Sabancı
Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Ege'nin ortak tarihine ilişkin bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 'Karşıdan Karşıya- MÖ Üçüncü Bin'de Kiklad Adaları ve Batı Anadolu' isimli sergi, Türkiye müzelerinin yanı sıra Atina Milli Arkeoloji Müzesi, N. P. Goulandris Vakfı Kiklad Sanatı Müzesi'nden gelen eserlerden oluşuyor. Sergide; uygarlığın adımlarının atıldığı Anadolu ve hemen yakınında bulunan Kiklad takımadaları arasındaki ilişkiler inceleniyor; benzeşen ancak bölgesel özelliklerini koruyan iki kültürün öyküsü dile getiriliyor. İki ülke müzeleri arasındaki ilk işbirliğinden doğan sergi, 23 Mayıs-28 Ağustos 2011 tarihleri arasında İstanbullularla buluşuyor. Atina Milli Arkeoloji Müzesi, N. P. Goulandris Vakfı Kiklad Sanatı Müzesi gibi dev koleksiyonlara sahip müzelerden ödünç alınan eserler, bu sanatın kaynağını oluşturan Anadolu'daki buluntular ve Türkiye'deki 15 müzeden seçilen koleksiyonlarla birlikte ilk kez sergileniyor. Ege'nin tarihte olduğu gibi yeniden bir barış denizi haline gelmesi mesajını da içeren sergi, toplam 340 eseri kapsıyor. Sergi, Anadolu ve Yunanistan'daki medeniyetlerin MÖ 3000'e uzanan etkileşimini anlatarak kültürlerarası diyaloğa katkıda bulunmayı hedefliyor. Ege'nin iki yakasındaki 5 bin yıllık ticari ve kültürel ilişkinin gözler önüne serildiği sergide, Erken Tunç Çağı'na ait Kiklad sanatından örneklerin yanı sıra heykelcik, seramik ve bronz aletlerin de aralarında bulunduğu pek çok buluntu yer alıyor. Aslına uygun inşa edilmiş 14 metrelik bir Kiklad teknesi modeli, serginin en dikkat çekici parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Sergiye dahil edilen modelle, uzun yıllar Ege Denizi'nin iki yakasını buluşturan tek ulaşım aracı olan teknelerin iki kültürün etkileşimi üzerindeki etkisi ve önemi vurgulanıyor. Tekneler, Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından yürütülen Kiklad Tekneleri Canlandırma Projesi kapsamında hazırlanıyor. Üretiminde hiçbir yapıştırıcı ve çivi kullanılmayan tekneler, halatlarla birbirine bağlanan tahtaların suya girince şişerek kenetlenmesi mantığından hareketle, aslına uygun olarak inşa ediliyor. Anadolu ve Yunanistan'daki medeniyetlerin ticari ve kültürel ilişkilerini gözler önüne seren sergi, iki ülke müzeleri arasındaki ilk işbirliği olması nedeniyle, Ege'nin iki yakasında da şimdiden büyük heyecan yarattı. Sergi, müzelerde gerçekleştirdiği teşhir projelerinin yanı sıra, SSM'de 5 Haziran-26 Eylül 2010 tarihleri asında gerçekleştirilen Bizantion'dan İstanbul'a - Bir Başkentin 8000 Yılı sergisinin de mimarı olan, uluslararası pek çok ödül almış Çek mimar Boris Micka tarafından projelendiriliyor.
KİM BU KİKLADLAR?
Kiklad Uygarlığı, Ege Denizi içinde kalan, bugün Tavşan Adaları olarak adlandırılan, adalarda yaşayanların MÖ 3000 - MÖ. 2000 yılları arasında, Erken Tunç Çağı'nda kurdukları medeniyete verilen ad. Kikladların ne zaman, nereden gelip buralara yerleştiği hakkında kesin bir bilgi yok. Birçok tarihçi Kikladların, Yunanistan topraklarına ve adalara başlayan göç hareketi sırasında Anadolu'dan geldiği konusunda birleşiyor. Bazı tarihçiler ise Kikladlar'ın Troya şehirleri ile bağlantılı olduğu görüşünü savunuyor.
KİKLAD ADALARI
Tavşan Adaları ve Çember Adaları olarak da bilinen Kikladlar, Ege Denizi'nde bulunan yaklaşık 220 adadan oluşan bir takımada grubu. En büyükleri Yamugi (Amargos), Mökene (Mikonos), Santoron (Santorini), Yavuzca (Sifnos), Termiye (Kythnos), Sire (Syros), Nakşa (Naksos), Mürted (Kea), Koyunluca (Serifos), İstendil (Tenos), Eskinoz (Sikinoz) ve Değirmenlik (Melos) Adaları. Küçük olan diğer adaların çoğunda yerleşim bulunmuyor.