Geçen hafta 'Krizin faturası özürlüye kesildi' başlıklı yazımla mevzuatı aşamayan özürlülerin, bürokrasinin "Hayır"a şartlanmasıyla yaşam alanının nasıl daraltıldığını, sorulara yanıt vererek gündeme taşıdım. Bir dokunduk, bin ah işittik. Bir el verdik, kaybettikleri umutları yeşerttik. Daha ilk günden köşemize sahip çıkarak bizi yürekten desteklediler. Yazımızı okuyan kişilerin kimi telefona, kimi elektronik postaya sarıldı. Meğer hepsinin sesi çıkıyor, kulağı duyuyor, gözü görüyormuş (!) 5 günde tam 85 engelli okurumuz sorunlarını dile getirdi. Hepsinin ortak derdi aynı. Mimari engeller, özürlü raporları, eğitim, sağlık, özürlü maaşı ve evde bakım hizmeti gibi nedenlerle, bürokrasinin azizliğine uğrayan engelliler ve aileleri dertli mi dertli...
Sevgili Kalaycı önce şuna bir açıklık getireyim. Ortalama aylık gelir tutarı, bir aylık net asgari ücretin 2/3'ünden daha az olan bakıma muhtaç özürlünün, isteğe bağlı olarak evinde ya da resmi veya özel bakım merkezinde bakımı sağlanır. İkametgâhında bakım hizmeti veren akrabasına veya vasisine ise bir aylık net asgari ücret tutarında aylık ödeme yapılır. Şayet özel bakım merkezi bakım hizmeti veriyorsa iki aylık net asgari ücret tutarına kadar her ay ödeme yapılır.Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.