Bayram sonrası ateş, eklem ağrıları, terleme, halsizlik gibi belirtiler başlayınca ben de A gribi şüphesiyle Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yolunu tuttum. Sabah 09.00'da vardığımız hastanede barkod için sıraya girdik. Sıradakilerin çoğu A gribi şüphesiyle hastaneye gelenlerden oluşuyordu. Kimi öksürüyor, kimi hapşırıyor. Kuyruğa girdikten 2 saat 4 dakika sonra yani 11.04'te gösterirken barkod almayı başardım.
BİR KAŞE İÇİN 1 SAAT KAYBETTİ
Sırada Enfeksiyon Kliniği var. Ama doktora ulaşmak bir hayli zor. Tek bir doktor, günde en az 120 hastaya bakıyor. Muayene için içeri girdiğimde hemşire, beni kan testi için acil laboratuvarına gönderdi. Saatler 11.39'u gösterirken, görevli laborant, "Bunda doktor kaşesi yok. Gidin doktor kaşesi bassınlar" deyip geri gönderdi. Kaşesini bastırıp yeniden acil laboratuvarının yolunu tutuyorum. Koldaki damarıma batırılan sert bir iğne darbesiyle nihayet görevli kanımı alıyor. Sonuçları 13.00'te alabiliyorum, Enfeksiyon Kliniği'nde yeniden sıranın bana gelmesi saat 14.30'u buluyor. Sonunda test sonuçlarıma göre, "gribal enfeksiyon" teşhisi koyuyor. Hastaneden ayrılırken 6.5 saat süren meşakkatli hastane maceram, ayakta atlatacağımı öğrendiğim teşhisle sona eriyor. Sonuç: Herkes bir gün A gribi olacak.
HASTALARIN 4'TE 1'İ AYAKTA ATLATACAK
Hastaneden çıktıktan sonra konuştuğum Alman Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümünden Dr. Cengiz Uzun, hastalananların dörtte biri yani yüzde 25'inin hastalığı ayakta atlatacağını belirterek, "Salgın başladığından beri tüm vakalarda H1N1 virüsüne rastlandığı için tüm grip vakaları A gribi kabul ediliyor. Sen de A gribini ayakta atlatıyorsun" bilgisini verdi.