Hacıbekir Mahallesi'ndeki Mehmetçik Çadır Kenti'nde kalan 38 yaşındaki Zehra Yayla, 19 yıl önce Nihat Yayla'yla evlendiğini, çocuğunun olmayacağını öğrendiğini söyledi.
Eşiyle yurt içindeki birçok hastaneye gittiklerini ancak başarılı olunamadığını ifade eden Yayla, daha sonra İran'ın başkenti Tahran'a tedavi için gittiğini, daha sonra Türkiye'ye geri döndüğünü bildirdi.
Son olarak Van'da bir doktora gittiklerini, tedavinin olumlu sonuçlandığını kaydeden Zehra Yayla, sonunda ümitle bekledikleri ''bebek'' haberini doktorundan aldığını kaydetti. Depremden 5 gün sonra bebeğini dünyaya getirdiğini belirten Yayla, şunları söyledi:
''Allah bizi öyle bir sevindirdi ki sıkıntımızı unuttuk. Yetkililerimizden sıcak bir barınak istiyoruz. 18 yıl boyunca çocuk bekledim ama olmadı. Bu sene Allah verdi. Çok sıkıntılar yaşadık, çok yerleri gezdim, çok yerlerde tedavi gördüm. Depremin 5. günü bebeğim dünyaya geldi. İlk depremin olduğu gün merdivenlerden koşarken rahatsızlandım ve çocuk erken dünyaya geldi. Doğumevimiz yıkılmıştı.
Hastanenin çadırlarında kaldık ilk dört gün. Beşinci gece çocuğum dünyaya geldi. O sürede de çok korku yaşadık. Çünkü sürekli yerler sallanıyordu. Oradaki sağlıkçılarımız çok moral veriyorlardı, destek oluyorlardı sağ olsunlar. Ama yine de çok korkuyordum. 18 yıllık özlemim yanımda şimdi. Ensar ile günlerimiz çok güzel geçiyor.''
Zehra Yayla, bebeğinin deprem korkusunu kendilerine unutturduğunu ifade ederek, ''Korku diye bir şey kalmadı bizde artık. Ama yine de çok soğuk. Kar yağdığı sırada ben ve benim gibiler çok var. Yeni doğan yavrularımız çok. Allah hepimize yardım etsin. Bize yardım eli uzatsınlar'' dedi.
Depremden sonra bir süre geceleri tarlalarda, arabada ve kendi yaptıkları çadırda kaldıklarını, birkaç gün önce de çadır kente yerleştiklerini kaydeden Yayla, şöyle konuştu:
''Burada bize çok iyi bakıyorlar, çok iyi davranıyorlar. Sağ olsunlar herkese de çok iyi bakıyorlar. Böyle devam ederse, depremler sonrasına, hatta ilkbahara kadar devam ederse çok güzel olur. Ama Van'ın kışı çok zor geçer. Yıllardır Van'dayız ve Van'ın çocuğuyuz. Van'ın kışı çok zor olduğu için bu bebeklerle benim gibi olanlar geçinemezler. Ensar için sıcak bir yer, bir yuva istiyoruz. Babası ile Ensar'ın arası çok iyi. Babası zaten olacağına inanamıyordu. Babası ilk gördüğünde çok ama çok sevindi. Ama o arada yerler sallanıyordu gördüğü zaman. Sevinçten, korkudan iki üç defa ağladı durdu. Sevinçten ne diyeceğimi bilemiyorum.''