Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Bundan sonra kimse cuntacılığa heves etmeyecekse...

12 Eylül'ün sıcak günlerinden birinde Kalender'deki Orduevi'nde, dönemin en güçlü orgenerallerinden birinin çalışma odası olarak kullandığı Paşalar Süiti'ndeyim.
Orgeneral "Sormak istediğiniz bir şey varsa sorun" diyor.
Ben de "Siz askerler olarak ne zaman darbe yapmaya karar verirsiniz" sorusunu yöneltiyorum ona.
Bu soruyu duyunca masasının arkasındaki kitaplıktan "Atatürk'ün Söylev Ve Demeçleri"ni alıp, masasının üzerine koyuyor.
- Bütün soruların cevapları bu kitapta var...
Ekonomi mi, dış politika mı, iç siyaset mi... Hepsi bu kitapta anlatılmış
, diyor.
Sonra soruma cevap veriyor...
- Ülke yönetiminde boşluk olduğu zaman biz bunu doldururuz. Siz buna darbe diyorsunuz.

Boşlukları doldurmak

Devam ediyor...
- İngiliz işgal kuvvetleri İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ı işgal edip kapattılar, biz doğan boşluğu Ankara'da Büyük Millet Meclisi'ni açarak doldurduk.
Bayar-Menderes ve İnönü diyalog kurmak yerine kavga ettiler, doğan boşluğu 27 Mayıs 1960 müdahalesi ile doldurduk. Demirel ve Ecevit öylesine bir kavgaya girdiler ki, bir Cumhurbaşkanı seçilemedi. Biz de 12 Eylül askeri müdahalesi ile doğan boşluğu doldurduk.
Bu bir yaşanmış anı...
Bunun yanında iç ve dış konjonktüre ilişkin somut gelişmeleri de hatırlayarak 12 Eylül'ü tahlil edebiliriz.
İçeride suikastlar, sağ-sol kavgasının kurtarılmış bölgelere kadar dayandığı "Örtülü iç savaş" görüntüsü, uzlaşmaların unutulduğu bir siyasal ortam var.

Dış konjonktür
Dışarıda ise Humeyni İran'ı ele geçirmiş, Sovyetler Afganistan'a girmiş, Polonya'da Jaruselsky darbe yapmış... Yunanistan NATO'nun askeri yapısını terk etmiş...
Türkiye'nin geleceği ise belirsiz görünüyor.
Batı'nın büyükleri Karayipler'deki 16 Haziran 1979 Guadaloupe Zirvesi'nde, ekonomik iflasın eşiğindeki Türkiye'ye mali destek verilmesi ve Türkiye'nin Batı İttifakı içindeki yerinin korunması için gerekenlerin yapılmasını kararlaştırıyorlar.
Türkiye'de 24 Ocak 1980 Kararları ile Serbest Pazar Ekonomisi'ne geçilmesi ve dış borçlarımızın ertelenmesi gibi gelişmeler, bu Zirve ertesinde gündeme girmiştir.
12 Eylül darbesi ertesindeki ilk karar da Rogers Planı'nın kabul edilmesi ile Yunanistan'ın NATO'nun askeri yapısına geri dönmesi olacaktır.

Kışlaya geri dönmek
Kenan Evren'le yaptığım bir konuşmayı hatırlıyorum...
- Biz duruma müdahale ettikten sonra kışlaya dönmeye kararlı olan son subaylar kuşağıyız. Bizden sonra darbe yapacak subaylar kışlaya geri dönmeyi düşünmeyecekler, demişti.
28 Şubatçılar'ı, Ergenekoncular'ı, Balyozcular'ı bu açıdan da değerlendirmek gerekmiyor mu?
Bundan sonra Türkiye'de kimse darbe yapmaya girişmeyecekse, herkes cuntacılığın devlete karşı eylemli kalkışma suçu oluşturduğunu anlayacaksa, 12 Eylül darbesinin yargılanması sade sembolik değil somut yararlar sağlayacak bir yargılama olacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA