İstanbul Sarıyer Ferahevler Mahallesi'nde iki ay önce "Sıla İletişim" isimli işyerine gelen "Hacı" lakaplı polis T.C. ile "Mustafa" lakaplı polis M.N., işyeri sahibi Tuncay Uçgun'u "Aranmanız var" diyerek gözaltına aldı. Uçgun'u sivil bir araca bindiren polisler, Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü'ne doğru yola çıkarken, Uçgun'un dükkânda bulunan arkadaşı Resul Ö., evdeki eşi Songül Uçgun'a haber verdi. Tuncay Uçgun'u otomobile bindiren polis T.C., burada Uçgun'a "20 bin lira getir, seni serbest bırakalım" dedi. Polisler, anlaştıkları Uçgun'u evine geri getirdi. Uçgun, işyerinde bekleyen eşini arayarak eve çağırdı. Polisler, eve gelen Songül Uçgun'a kocasının arandığını, mesai bitimine kadar 20 bin lira bulması halinde serbest bırakacaklarını anlattı. Polis rozeti gösteren iki kişinin polis olduğuna inanan Songül Uçgun, tanıdıklarına haber salarak para toplamaya başladı. Mesai bitimine kadar güçlükle bulduğu 14 bin lira nakit para ile 5 bin lira bedelli çeki polislere teslim eden genç kadın, daha sonra savcılığa giderek rüşvet verdiği iki polisten şikâyetçi oldu. Bu defa da iki polis, savcılığın talimatıyla meslektaşları tarafından gözaltına alınıp, tutuklandı.
ARKADAŞI İŞBİRLİKÇİ
Savcılık, iki polisle birlikte Tuncay Uçgun'un aranması olduğuna dair polislere bilgi verdiği ve polislere yardım ettiği iddia edilen Resul Ö. hakkında 5 buçuk yıldan 17'şer yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. İddianamede, Resul Ö.'nün Tuncay Uçgun'un gözaltına alındığı saatte mizansen olsun diye işyerinde bulunduğu belirtilirken olayda kullanılan otomobilin kiralık olduğu vurgulandı. Öte yandan kocasının aranması olduğuna inanmayan Songül Uçgun, gerçeği daha sonra öğrendi. Evlenmeden önce kocasının bir kızı kaçırmaktan dolayı aranması olduğunu öğrenen Songül Uçgun, Adıyaman'daki babasının evine döndü.