Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN CELAL GÜZEL

'Şehitlerimizi incitecek hiçbir adım atmayız!'

Sevgili okuyucular, bu pazar sohbetinde Başbakan Erdoğan'ın görüşme sürecinde ve özellikle son aylarda devamlı tekrarladığı bir sözü üzerinde durmak istiyorum.
Açınız Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarına bakınız. Açıkça, 'Şehitlerimizi incitecek hiçbir adım atmayız' diyor. Erdoğan bu sözünü tesadüfen bir kereliğine kullanmıyor. Tam aksine her fırsatta altını çizerek tekrarlıyor. Ayrıca, 'Altını çizerek söylüyorum, çözüm süreci şehit ruhunu incitecek bir süreç değildir' diye söylediklerini vurguluyor. Başbakan bununla kalmıyor, şu önemli hususu da tespit ediyor: 'Biz vatanımızı, bayrağımızı, şehit ve gazilerimizi emanet olarak gördüğümüz gibi, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi de emanet olarak görüyoruz'

***
Başbakan'ın her fırsatta söylediği bu sözler, aslında gören gözler, duyan kulaklar için yeterli açıklığa sahiptir. Lâkin gelin görün ki, bir tarafta ülkenin başbakanının sözlerini vatan ihaneti olarak anlayarak sırf muhalefet yapmış olmak için tezviratta bulunan muhalefet; diğer tarafta kıçını zor kurtardığı hâlde hâline şükredeceğine olmadık tâvizler bekleyen ırkçı-bölücü tâife ile bir yerlerine yapışmış Kürtçü keneler ile üzgün pozuna yatanlar...
Hâlbuki, Başbakan Erdoğan, kendisini yanlış yola sevketmeye çalışan sûreti haktan görünen bir takım ters niyetlileri eliyle bir tarafa iterek, 'demokratikleşme paketi'ni mümkün olan en az tâvizle hazırlamış ve gerçekten de şehitlerimizi incitecek hiçbir adım atmamıştır.
Teröristbaşı'nın ev hapsi veya tahliyesi hiç söz konusu edilmemiş; KCK terör örgütünün eli kanlı militanları serbest bırakılmamış; af aslâ gündeme getirilmemiş ve katillerin ellerini kollarını sallayarak dolaşmasına izin verilmemiştir.
***

Teröristbaşı'nın onbinlerce kişinin katili olarak 'ağırlaştırılmış müebbet' cezasına çarptırıldığı, bilinen bir gerçektir. Hâl böyleyken, hukuku madrabazlık zanneden bir takım ırkçı-bölücü hainlerle çanak yalayıcısı şürekâsının hâlâ Apo'nun siyasete girebilmesini düşünmesi için, ya Türkiye'de hukukun tükenmesi ya da geri zekâlı bir hayalperest olmak gerekir. Bu rezalet, Anayasa'ya, TCK'ya ve Siyasî Partiler Kanunu'na açıkça aykırıdır.
Ben, Başbakan Erdoğan'ın Trabzon'da söylediği gibi özbeöz Türk evlâdı ve her unsuruyla 'Türk Milleti' câmiasının şerefli bir üyesi olarak dediklerine inanıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA