İzmir'i yeme-içme konusunda nasıl biliriz? Reyhan Pastanesi'nde pasta, Deniz Restoran'da balık yenir, simide gevrek, çekirdeğe çiğdem denir, vs. Halbuki çok başka, çok beklenmedik bir İzmir de meğer burnumuzun dibindeymiş. Şöyle bir kare as insanı uçururmuş:
1. TAVACI RECEP: İstanbul'daki şubelerine misliyle basar. Alsancak'ta, denizin karşısında çok güzel bir eski köşk ve bahçesinde. Bahçe başlı başına bir hadise. Koca kafeslerde sonsuz sayıda ve çeşitlilikte kuş. Envaiçeşit renk ve modelde kanaryalar, papağanlar, muhabbet kuşları, paçalı güvercinler... Yemekler şaşırtıcı lezzette. Önde gelen bostana, içindeki taze ceviziyle şimdiye kadar karşılaştıklarımızın en iyilerinden. Spesiyallerinden sac tavayı şahane yapıyorlar. Taraklıktan kaburga dolmasına hedef büyütülebilir.
2. CİĞERCİ ZARİF: Pasaport'ta öğleden sonraları kapatan küçük bir dükkan. Sadece ciğer yapıyor. Yaprak ciğer. Fakat anlatılamaz nefasette yapıyor. İnce, küçük, hakikaten zarif lokmalar. Ciğerden hiç hazzetmeyenler müptela olabilir, ağzına koymayanlar müdavim kesilebilir, öyle garip bir durum. Müthiş.
3. DÖNERCİ ORHAN: Hayatımız boyunca pek çok döner deneyimimiz oldu. İstanbul'da bu işi iyi yapan büyük lokantaları da ufak büfeleri de biliriz. Lütfi Kırdar'daki Borsa'dan Kavacık'taki Bayramoğlu Döner'e, Florya'daki Beyti'den Bağdat Caddesi'ndeki Flamingo Büfe'ye, hepsini defalarca test etmişliğimiz var. Bu şartlarda, ne kadar şiddetle tavsiyelense de, hayatının en lezzetli, en sinirsiz, en midevi dönerini İzmir'de bir büfede yiyince, insan afallıyor. Çankaya'da Dönerci Orhan Rahmanoğlu. Bravo.
4. SÖĞÜŞÇÜ MUSTAFA: Kemeraltı'nda, Kızlarağası Hanı'nda, fincanda pişen (sonra falı da bakılan) dibek kahvesinden önce, söğüş. Yani yanak + dil + beyin. İsterseniz beyinsiz. İçine kıyılmış domates, maydanoz, pul biber. İstemezseniz soğansız. Soğuk olarak yeniyor, çift değil tek dürüme sarılınca daha damardan oluyor. Şahane bir sokak yiyeceği, onsuz yaşanmaz mı, yaşanır, ama çentik atılması gereken bir tecrübe. İzmir'in söğüşçüleri meşhurmuş meğer. Bir de Alsancak'ta Söğüşçü Hüseyin var, sistem aynı, kitle biraz daha havalı.