Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
- İletişim
- Fax: 0212 354 36 19
- SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
Ceza olarak 958 kere 'Bombalar kirliymiş' diye yazacaksınız...
Dün (perşembe)
16:00 sularında haberlere bakıyorum;
tıs yok: Siyasetçiler konuşmamış. Halbuki ortada büyük bir skandal var!
Hatırlayalım:
10 Mart 2010 günü, emniyet güçleri, ihbar üzerine Ankara'da "
sivil" görünümlü bir kamyonu durdurup aradı.
Kamyonda tam
958 el bombası vardı.
Ve bombalar
TSK'nın malıydı!
Derken Bodrum'dan gelen kamyonun
Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ait olduğu ortaya çıktı.
Polis çevirdiğinde kamyonda bulunan üç kişiden biri sivil şoför, diğer ikisi ise,
sivil kıyafetli bir
astsubay başçavuş ile bir
onbaşıydı.
Ordudan yapılan açıklamalarda, olaya "normal bir işlem" havası verilmeye çalışılıyordu.
* * *
Halbuki kamyonu e-mail aracılığıyla ihbar eden "
mehmetali" rumuzlu şahıs, özetle şöyle diyordu:
* "Kozmik odadaki aramadan sonra telaşa düştüler... Kirli silahları topluyorlar."
Daha sonra özel savcı takipsizlik kararı verdi ve olay kapanır gibi oldu. Gündeme kendimizi kaptırdık, kamyonu unuttuk.
Ve haber dün patladı:
Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesi, kamyonda bulunan bazı el bombalarının,
Ergenekon soruşturmasında yakalananlarla "
kardeş" (aynı seri, vs) olduğunu saptadı.
Peki,
13 Mart günü burada ben ne demiştim?
Gelin onu da hatırlayalım. Önce Sabah'ın yaklaşımını eleştirmişim:
* * *
Dün bizim gazetenin
23'üncü sayfasında şöyle bir başlık:
"Bombaların sırrı çözüldü."
Eğer el bombalarının sırrı
"gerçekten" çözüldüyse, niye içimize su serpilmiyor? (Çünkü kimse inanmıyor.)
Peki, neymiş olay? "Araçtaki
958 el bombasının, 'yeni seri numaraları verilmek üzere başlatılan çalışma kapsamında' Ankara'ya getirildiği ortaya çıktı."
Durum "ortaya çıktı" ya... "Telaşlanacak bir şey yok; gidin evlerinize yatın." İyi de uyku tutmuyor ki!
* * *
Sonra da sormuşum:
* Vatandaş, vergiler aracılığıyla orduya küfeyle para veriyor. Her istediklerini alıyorlar. Kamyonları da bol, makam arabaları da... Ama bomba sevkıyatı, kiralanmış sivil kamyonla yapılıyor. Niye?
* El bombalarına
"yeni ve silinmeyen" seri numarası vermek, aynı zamanda
"eski seri numarasının silinmesi" anlamına gelmiyor mu? Bu bir
"daha iyi iz sürme" niyeti mi, yoksa tersine,
"bazı izleri silme" çabası mı?
* Kamyondaki
"taarruz tipi" el bombaları acaba bazı başka el bombalarıyla akraba olabilir mi? Merak ediyoruz çünkü
Ergenekon soruşturması
Ümraniye'de bulunan el bombalarıyla başladı.
Cumhuriyet gazetesine atılanlar da el bombasıydı.
* El bombaları
Ankara'dan, faraza
Ermenistan sınırına doğru taşınsa, "sivil araç ve sivil kıyafetli personelle
kamuflaj yaptık" denebilir. Peki, Bodrum'dan Ankara'ya getirdiğin el bombalarına ne diye kamuflaj uyguluyorsun? Hem
"rutin işlem" diyorsun, hem de bunu
"rutin dışı bir şekilde" yapıyorsun.
* Bu 958 el bombasının
tamamı, "Bodrum Güllük'teki Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın" envanterinde miydi yoksa oraya
başka yerden getirilenler de oldu mu?
* * *
Laboratuvar incelemesi, kamyondaki bombaların, "
Ümraniye", "
Yarbay Dönmez", "
Zir Vadisi", "
Poyrazköy", "
Vatanseverler", "
Trabzon" gibi tam
59 olayda ele geçen bombalarla "kardeş" olduğunu ortaya çıkardı.
Bu veri ne anlama geliyor?
İzin verin, bir kez daha malumu ilam edeyim: Bu durum Ergenekon şebekesinin TSK içinde yuvalandığının işaretidir.
Not: Yukarıda özetlediğim yazıdan sonra hakaret mesajları yağdıran; "
Veli", "
Mustafa", "
Ruhi" (ve diğer) kod adlı "yavşakların" (kendi tabirleridir) suratı şimdi ne halde acaba?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın