YAZARLAR
HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Ezel'deki şiir!
Yoksa dizi Ramiz Dayı için mi izleniyor?

Ezel'deki şiir!

Daha ilk sözcüğü işittiğimde... Ekran karşısında kalakalıyorum.
Tek yapabildiğim uzaktan kumandanın düğmesine basıp sesi biraz daha açmak...
Ve şu dizelere ürpererek kulak vermek oluyor.
"ben sana yanlış yerden edilmiş bir yemin gibiydim.
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
yine de döneyim döneyim istedim.
...
döndüğüm döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin, döndüğüm...
Sen benim kara ömrüme vuran, suyumu harelendiren sevincimdin."

***

Yutkunuyorum.
Birhan Keskin'in şiiri bu. O müthiş kitabı Y'ol'daki şiirlerinden...
Ben ki, ne kadar heves etsem bir diziye doğru düzgün odaklanmayı pek beceremem.
Fakat aklıma esmiş işte; haftalar sonra Ezel dizisine bir daha bakayım, demişim.
Bu dizeler karşılıyor beni! Çarpılıyorum.
Ezel (Kenan İmirzalıoğlu) ihanetin, nefretin ve aşkın kadınına; Eyşan'ın (Cansu Dere) penceredeki gölgesine bakarak mırıldanıyor...
"titreme daha fazla kalbim!
bağışla kendini artık! onu da bırak gitsin!
O senin ezel gününden kaderin...
Sen onu nasılsa bin kere seveceksin."

***

İçimden "hay yaşayasınız!" diye bağırıp...
Yerimden kalktığım gibi kitaplığıma koşuyorum. Birhan Keskin'in epeydir sayfalarını karıştırmadığım kitaplarını bulup şiirlerini okumaya başlıyorum.
Gecem birdenbire kendi çapında bir edebiyat ayinine dönüşüyor ve bu bana çok iyi geliyor.
Bu yüzden işte, senaristlere parmak sallayıp "vayyy sizi gidiler... güzelim şiiri bir popüler dizinin gönül çalması için kurban ettiniz!" demeye kalkışmayacağım!
Çünkü biliyorum ki..
Tam o sahnede...
"Döndüğüm bu sema sensin, döndüğüm" dizeleri nasıl da doğru yerden acıtıyor içimizi!
Ve binlerce yıldır insanoğlunun aşk dediğinin "iyi vakit geçirmek" üzerine kurulu beraberliklerden ne kadar farklı bir şey olduğunu zihnimize nakşediyor bir kez daha!
***

Ha!.. Yine de dizinin yapımcılarına bir sözüm var tabii.
Sözlerini dizinin diyalogları içine serpiştirdiğiniz Ömer Hayyam'ı, Shakespeare'i, Oscar Wilde'ı ikide bir kaynak göstermek gülünç kaçabilir.
Fakat bu başka!
Bölüm biterken son jenerikte Birhan Keskin'in adı geçse, iyi olmaz mıydı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
O güzel şarkıların hikâyesi! ( 01.02.2010 )
Pazar notları: Bazı şakalar 'eşekler' arasında kalmalı! ( 31.01.2010 )
Kendini seven erkekler, erkeği seven kadınlar! ( 30.01.2010 )
Manevi arayış ve bulamayış! ( 29.01.2010 )
Tasavvufa ilgi ve yeni elitizm arayışı! ( 28.01.2010 )
Sinemayı sevmek... ( 27.01.2010 )
Özgürlük var mı? Varsa, nerede? ( 25.01.2010 )
Pazar notları: Kar yağıyor... oysa bir kedim bile yok! ( 24.01.2010 )
Dışı hafif, içi ağır bir film!.. ( 23.01.2010 )
Kar melankolisi ve içimdeki taşra! ( 22.01.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol