Çin ve Türkiye'nin aralarındaki ticareti ulusal paralarıyla yapacaklarını açıklamaları gerçekten bütün boyutlarıyla tartışmamız gereken bir gelişme. Bence bu anlaşma sıradan bir ekonomi haberi değil. Gözlerimizin önünde bir para sistemi çöküyor. Çin ve Türkiye'nin yaptığı anlaşma açıkça doları devre dışı bırakma sürecinin başlangıcıdır ve çok önemlidir. Ortadoğu ve Kafkasların yeniden yapılanması ve enerji geçişlerinin merkez ülkeleri Türkiye ve Rusya. Şimdi bu bölgenin ekonomik aktörleri, ABD'den ve onun parası dolardan bağımsız adımlar atıyorlar.
Berlin'den Pekin'e kadar olan büyük bölgenin tek pazar olarak şekillenmesi küresel dünya düzeninin geleceği için artık kaçınılmaz gözüküyor. Bütün bu alanda parasal birlikler, ticari anlaşmalar ve bu yeni ortaklıkların doğuracağı çok yönlü siyasi bütünleşmeler gelişecektir.
Ancak tabii bu uzun vadeli bir perspektif, Türkiye'nin bugünün gerçeğini de bilmesi ve tartışması gerekiyor. Çin Başbakanı Wen, anlaşmayı imzalarken "Çin tarafı, ticaretin dengeli ve fazla açık vermeden sürdürülebilir olması gerektiğini biliyor" dedi. Çin, Türkiye-Çin arasındaki ticaretin şimdilik Çin lehine olduğunun farkında. Yani biz Çin'e hammadde ihraç ederken ondan sadece mamul mal almamamız lazım. Bu işin birinci yanı, ikinci yanı kurla ilgili. Eğer ki Çin parasının değerini yükseltmeye başlarsa bizden ithalatı ucuza getirir; ayrıca bizden hammadde alıp mamul sattığı için buradaki dengesizlikte bizim açığımızı büyütür. Şu sıralar Çin parası Yuan'ın değerlenmesi gündemde. Buna dikkat edelim. Çünkü Çin dolar rezervleri en güçlü ülke şu an...
Bu açıdan Türkiye'nin ilkönce sanayi verimliliğini artıracak politikaları geliştirmesi ve buna paralel olarak kur dezavantajını ortadan kaldırması gerekir. TL'nin gerçek değerinde olması güçsüz olması anlamına gelmez.
Türkiye verimliliği ve teknolojiyi arttıran yeni bir ekonomi programına geçtiğinde Avrupa ve Asya'nın Çin'den sonra AR-GE'li üretim merkezi olabilir. Bu tarihsel fırsat önümüzde.