir göstergesi.
- Daha önce Amerikalılar politikayla uğraşmıyorlar mıydı?
- Amerikan toplumu hiçbir zaman bizim anladığımız anlamda siyasetle uğraşan bir toplum olmadı. İdeolojik kutuplaşmaların olmadığı, ekonomik kaygıların her şeyin önünde olduğu bir toplum bu. Fakat 11 Eylül ve daha sonrasında ortaya çıkan ekonomik kriz, Amerikan toplumunun reflekslerini önemli ölçüde değiştirdi. Gelinen noktada pragmatik ve ekonomi eksenli politik tartışmaların yanına 'value based', yani 'değer odaklı' tartışmalar da eklendi. 'Amerikalı olmak', 'Amerikan değerleri' gibi konular sokaktaki adamın gündemine oturdu. Esasında 11 Eylül sonrasında artan protesto, yürüyüş ve miting istatistiklerinin içerik analizi ilginç sonuçlar doğurabilir. Kasım 2010 seçimlerinden önce evine bayrak asan Amerikalılar artık mitinglere de katılır oldu. Özellikle orta yaş ve üstü Amerikalıların kasım ayında yapılan seçime katılma oranına bakıldığında, Amerikan toplumundaki hareketlilik daha iyi anlaşılacaktır.
-
Tea Party burada mı giriyor devreye? Kim bu Tea Party'ciler?
- Evet! Daha çok beyaz, orta yaş ve üstü, erkek ve kızgın Amerikalılar diyebiliriz. Siyasal oluşumların kodları sloganlarında gizlidir. Tea Party'ciler 'Vatan hainliğini tolere etmeyeceğiz', 'Sınırlarımızı kapatalım', 'Göçmenler işimizi çalıyor', 'Amerika'nın düşmanlarına hücum', 'Obama'nın sosyalist politikalarına geçit yok', 'ABD BM'den çıksın', 'Vergimizle düşmanlarımızı beslemeyelim', 'Hıristiyanlık ve Amerikan muhafazakarlığı temel değerlerimizdir' gibi sloganlar ile Amerika'da Cumhuriyetçi sağ tabanda kendilerine destek buldu. Tea Party'ciler kendilerini Amerika'nın gerçek sahipleri olarak sunan ötekileştirici bir dil kullanıyor. Onlara göre ABD siyasetinde ve toplumunda bir 'eksen kayması' yaşanıyor, (gülüyor), her tarafı 'düşmanlar' ele geçirmek üzere ve Amerika elden gidiyor.
- Sağcı Tea Party'cilerin sağcı Cumhuriyetçilerden farkı ne?
- Tea Party, klasik Cumhuriyetçilerin yeterince sert olamadığını, güçlü muhalefet yapamadığını düşünüyor. Bu, Cumhuriyetçilerin pasifliğinden ziyade siyaset kurumunun dizaynı ile ilgili bir durum. ABD'deki siyasi sistem, partileri birbirine çok yakın noktalarda tutuyor. Farklı bir duruşları olsa da Cumhuriyetçilerle Demokratlar pragmatizm paydasında buluşuyor. Ama Tea Party, Amerikan siyasetindeki bu gidişatı değiştireceğe benziyor. Tea Party'ciler Cumhuriyetçilerin oy endişesi ile söyleyemediği pek çok şeyi radikal ve sert bir tonda söyleyebiliyor. Göçmenler, gay ve lezbiyen hakları, kürtaj, Müslümanlar vb. konularda net bir dil kullanarak pozisyonlarını belirliyorlar.
- Ekonomik krizin buradaki rolü nedir?
- Şu an yaşanılan kriz, kimilerine göre ABD'nin 1929'dan sonra gördüğü en büyük kriz. Kimilerine göre etkileri ondan da yıkıcı olacak. Bu, beraberinde politize olmayı da getirdi. Amerikan toplumunda agresif, şiddet ögeleri içeren bir ruh hali ve söylem ortaya çıktı. Bunun örneklerini Tea Parti mitinginde taşınan pankartlarda görmek mümkün. Bu yüzden Demokratlar da tahrik olup, değer merkezli siyasete kaymaya başlıyor.
ABD, TÜRKİYE'YE BENZEYEBİLİR
-
Tartışmaya kan da karıştı. Amerikan medyası şu ana dek saldırganı 'gunman,' yani 'silahlı saldırgan' olarak tanımladı; 'terörist' olarak değil. Sizce de tuhaf değil mi bu?
- Doğru! Terörizmin tanımlarından en önemlisi: 'Siyasal bir amaca ulaşmak için şiddeti araç olarak kullanmak.' Fakat Amerikan basını bu iç meselesinde 'terörist' kelimesini tercih etmeyerek siyasal amaçlı şiddet eylemleri arasında bir ayrımcılığa gitti. Bu durum ayrıca tartışılmalı.
- Bu, bir tür siyasi gerilimin ya da cinayetler zincirinin başlangıcı olabilir mi? Değerler üzerinden siyaset, büyük mitingler, cinayetler... ABD, Türkiye olur mu?
- Bu saldırı bütün eyaletlerde yankı buldu. Saldırının, nedeni kesinleşmese de, demokratlara ve onların savunduğu siyasal fikirlere karşı siyasal bir şiddet eylemi olduğunu söylemek mümkün. Cumhuriyetçiler ve Tea Party üyeleri saldırıyı kınadı. Ama gerilimin artarak devam edeceğini düşünüyorum. Türkiye'deki siyasal gerilimin bir benzerini, düşük yoğunluklu da olsa ABD'de görebiliriz.
- Saldırı Tea Party'yi nasıl etkiledi?
- Tea Party saldırıyı şiddetle kınasa da pozisyon kaybetti; Tea Party imajı olumsuz etkilendi. 'Bu saldırı, ikinci dönemi tehlikede olan Obama'nın posizyonunu güçlendirecek bir rüzgar da yarattı,' diyebiliriz.