YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Asmalı'da bir gece!
Nöbetçi Filozof'a selam!

Asmalı'da bir gece!

Şehir kalabalığı yorar beni!
Metronun kolaylığını severim ama merdivenlerine koşuşturan kalabalık karşısında ne yapacağımı şaşırırım.
O çok sevdiğim İstiklal Caddesi'nin insanın üzerine üzerine gelen kalabalığından kaçıp yan sokaklara kendimi attığım çok olmuştur.
Geçenlerde fark ettim, aylar var ki Bebek semtine uğramıyorum! İçi boş fakat saldırgan bir şıklığın vitrini haline geldiği için mi? Evet!
Ama asıl rahatsız edici olan bu vitrindeki izdiham!
***

Peki içinde kendimi iyi hissettiğim, sevdiğim, hatta bana enerji veren kalabalık mekânlar, meydanlar, pasajlar yok mu? Var.
Mısır Çarşısı'nın öğle vakti mesela...
Bağdat Caddesi'nin akşam üzeri piyasası...
Kadıköy Çarşısı'nın rengârenk dünyası...
Ve Asmalımescit...
Dar geçitlerle kaplı, yolları çatallı Asmalı'ya bayılıyorum.
Bazı geceler aklıma esiyor; o "iğne atsan yere düşmez" kalabalığının içine dalıyor, amaçsızca dolaşıyorum.
***

Geçenlerde...
Eş dost Asmalı'daydık!
Bu semt on yıl öncesine göre çok değişti.
Ama geçen on yıl içinde de değişim sürdü.
2004 yılında Sabah'ta şöyle bir başlık hatırlıyorum: "Bohemlerin yeni adresi Asmalımescit!"
Çünkü sanatçılar ve İstanbul'da yaşayan yabancılar bu semte taşınmışlardı. Atölyeler, galeriler açılmıştı. Şimdi art arda açılan yeme içme yerleri yüzünden "bohemler" kaçmaya başladılar.
O akşam hıncahınç kalabalığın arasından geçmeye çalışırken baktım da...
İstanbul'un bütün güzel genç kadınları, bütün yakışıklı delikanlıları orada buluşmuşlardı sanki!
Eskiden buralardaki sokakların melankolik bir kasveti vardı.
Oysa artık bütün semt şehrin eğlence ve neşe santrali gibi!
***

Bu haller sürer mi? Yoksa bozulma çoktan başladı mı? Bilmiyorum.
İşletmeciler bile bu hızlı değişim ve yoğunlaşmaya akıl erdiremiyor.
Bir ara arkadaşım kulağıma eğilip "birisi Başbakan'ı ve Baykal'ı buralara getirmeli! Siyasiler bir de böyle yerlerden bakmalılar dünyaya!" dedi.
Belki de haklıdır.
Öyle ya, geleceğin dünyası metropollerde şekilleniyor.
Ve iki odak sosyolojik bakımdan belirleyici oluyor.
Bir: Nasıl ve nelere üzülüyoruz?
İki: Nasıl ve nerelerde neşeleniyoruz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Pazar notları: Vicdanın sesini duyabilir misin? ( 10.01.2010 )
Hangi kitabı okuyanla tanışmak istersiniz? ( 09.01.2010 )
Yine, yeniden ve hep Şebnem Ferah! ( 08.01.2010 )
Hâlâ darbe ihtimali var! ( 07.01.2010 )
"Her şey değişti" ( 06.01.2010 )
Git işine Noel Baba! ( 04.01.2010 )
Pazar notları ( 03.01.2010 )
Mutlu yıllar ( 02.01.2010 )
2010 nasıl geçecek? Barış var mı? ( 01.01.2010 )
Kopenhag'da ne oldu? ( 30.12.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol