Kahramanmaraş'ta 4 yıl önce ortadan kaybolan ve cezaevinden gelen bir ihbar mektubuyla, uyuşturucudan öldüğü ortaya çıkan Orhan Çiftçi'nin annesi Ayten Akçakoyun yıkıldı. Oğlunun arkadaş kurbanı olduğunu söyleyen anne, "4 yıldır bir gün gelir diye yolunu gözlüyordum. Anneler Günü'nde oğlumun ölüm haberini aldım. Hayatımda aldığım en acı hediye" dedi. Divanlı Mahallesi'nde yaşayan Orhan Çiftçi, 13 Ağustos 2008 günü, "Hava almaya gidiyorum" diyerek evden çıktı. Ancak o tarihte 16 yaşında olan Çiftçi bir daha evine dönmedi. Anne Ayten Akçakoyun ve üvey babası tüm aramalarına rağmen Orhan'ı bulamayınca polise başvurdu. 4 yıldır hiçbir ize rastlanmadı. Ta ki 2 hafta öncesine kadar...
CEZAEVİNDEN MEKTUP
2 hafta önce cezaevinden jandarmaya gönderilen bir ihbar mektubu sır perdesini kaldırdı. Mektupta, Orhan'ın ortadan kaybolduğu gece Yakup Yalçın ve Nuri Tıraş ile birlikte olduğu öne sürülüyordu. Bunun üzerine Kahramanmaraş polisi, "uyuşturucu kullanmak ve satmak" suçundan sabıkası bulunan ve halen cezaevinde olan 36 yaşındaki Yakup Yalçın ile askerde olan Nuri Tıraş'ı incelemeye aldı. Polis geçen hafta sonu askerdeki Nuri Tıraş'ı gözaltına aldı. Tıraş verdiği ifadede, o akşam Yakup Yalçın'ın evinde 3 arkadaş uyuşturucu aldıklarını, sabaha karşı Orhan Çiftçi'nin oturduğu yerde hareketsiz kaldığını görünce öldüğünü anladıklarını söyledi. Tıraş, paniğe kapıldıklarını ve cesedi bir torbaya koyup Dereköy yolu üzerindeki zeytinlik alana gömdüklerini itiraf etti. Tıraş'ın yer göstermesi sonucu yapılan aramada kemikler bulundu.
TERLİKLERİYLE ÇIKMIŞTI
Üzerinde eşofman ve terlikle "10 dakikaya kadar gelirim anne" diyerek dışarı çıkan fakat bir daha geri dönmeyen oğlunu 4 yıl boyunca sokak sokak arayan fakat aldığı acı haberle yıkılıp kalan anne Ayten Akçakoyun (52) yaşadığı acıları SABAH'a şu sözlerle anlattı: "4 yıl boyunca gücümün yettiği her yerde evladımı aradım. 'Kötü haber tez duyulur, ölseydi ortaya çıkardı' derdim. Bir gün çıkar gelir diye yolunu gözlüyordum. Polis, 'Ölüyü bulmak kayıp olanı bulmaktan çok daha kolay' diyordu. Geceleri kapıyı kilitlemezdim, gelir sessizce yatağına yatar diye. Böyle olayları televizyonda görür 'Allah bu anne, babaya yardım etsin' diye dua ederdim. Bir gün böyle bir acıyı yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi."