Kâbe'nin çevresinde irili ufaklı yemek yerleri bulunuyor. Öğle ve akşam namazlarından sonra özellikle fast food dükkânları tıklım tıklım doluyor. Kadınlar ayrı, erkekler ayrı sıraya giriyor
ABONE OL
Mekke'de zamanın büyük bölümü Kâbe'de geçiyor. Tavaf ve ziyaret için gelen binlerce kişinin yanında yüzlerce kişi de orada uyuyup uyanıyor. Günlerini Kâbe'de geçirenler en çok fast foodları ihya ediyor. Öğle ve akşam namazları sonrasında tıklım tıklım dolan fast foodçularda kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı kasalar var. Porsiyonlar hayli büyük ve fiyatlar Türkiye'den daha az. Yemek sektöründen en büyük payı da Kâbe'nin çevresinde, Zemzem Towers'ın da aralarında bulunduğu binaların altında sıralanmış onlarca irili ufaklı fast foodçular alıyor. 10- 15 metrekarelik dükkânlarda yüzlerce kişi yemek yiyor birkaç saat içinde. Bunlardan en çok göze batanı, konumu itibariyle Kentucky Fried Chicken kısa adıyla KFC. Tavuk etiyle çok haşır neşir olmadığımız için memlekette yolunu bile bilmediğimiz KFC bizim de imdadımıza yetişiyor. Kâbe'ye en yakın dükkânlardan biri. Bu nedenle bizim de tercihimiz oluyor KFC.
KADINLARA ÖZEL SIRA İlk bulduğumuz kasaya yöneliyoruz, uyarıyor kasiyer çocuk kibar bir dille gülümseyerek, yarı İngilizce yarı Arapça ve çoğunlukla işaret diliyle anlatıyor: "Buraya değil, şuraya, kadınların olduğu yere." Zerre kadar itiraz yok bizde. Artık öğrendik; Suudiler'de kurallar böyle ve bu kuralları biz değiştirecek değiliz. Hatta öylesine kabullendik ki, önümüze geçmeye çalışan bir erkeğe bizzat müdahale edip erkeklere ait kasayı gösteriyoruz. Her saatte yoğun KFC. Akşam saatleri daha çok erkeklerin kasasında yığılmalar oluyor, öğle saatlerinde ise kadınlar ağırlıklı olarak geliyor. Öğle vakti 19 Riyal'e aldığımız (Yaklaşık 8 TL) tavuk, patates ve koladan oluşan Dinner mönümüzle birlikte, KFC'ye geldiği gibi giden hacıları takibe alıyoruz. Kâbe giriş kapısının önündeki mermer girişte boş buldukları yere oturuyorlar gelişigüzel. İnanılmaz bir rahatlık var herkeste. Az önce kasalardan ayrı ayrı yemek alan biz değilmişiz gibi, tüm dünya milletleri kadınlı erkekli oturuyoruz, Kâbe'nin girişinde. Yemekten sonra sıra keşifte. Yan yana pek çok alışveriş merkezi var Kâbe'nin çevresinde; ve onların içinde de onlarca fast food. Hepsinde bölünmüş kasalar. Kadınlara ait yerde kiminde 'Ladies only' (Sadece kadınlar) yazıyor , kiminde 'family' (aile) kiminde ise 'women' (kadın) yazıyor.
ILIK KOLA KIZDIRMIYOR
Hacılar Kâbe avlusunda yemek yemeye bayılıyor. Ve bir not: Bu kadar sirkülasyon olunca buzlar da bir saatten sonra tükeniyor haliyle. Kâğıt bardaklarda ılık kola bile kızdırmıyor kimseyi; çünkü burası Kâbe...
100'LÜK NİNE SEVR YOLUNDA
Hazreti Muhammed'in Hicret sırasında Mekkeli müşriklerden saklandığı, örümceklerin ağ ördüğü kuşların yumurta bıraktığı Sevr Mağarası'na ulaşmak bir hayli zordu. Mağaranın bulunduğu Sevr Dağı'na tırmanmanın zor olduğunu söylemişlerdi söylemesine ancak bu kadar zahmetli olabileceğini hiç düşünmemiştim. Yaklaşık bir buçuk saat süren tırmanış sonunda nefes nefese kalmışken tam da, 100 yaşındaki Gaziantepli Rahime Keleş'i fark ettim; Rahime Nine'yi görünce utandım yorulduğum için. 3 aydır burada. Umreye diye gelmiş ve gitmemiş bir daha. 'Peygamberin yerine çıkıyorum' diyor da başka bir şey demiyor Rahime Nine, kızı da 'maşallah maşallah' diyor o konuştukça. Lastik terlikli Rahime Nine'ye 'seni mağaraya kadar çıkaralım' diyoruz, reddediyor, yok yok ben çıkarım diyor belli belirsiz sesiyle. Elleri basamaklarda Rahime Nine'nin. Bakakalıyoruz bir süre... Sonra o hızla aşağı... Üç ayrı noktada kafeterya var dağda; üçüncüsü tam da Sevr Mağarası'nın olduğu yerde. Hafiften turistik bir faaliyet var ama o da gayet mağrur bir şekilde. Mağaranın bir ucundan girip bir ucundan çıkıyordu hacılar dualar eşliğinde. İbadet bittiğinde başlıyordu turistik faaliyet. Önce 10 riyale (yaklaşık 4 lira) şipşak fotoğraflar çektiriliyordu ardından deve faslı. Deveye binip fotoğraf çektirirsen ödeyeceğin paraysa 10 riyaldi.