Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MELİHA OKUR

Başarı 13 yılda geldi

Münih'te Odeonplatz Meydanı'ndayız. Almanya Maliye Bakanlığı'nın Münih'teki binası bir adım ötemizde... Ülkenin en büyük piyango şirketi Lotto çalışanları eylemde. Ellerinde, "Politikanın oyun topu değiliz. Politikanın kurbanları olmak istemiyoruz!" pankartları... Belli ki, Başbakan Merkel'in Avrupa Kurtarma Fonu ile ilgili yoğun temas trafiğiyle ilgili değiller.
Almanya'nın ekonomide sorunu yok. Büyüyor, üretiyor, ihraç ediyor. Bir de dara düşen borçlu AB üyesi ülkelere kaynak aktarıyor. Şimdilik işler iyi ama ileriye dönük riskler ne? Kestirmek güç...
İşte böyle bir günün akşamında BMW Welt Kongre Merkezi'nde törendeyiz.
29 Ekim 1923'te doğan Konyalı eczacı Adil Karaağaç'ın 1953'te laboratuvar olarak açtığı, artık jenerik ilaçta ulusal markamız olan Bilim İlaç'ın Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karaağaç ve yöneticileri heyecandan yerinde duramıyorlar. Avrupa Kalite Yönetim Vakfı'nın (EFQM) büyük ödülünü kazanmanın gururunu taşıyorlar.
Ödülü, 1991'den bu yana şirkette çalışan ve 2000'de genel müdür olan Dr. Erhan Baş alacak. Heyecanı tetikleyen duygu ise "Müşteriler için değer katma, süreçleri yönetme, vizyoner, esin veren ve bütünsel liderlik, dengeli sonuçlar gerçekleştirme" kategorilerinde de birincilik ödüllerini toplamak.
Kolay mı?
50 ülkede 50 sektörde 500'ye yakın üyesi olan ve 20 yıldır ödül veren EFQM, üç yıldır büyük ödül verecek şirket bulamıyor. Türkiye' de bu ödülü ilk alan şirket Sabancı Holding çatısı altındaki Brisa'ydı. O bile sadece büyük ödülü aldı.
Öyle ya, Bilim İlaç, ne yaptı da büyük ödülü, hem de dört kategoride dört ödülü birden kazandı?

***

Bir kere insan sağlığının parayla ilişkisi son derece sevimsiz. Tedavinin ve ilacın para karşılığında yapılmasının ahlaki zemini hep tartışmalı. Birey olarak üç beş ilaç kullanmanın bir anlamı yok ama ihtiyacımız olan binlerce ilacın hazır ve erişilebilir olması şart. Hizmetin gerçekleşmesi için maliyetlerin tutturulması şart. İlaç ithal ediyoruz. Cari açığımızın 4 milyar doları ilaçtan...
Sorun bu.
Zaten kurucu Adil Karaağaç, 1998'de yöneticilerini çağırıp, "Şirketin dünyaya entegre olması için yeni yola ihtiyacı var. Ne yapacaksanız bir an önce yapın" diyerek özünde bu dengeye dikkat çekince hep birlikte şirketi kurumsallaştırmak için harekete geçilmiş. Model olarak "mükemmellik" yönetimi seçilmiş
Dile kolay!
Kalite ödülünü almak için 13 yıl iğneyle kuyu kazmışlar. Hatta geçen yıl, İzlanda'daki kül bulutuna takılan denetçiler gelemedikleri için yarışmaya katılamamalarına rağmen yılmamışlar.
İnanmak yetmiş. Hedefe odaklanmışlar ve uzun vadeli stratejik planlama yapmışlar.
Bu yaklaşım Genel Müdür Baş'ın ifadesiyle , şirketi 10 milyar dolarlık ilaç pazarının 3'üncü büyük jenerik ilaç üreticisi yapmış. 2014'te hedef ikincilik. Kişi başına verimlilik yıllık 700 bin lira!
Ortada bir başarı var.
Katılımcı ve demokratik bir yönetim tarzı Bilim İlaç'ı zirveye taşıyor.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA