Kalp hastası olan ve yedi hastaneden "Çok yaşlı ve çok riskli" diye geri çevrilen Gani Aloğlu'nun kalp damarları, İstanbul-Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yenilendi. "Doktorlar kalbimi 100 yaş için hazırladı" diyen hastanın adı, yakında literatüre de geçecek. Dokuz yıl önce gırtlak kanseri olan ve gırtlağı tamamen alınan 85 yaşındaki Gani Aloğlu'nun tek sağlık sorunu bu değil. Kronik böbrek hastalığı, ülseratif kolit hastalığı, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı), boyun ve bacak damarlarında ciddi darlıklar gibi uzayıp giden bir hastalık listesi var. Tüm bu sorunları göz önüne alan hastaneler de, kalp damarlarını yenilemek için operasyona yanaşmadı. Her başvurduğu hastaneden, "Çok riskli olur" denilerek geri çevrildi. Aloğlu, 7 hastane dolaştıktan sonra son olarak Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yolunu tuttu.
10 GÜN HAZIRLANDILAR
Buradaki doktorlar, Gani Bey'in yaşam için tek şansı olan ameliyatı yapmaya karar verdi. Bu aynı zamanda tıp dünyasında bu yaş grupundaki hastalar için de yeni bir umut anlamına geliyordu. Prof. Dr. Mete Alp ve ekibi ameliyata tam 10 gün boyunca hazırlandı. Tüm riskleri ailesine anlattıktan ve onaylarını aldıktan sonra hasta önce diyalize sokuldu, akciğer ve solunumu kontrol altına alındı. KBB hekimleri ile devamlı konsültasyonlar yapıldı. Ameliyatı yapılırken aynı zamanda diyalize de devam edildi. Hastanın gırtlağı daha önce alındığından, boğazına narkoz için tüp yerleştirmek bile riskliydi. Zorlu ameliyat 2.5 saat sürdü. Gani Aloğlu'nun sağlık durumunun seyri ise doktorları bile şaşırtacak kadar iyiydi. Hızla toparlanmaya başladı. Yeniden hayata dönmüş gibi hissettiğini anlatan Aloğlu, "Sigara beni bu hale getirdi. Ancak önemli olan yaşama tutunma hırsıdır. Vazgeçmek yok. 100 yaşıma bomba gibi hazırlandım"diyor.
İleri yaştaki kanser vakaları için umut oldu
Prof. Dr. Mete Alp:
"Hasta kaç yaşında olursa olsun ameliyat hakkı vardır. Bu sebeple ekibimle birlikte, bu ameliyat diğer hastalara da umut olsun diye özenle çalıştık. Evet, belli riskler vardı ama biz titiz bir ekip çalışması ile bu riskleri azaltmaya çalıştık. Ameliyat olmasaydı yaşama şansı yüzde 1-2'ydi. Kanserli de olsa eğer bu hastaların kanserleri kontrol altındaysa by-pass hakkını onlara vermeliyiz."