Orta ikiye giden küçük kardeşi Ülkü'nün skandalın ardından gözyaşları hiç durmamış. Bize de ağlayarak anlatıyor Ülkü yaşadıklarını: "Şikâyetçi olacağım gazetecilerden. Polis gibi gelip gittiler eve. Bizi korkuttular. Gazeteci olduklarını söyleseler anlatacaktık derdimizi. Yalan yanlış haberler yaptılar. O haberler yüzünden ben gidip okuldan teşekkür belgemi alamadım. Arkadaşlarımın yüzüne bakamıyorum. En iyi arkadaşım bile konuşmuyor benimle. Biz nasıl yapacağız bundan sonra. Ben okuyorum, kardeşim okuyor. Babam hapiste olduğu için köye taşınacağız. Köyde okul yok. Nasıl okuyacağız biz. Rezil olduk, parasız kaldık. Babam olmazsa biz nasıl okuyacağız. Köyden gelip gidemem okula. 40 kilometre köy. Hem babamı hapse aldılar da neden ablamın evlenmesine aracılık yapan Hacı Duran'ı almadılar ki. Ablamın adını da değiştirmişler 12 yaşındaki Ünzile demişler. Ablam 17 yaşında. Babam hepimizi bir yazdırdığı için küçük görünüyor. O kalıba bakıp da nasıl 12 diyorlar. Ben bile 15 yaşındayım. Kimliğine baksan bile 15 yaşında görünüyor ablam. Biz on bin lira ya da dört inek aldıysak neden kömürümüz yok evde. Buz gibi evimiz. Benim babam karıncayı bile incitmez. Ablamın karnına vurup çocuğunu düşürdüğü de yalan."