YAZARLAR
MEHMET BARLAS
MEHMET BARLAS
Yazıyı Dinle
İletişim
SMS: MB yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BAŞYAZI

İbrahim Tatlıses kuşaklardır bizi farklı dünyalara taşıyor...

Kuşaklar boyu şarkıları ile türküleri ile bizi gerçek dünyadan kopartıp müzik okyanusunun rüzgârına yelkenlerimizi açtıran büyük sanatçıların yaşamımızdaki ağırlıklarını, onların başına bir şey geldiği zaman tam anlıyoruz.
İbrahim Tatlıses de bu sanatçıların önde gelen bir temsilcisidir.
Bundan 38 yıl önce "Ayağında kundura ile" sesini duyduğum günden bu yana ne söylediyse dinledim, çıkardığı her albümü aldım.
Ben onu Anadolu ile Mezopotamya kültürlerinin izdüşümündeki eşsiz bir yorumcu olarak dinledim. "Fırat"ı da "Akdeniz Akşamları" nı da aynı coşku ile söylerken, nehrin de denizin de sularının sesini duyar gibi oldum.
"Yakamoz"u Ahmet Kaya ile birlikte söylerlerken dinledim onları.
"Urfa sana küsmüş/ Haberin olsun"da Harran'ın esintileri, "Etek sarı/Sen etekten sarısın"da Malatya kayısısının lezzeti, "Be nankör kedi/ İnsan bir şey söyler"de ayrılıkların feryadı vardır.

Türkü gibi şarkıda da farklı
"Yağmurla Gelen Kadın"
albümünde Sadettin Kaynak'ın iki şarkısına hayat vermişti.
Muhayyer "Batan gün kana benziyor"u da, Karciğar "Kara bulutları kaldır aradan"ı da, sayısız sanatçıdan dinledim.
Ama İbrahim Tatlıses başka bir âleme taşımıştı bu iki şarkıyı.
Hep onun sınırları aşan etkisini düşündüm.
İbrahim Tatlıses buralı olmasaydı, yine dinler ve severdik onun sesini ve yorumunu.
İsrail'li sanatçı Yasmin Levy'le düet yaparlarken bunu yine hissetmiştim.
O bir şarkıyı veya türküyü söylediği zaman, o şarkı veya türkü artık onun adıyla anılır hale gelir.
"Farklı üslup" herhalde budur.
Magazin basınına ya da polisiye haberlere yansıyan onunla ilgili olayları hatırlamak istemiyorum.
Şöhret taşıması kolay olmayan bir tatlı beladır.
Victor Hugo'ya göre şöhret başarının safrasıdır.
Başarıyı taşımayı zorlaştırır.

Domdom kurşunu değdi

Bu satırları yazarken İbrahim Tatlıses'in durumunun kritik olduğunu açıklıyordu doktorları.
Onun türkülerini koydum disk çalarıma.
O söyleyince susar ve dinlerim sadece...
"Kaşların arasından domdom kurşunu değdi
Bir avcı vurdu beni bin avcı yedi beni
Ah dedim ağladım, yaramı dağladım
Eğdi yar boynun eğdi, Allah kerimsin dedi
Hançer yarası değil domdom kurşunu değdi"
Kendi yaptığı patlıcan kebabını elleriyle ikram ettiği günleri yine yaşamak ümidiyle dinliyorum onu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
Doğa asla insanlar kadar insafsız olamaz... ( 14.03.2011 )
Tarih sadece ezberlenmesi gereken bir lise dersi midir? ( 13.03.2011 )
Cinsellik de siyasetin öğelerinden biri değil midir? ( 12.03.2011 )
Siyasetin yöntemlerini yeniden değerlendirmeliyiz ( 11.03.2011 )
Ergenekon'a ilişkin mide bulandıran yansımalar... ( 10.03.2011 )
Yargının sorumluluğunu da sonunda siyasetçi taşır... ( 09.03.2011 )
Yargının da eleştirilmeye ihtiyacı vardır... ( 08.03.2011 )
Sözün bittiği yerde çaresizlikler başlar... ( 07.03.2011 )
Tele-kavgalar sadece yorgunluk üretiyor... ( 06.03.2011 )
Ergenekon dalgalarının siyasetteki tsunami etkisi... ( 05.03.2011 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol