YAZARLAR
MEHMET BARLAS
MEHMET BARLAS
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: MB yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BAŞYAZI
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Biraz "diyalog" biraz "hoşgörü" demokrasiye lezzet katar...
Her konuda denklemler var

Biraz "diyalog" biraz "hoşgörü" demokrasiye lezzet katar...

Adına "Demokrasi" denilen yemek, "hoşgörü", "empati", "diyalog", "uzlaşma" ve "insani ilişkiler" gibi katkı maddeleri olmazsa gerçek lezzetine kavuşamaz.
Kuvvetler ayrılığını "Kuvvetler kavgası" na, hukukun üstünlüğünü "Üstünlerin hukuku"na dönüştürürseniz, suyun insanı boğduğunu, ateşin yaktığını ve "Her doğan günün bir dert olduğunu" Cahit Sıtkı Tarancı gibi "35 Yaş"ında olsanız da olmasanız da, yaşayarak görürsünüz.
Güzelim Türkiye'yi ve sabırlı insanlarını, dün de bugün de sürekli bu gergin ortama mahkûm edenlerin artık durup düşünmeleri gerekiyor.
Gördük işte.
Kendi ürettiğimiz krizler yetmezmiş gibi bir de global ekonomik kriz sarstı hepimizi.
Bereket bu global kriz sadece ekonomi alanında.
Oysa yaşadığımız coğrafyaya global krizler sık sık şiddet ve savaş biçiminde de yansıyor.
Böylesine "Sıcak Krizler Kavşağı" olan bir bölgede Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana bir dış savaşa girmedik.
1920'lerden bu yana haritasını, bütünlüğünü, istikrarını korumak başarısını gösteren bir ülkenin vatandaşlarıyız.

Zor bir coğrafya

Bütün komşularımıza bakın bir...
İşgaller, iç savaşlar, rejim değişiklikleri, kitlesel ideolojik tasfiyeler bu siyasi coğrafyanın sanki doğal renkleridir.
Biz ise tek partiden çok partili demokrasiye geçmekle kalmadık, Ortadoğu'nun doğal coğrafyasından, Avrupa'nın siyasi coğrafyasına endeksledik toplumsal kaderimizi.
Bu çizgiyi geliştirerek, güzelleştirerek devam ettirmeliyiz.
Siyasi partilerimizin de, farklı düşünen gazete yazarlarının da Irak'ın Şiileri ile Sünnileri arasındaki ortamı Türkiye'ye taşımaları mı gerekiyor?
Gerçekten birlikte yaşayamayacak kadar düşman mıyız birbirimize?
"Türkiyeli" olmak, aynı futbol takımının taraftarı olmaktan daha üst bir kimlik değil mi hepimiz için?
Aramızda "Devrilmiş", "Yasaklanmış", "Tutuklanmış" siyasetçiler var.
Bunlardan bazıları hâlâ aktif siyasette, bazıları da siyaseti dışarıdan etkiliyorlar.
Hiç olmazsa onların kendi yaşadıklarından ders alıp, toplum önünde "Bilge insanlar" olarak "Artık kavga etmeyelim" demeleri gerekmez mi?
Bu ülke hepimize bizim ona verdiklerimizden daha çoğunu verdi.
Demokrasi yemeğine artık kavga ve kan davası yerine "hoşgörü", "empati", "diyalog", "uzlaşma" ve "insani ilişkiler" lezzetlerini katmanın zamanı gelmiştir, geçmektedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Siyasetçiler ve gazeteciler birbirine tahammül etmelidir ( 11.06.2009 )
Türk siyasetinin gerginliğe değil gülümsemeye ihtiyacı var ( 10.06.2009 )
Nilüfer Göle'den ve Gülay Göktürk'ten alıntılar ( 09.06.2009 )
Sadece başbakanların sözlerine karşı mı tepki gösterilir? ( 08.06.2009 )
Siyasette otistik ve psikopatik yansımalar da vardır... ( 07.06.2009 )
AK Parti "AKP" NATO da "OTAN" olursa ne olur? ( 06.06.2009 )
Madem birleşeceklerdi öyleyse neden DYP'yi böldüler? ( 05.06.2009 )
Bedelli de, tek tip askerlik de şimdilik gündemde değil ( 04.06.2009 )
Seçimde yenilenler kazananların istifasını isterse... ( 03.06.2009 )
Bakanın kararı ile birileri para kazanırsa ne olur? ( 02.06.2009 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol