TBMM, önceki gece son yılların en gergin oturumlarından birine sahne oldu. AK Partililer ile CHP'liler arasındaki 'darbe' tartışması ile başlayan gerginlik, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu arasındaki atışma ile tırmandı. MHP'li Osman Durmuş'un, eşinin GATA'ya alınmadığını açıklayan Başbakan Erdoğan'a yönelik peygamber benzetmesi ise bardağı taşıran son damla oldu. Erdoğan, Durmuş'a, son zamanların en öfkeli konuşmasıyla yanıt verdi. Milletvekilleri birbirine girdi, yumruklar havada uçuştu. Küfürlerin birçoğu 'tutanaklara' yazılamayacak cinstendi.
"HASAR GÖREN" VEKİLLER
Kavga sırasında, AK Partili İdare Amiri Orhan Erdem'in gözlüğü ve sol elinin serçe parmağı kırıldı. AKP'li Ali Koyuncu da fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. MHP'li Durmuşali Torlak'ın yüzünde çizikler oluştu. Gerilim doruğa ulaştığı sırada Sağlık Bakanı Akdağ, gözlüğünü çıkardı, MHP'li Durmuş'la kavgaya yürüdü. Akdağ'ı bakan arkadaşları tutmaya çalıştı. Gergin gece tutanaklara özetle şöyle yansıdı:
Osman Durmuş (MHP): Uygur'u ziyaret etmek isteyen hanımefendiye "Gülhane'ye gelmeyin" demişler. Sizi beyaz gömlekliler sizi! Üç beş kuruşu görünce kendinizi ne sanıyorsunuz? Peygamber olarak anılan bir Başbakanın eşini nasıl kabul etmezsiniz? (AK Parti sıralarından gürültüler)
Bekir Bozdağ (AKP): Başbakan'a, AK Parti'ye gönül vermiş insanların içerisinde bugüne kadar "Peygamber" diyen bir densiz çıkmamıştır. Başı örtülü diye bu ülkenin başbakanının eşini GATA'ya almayan zihniyeti kınamak lazımken, gelip nereye bağlıyorlar bunu. (AK Parti sıralarından "Bravo Başkanım" sesleri, alkışlar) Biz bu zihniyete çok alışığız. "Erkek, ürkek" deyip Meclis'in kapısında Nesrin Ünal'ın başını açtıran anlayışı da biz biliyoruz. Dışarıda öyle, içeride böyle.
Ayşe Nur Bahçekapılı (AKP): Çok ayıp!
Durmuş: Başınızı açtınız, niye açtınız?
Bahçekapılı: Kıyafetle uğraşamazsın!
"ESTAĞFURULLAH" DEMELİYDİ
Durmuş: Dışarıda örtülü, burada açıksınız. İnternete girerseniz, eski Aydın il başkanınız, şu anda il genel meclisi üyeniz İsmail Hakkı Eser 2008'de yaptığı konuşmada "Bizim için âdeta ikinci bir peygamberdir" sözünü kullanmıştır. (AKP'lilerden "Yok öyle bir şey" sesleri)
Oktay Vural (MHP): İşte CD'si burada.
Durmuş: Bunun sesli kayıtları da var. Bu bir hakaret olarak düşünülmemeli. Peygamberlik izafe edildiğinden dolayı hicap duyup, "Estağfurullah, ben peygamber değilim" denmesini beklerdim.
Başbakan Erdoğan: Sayın Başkan, söz istiyorum.
Abdülhadi Kahya (AKP): Saçmalıyorsun!
Suat Kılıç (AKP): Yalan konuşuyorsun!
Durmuş: Şurada oturan birçok hanımefendinin dışarıda başı kapalı, burada başı açıkken...
Güldal Akşit (AKP): Yalan konuşuyorsun!
Durmuş: Yalanı siz konuşuyorsunuz. Tek tek fotoğraflatırım. Yani bu hanımefendiler başörtüsüne karşı mı? İstismara, iftiraya gelince varsınız, dışarıda başınızı örter, burada açarsınız, başkasının iffetinden bahsedersiniz. Ayıptır, utanın!
Başbakan Erdoğan: Her şeyden önce, arkadaşımız, peygamberlik zincirinin bittiğini bilmiyor. Şandır: Arkadaşınız bilmiyor, il başkanınız bilmiyor.
Erdoğan: Son peygamberin peygamberimizle beraber son bulduğunu bilmiyor. Şecaat arz ederken sirkatin söylüyor.
Durmuş: Asıl ihlal eden sizsiniz, haddinizi bilin.
Akdağ: Susun be!
Durmuş: Peygamberlik hakaret değildir.
İZANA DAVET EDİYORUM
Erdoğan: Önce izan sahibi olacaksın.
Durmuş (Kırıkkale): Sizi izana davet ediyorum Sayın Başbakan.
Erdoğan: İnternette ne tür belden aşağı vurmaların olduğunu iyi biliyoruz.
Durmuş: Konuşma bandı var, CD'si var.
Erdoğan: Benim partimde bu şekilde bir yakıştırmayı yapan barınamaz.
Durmuş: İl genel meclisi üyeniz.
Erdoğan: Bakın... Barınamaz, bu bir. İki...
Vural: El hareketi yapmayın.
Durmuş: Mızrağınız çuvala sığmıyor Sayın Başbakan!
Akdağ: Sesini kes, terbiyesiz herif!
Erdoğan: Ayrıca, eşime laf atamazsın! Bu edepsizliktir, izansızlıktır! Ahlaksızlıktır!
Durmuş: Sayın Başbakan, önümü ilikliyorum; size iftira atan şerefsizdir.
Erdoğan: Eşimi baş örtüsü sebebiyle GATA'ya sokmayanları müdafaa edecek kadar da izansızsın!
Akdağ: Meclis'in yüz karasısın sen. Otur yerine! Terbiyesiz! Yalancı!
Durmuş: Terbiyesiz senin babandır.
Akdağ: Gel ulan, gel bakayım!
Durmuş: Sen gel! (Akdağ ile Durmuş birbirlerinin üzerine yürüdü)
Güldal Mumcu - Sayın milletvekilleri, on dakika ara veriyorum.
Zübeyde YALÇIN - Ergun AKSOY - Şenol ATEŞ - Uğur BECERİKLİ
Fotoğraflar: Ali EKEYILMAZ / ANKARA