"Darbeninsesi" yakıştırmasına çok üzüldüğünü ifade eden Mutlucan, şunları söylüyor: "Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında çalınması beni ve ailemi çok rahatsız etmemişti ama bir sabah kalktığımda, radyodan benim türkülerimle birlikte, ordunun yönetime el koyduğu bildirisini duyunca başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Türkülerimizin çalınmaması için TRT'ye protesto çektik ama kimse bizi dinlemedi. Türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatıyor. Savaş karşıtı ve sosyal demokrat biri olmama rağmen, yıllarca darbeci olarak görüldüm. Öyle bir imaj yaratıldı. Derdimizi kimseye anlatamadık. Üzerimize yapışıp kaldı." Mutlucan'ı en çok üzen ise sokakta kendisini tanıyanların "Hasan bey sizi ne zaman dinleyeceğiz" ve "Bir darbe olsa da sizi dinlesek" şeklindeki sözleri. Bunlara sert tepki gösteren Mutlucan, "Ben barış insanıyım. Demokrasiden hiç vazgeçmemek lazım. Artık bir sabah radyodan gelen sesimle uyanmak istemiyorum" diyor.