Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İSKENDER GÜNEN

Yoğun maratonun kısa analizi

İlkin iki Benfica, bir A.Bilbao maçı. Ardından Şampiyonlar Ligi hak edişi. Dayatan dış transfer süresi bitti-bitiyordu.. Zamana karşı bir yarış hikayesi. Volkan Şen, Sapara, Vittek, sol dışa Slovak Cech. Daha öncesi, giden Selçuk, Egemen, Umut ve de Engin'e karşılık Zokora, Henrique, Adrian, Celustka derken Şampiyonlar Ligi'ne paralel hızlandırılmış Türkiye Süper Ligi'nin başlaması.
Kadro ilk kez bu denli derin ve zengin. Ancak fireler çok erken başladı. Şampiyonlar Ligi'nde Burak ve Adrian cezalı duruma düştü. Adrian İtalya'da yoktu. Burak 3 maçlık cezasını henüz tamamlamadı. Aynı oyuncu ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye maçında da cezalıydı. Sapara İnter maçında, Vittek İstanbul Büyükşehir Belediye, Henrique, Karabük maçında sakatlandı. Vittek 6 ay, Henrique 6 hafta yok. Sapara 4 hafta oynamadı. Tayfun 16 hafta sonra ilk kez 18'e girdi. Barış Özbek ikinci yarı bile zor. Onur adeta unutuldu.

MİLLİ ARA İLAÇ OLDU
Bunca sakatlıklar ve cezalar ile birlikte Şampiyorlar Ligi'ne katılma tarihselliğinin, lig talihsizliğine bakınca İnter ve Lille maçı yetmezmiş gibi haftada 2 lig maçı! Sırada CSKA Moskova maçları var derken imdada Milli maç arası yetişti... Bilanço 3'ü dış, 2'si iç saha maçı olmak üzere 5 lig maçında alınan 8 puan ve Şampiyonlar Ligi'nde İnter galibiyeti, Lille beraberliği sonrası 4 puan.
CSKA Moskova maçlarının arifesi... Önce Şampiyonlar Ligi... Dış sahada İnter 3 puanı ile başlayan bu serüven Lille beraberliğiyle grup liderliğini getirdi. Ne var ki bu grupta herkesin herkesi yenebileceğini düşünürsek değil biten, yarılanan hiçbir şey yok.
Trabzonspor'un alacağı sonuçlar kadar rakiplerin kendi aralarında oynayacağı maçlar da çok önemli. Örneğini 10 gün sonra Fransa'da İnter'in Lille'i yenmesi Trabzon'u avantajlı kılar kuşkusuz. Trabzon'un da grupta en az 8 puan alması şart. Son maçı Fransa'da Lille ile oynayacağı düşünülürse, bu da yetmeyebilir. Ama bugün itibariyle 4.torbadan gelmesine karşın azımsanamaz bir şansa sahip.
Lige gelince... Yeni omurga oluşturmaya çalışan bir takım için verilen 7 puanın 4'ü bence şansızlık ve becerisizlikte saklı. Yoksa rakipler bu puanları söke söke almadılar. Ancak takım olma yönünde henüz emekleme dönemi yaşanıyor. Özellikle hücum organizasyonları yetersiz, verimsiz ve çeşitlilikten yoksun.
Transfer şart... İyi niyetli oyuncular olabilirler ama Brozek Kardeşler için Trabzonspor 2 numara büyük. Halil klasik (pivot) santrfor değil. Daha çok gezen oyuncu. Sol kenar önü klasik oyuncu eksikliği neredeyse 10 yıldır sürüyor. Henrique ve Vittek'in sakatlığı düşünülürse hücumda çok sıkıntı çekilir. Dolayısıyla Ocak ayında çok iyi bir santrfor alınmalıdır. Gerekirse kiralık dahi olabilir. Ve de bir stoper. Son söz milli maç arası, yorgunluğu bir nebze giderme açısından ilaç gibi geldi. Yeter ki milli maçlarda sakatlara bir yenisi eklenmesin.

YAZIKLAR OLSUN
Ben dört gözle Sapara'yı bekliyorum. Geldiğinden beri hiç dinlenmeden tüm maçlarda oynayan Zokora'yı da bu profesyonelliğinden dolayı tüm Türk meslektaşlarına örnek olarak gösteriyorum.
En son söz...Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısı, malum kesimin canını hayli sıkıyor da 2 yayıncı kuruluşa, spikerlerine ve de maç yorumcularına ne oluyor pek anlamış değilim. Bu yanlı tutum, duruş, davranışları için "YAZIKLAR OLSUN" sözcüğü dahi az duruyor

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA