Van'ıvuran 7.2'lik depremin üzerinden tam 108 gün geçti. Ancak geceleri sıcaklığın -15'lere kadar düştüğü kentte, binlerce kişi çadırlarda yaşamak zorunda. Depremzedelerin ısıtıcı, battaniye, hijyen malzemeleri, giysi ve kuru gıdaya ihtiyacı var. Tek dilekleri ise en azından bir konteynıra yerleşmek...
"KORSAN" ÇADIRKENT...
Depremin ardından bir haftadan fazla kaldığım Van'a, üç ay sonra yine adım attım. Deprem sonrasında 300 binden fazla kişinin başka illere göç etmesi esnafın zor günler yaşamasına neden olurken, işsizlik en büyük problem... Ev kiraları 250- 400 liradan 700-800 liraya kadar yükselmiş. İlanlarda evin sağlamlığı özellikle vurgulanıyor. Esnaf da dükkânlarına müşteri gelebilmesi için camlarına, binanın sağlamlığına vurgu yapan duyurular asıyor. Kent merkezindeki birçok otel ağır hasarlı ve onarıma alınmış durumda. Van sokaklarında görmeye alıştığımız İranlı turistler ise artık yok. Kent merkezinin hemen hemen her noktasında konteynır görmek mümkün. Bazısı banka şubesi, bazısı ise dershane olarak hizmet veriyor. Van genelinde 6 çadırkent var ve bin 721 çadırda, 10 bin 400 kişi yaşıyor. 1.5 ay içinde bu çadırkentlerden sadece ikisi kalacak. Fakat Emniyet Müdürlüğü'nün hemen karşısında bulunan Kurtuluş Parkı'nda "korsan" bir çadırkent var. Burayı, evleri az hasarlı olduğu gerekçesiyle çadırkentlere alınmayan veya konteynırlara yerleştirilmeyen 50'ye yakın aile, kendi çabalarıyla kurmuş. Tuvalet için yolun karşısındaki benzinliği, banyo için de 500 metre ilerideki karayolları tesisini kullanmak zorundalar. Parktaki çeşmeden akan buz gibi suyla bulaşıklarını yıkıyorlar.
'MİNİ BİR ŞEHİR KURDUK'
Eşi Aynur ve 8 çocuğuyla 20 metrekarelik bir çadırda yaşamaya çalışan 52 yaşındaki Mehmet Ortasaçlı işsiz... Çocukları okula gidemiyor. "Evimize az hasarlı raporu verdiler ama girmeye korkuyoruz" diyen Mehmet Bey ekliyor: "Bize bırakın konteynırı, bir çadır bile verilmedi. Hepimiz hasta olduk bu çadırlarda." Ardından "75. Yıl Çadır Kenti"ne gidiyoruz. Buranın sorumlusu Suat Çelik karşılıyor bizi ve şu bilgileri veriyor: "146 çadırda 912 kişi yaşıyor. 3 öğün yemek veriliyor. 24 saat sıcak su var. Anaokulu, kreş, etkinlik çadırı, mescit, çamaşırhane, bulaşıkhane, sinema salonu var. Çadırların hepsinde elektrikli soba var. 24 saat itfaiye aracı bekliyor. Buraya küçük bir şehir inşa ettik." Fakat çadırda yaşayanlara bir dokunup, bin ah işitiyoruz. Fatma Çelikhas, "Çadırlar soğuktan buz tutuyor. Keşke bize de konteynır verseler" diyerek herkesin özlemini dile getiriyor. Ayten ve Özgür Kaya çiftinin ise dört çocuğundan ikisi böbrek hastası. Kaya, "Burada ölüp gidecekler. Bir yardım eli uzatılmıyor" diye dert yanıyor.