5 günlük hava durumu
23 Nisan 2012 Pazartesi
EMRE AKÖZ
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
Fax: 0212 354 36 19
SMS: EA yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373

Atamayana atarlar

Bizim gazetenin Spor Müdürü Emrah Kayalıoğlu, maç hakkında yazmamı isteyince... "Yaktın beni Emrah" dedim. Niye? "Yahu bula bula bu maçı mı buldun? Nasıl olsa kaybedeceğiz..."
İnançsızlık değil, makul tahmindi bu: 2011-2012 sezonunda Galatasaray, Fenerbahçe'den daha iyi oynuyor.
Sadece 9 puan önde bitirmesi değil bunun kanıtı. Sahasında 3-1 kazanmış olması da değil... Tam da Kadıköy'de 2-0'dan 2-2 yapması, hatta galibiyeti kaçırması.
Peki önde basan, sürekli pres yapan Galatasaray yenilmez mi? Elbette yenilir. Bir kere rahatça top çevirmesine izin vermeyeceksin. Arkada büyük boşluklar bıraktıkları için de o topraklara adam kaçıracaksın. Tabii bir de abuk pas hataları yapmayacak, fanteziye kaçmayacaksın.
Bu arada maç başladı. Galatasaray üzerimize gelip duruyor. Allah'tan uzun süre sağ kanadı kullanmadılar. Ortadan ve soldan akıyorlar. Bu sayede Fenerbahçe direniyor.
Derken 17. dakika... F.Bahçe'nin ilk atağı, maçın ilk golünü getirdi. Alex'in pasıyla Ziegler arkaya sarkınca gol oldu. Muslera çok üzüldü, herhalde "F.Bahçe ile oynamak böyle bir şeymiş" demiştir. "Yine mi?" ifadesi ise Fatih Terim'in yüzünde asılı kaldı.

MUCİZELER GERÇEK OLDU
O andan itibaren F.Bahçe, defans yapmayı, duvarlaşmak olarak algılayarak maçı sürdürdü. Taa ki durum 1-1 olana kadar...
Beraberlik Galatasaray'a yarıyor, 5 puan farkı koruyordu. Ama yetinmediler. Farkı 8'e çıkarmak istiyorlardı.
Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki golü ile Galatasaray'ın golü arasındaki dakikalar mucizelerle geçti: Galatasaray vurdu atamadı, çaktı atamadı, dürttü atamadı.
Aykut Kocaman, nihayet, "Ben bu maçı alabilirim" diyerek oyuncu değişiklikleri yaptı: Yürüyen Alex yerine koşan ve vuran Stoch, 'şaka gibi' bir oyuncu olan Bienvenu'nün pasıyla Fenerbahçe'nin ikinci golünü atıverdi. O gol ile maçın bitimi arasında en az 14 dakika vardı. Ama Galatasaray'ın karşılık verecek ne enerjisi kalmıştı, ne de morali... Atakları cılızlaştı. Giderek tükendi.
Oyunumuzla gurur duymadık ama sevindik! Bizim için en büyük zevk, deplasmanda G.Saray'ı yenmek çünkü...

***

22
Fenerbahçe, 22 Nisan'da G.Saray'ı 3. kez yendi. 22 Nisan 1992'de 5-2, 22 Nisan 2006'da 4-0 kazanan sarı-lacivertliler, dün de kazanmayı bildiler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Boğamızı vermeyiz! ( 19.05.2013 )
Suriye sorunu: Belirsizlik sürüyor ( 18.05.2013 )
Irkçılık başka magandalık başka ( 17.05.2013 )
Cemaat partisi? ( 16.05.2013 )
Drogba'ya muz: Terbiyesizce ama ırkçı değil ( 15.05.2013 )
Reyhanlı saldırısı: 'Kuklacı' kim? ( 14.05.2013 )
'Gastro İstanbul' neden önemli? ( 12.05.2013 )
Öğrencileri niye okuldan attılar? ( 11.05.2013 )
'Mekanik arılar' hücuma geçti ( 10.05.2013 )
Taksim meselesi: Ona 'arsa' değil, 'park' diyoruz ( 09.05.2013 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol