Türkiye'nin en iyi haber sitesi
REFİK ERDURAN

İyi oldu

Her işte bir hayır vardır. Son karara öfkelisiniz, değil mi? Onda da hayır var.
Azdıkça şımaran, şımardıkça azan bütün şer güçleri etkilerinin sınırını göremez duruma gelir, attıkları bir ölçüsüz adımla kendi sonlarını da getirirler. Yine öyle oluyor.
Ömer Çelik karar sayesinde gerçeğin büsbütün belirginleştiğini söyledi. Evet, kimsenin gözünü kaçırmasına izin vermeyecek kadar belirgin...
Hangi gerçeğin?
Rauf Tamer açıkladı. Cinayetten sonra Oral Çalışlar bir dış gezide Başbakan'a "Hrant Dink'i devlet içindeki güçler öldürdü," demiş. "Siz ne düşünüyorsunuz?" Biraz duraklayan Başbakan'ın cevabı: "Beni de öldürmek istiyorlar."
Bilmem, bu sözün vehim ya da abartı içerdiğini düşünen çıkar mı? Yakın geçmişte dağ yollarında bir konvoya ölümcül ateş açılmadı mı? Yakalanan bir fail "Arabada Başbakan var sanıyorduk" demedi mi?

***

Hemen başka soruların sorulması gerekiyor tabii. Önce: "Tayyip Bey ortada öyle bir sorun bulunduğunu bilir de niçin çözmez?"
Bekâra karı boşamanın kolay geldiği gibi, çarpık bir düzenin doruğundaki iktidar koltuğunda oturmayanlara basit görünür derin devlet dizginlemek. Gerçekte ise o tür iktidar seferleri saltanat arabası gezintisine değil, gergedan sırtında yolculuğa benzer. Kaydınız mı, ezilirsiniz.
Hayranlarınca imrenilen Amerika'ya bakın. Kennedy'yi haklayan derin devlet yerli yerinde hâlâ. "Azmettiren" şu kişi, bu kişi, falan çete, filan örgüt olsa çoktan tepelenirdi. Ama sermayenin, siyasetin, sivil ve askerî istihbarat kurumlarının, medyanın, mafyanın yandaş bölümleri içindeki ortaklarla bütün bir çıkar düzeni perdeliyor gerçekleri.
Ülkemizde kendi rotalarında "fazla ileri giden" başbakanların başlarına gelen malum. Menderes asıldı, Ecevit'in ve Özal'ın üstlerine silah sıkıldı. (Canı olmadığı için Demirel'e bir şey yapılmadı.) Hepsi karşılarındaki gücü pek kurcalamamayı tercih ettiler.
***

Gerçeklere en aydınlatıcı ışığı tutacak soru: Tayyip Erdoğan'ı şu ya da bu yoldan devre dışına itmeyi kim, niçin ister?
Yıllardır irtica, şeriat, türban, diktatörlük, Hitler mitler laflarıyla oyalanan Türk toplumu cambaz seyretti. Oysa fırtına dolaplarının göbeğinde -Amerika'da olduğu gibi- bir tek hortum var:
Para!
Solculuk gayretiyle söylemiyorum bunu.
Finans bilgesi Süleyman Yaşar hoca solcu mu? Dün bakın ne yazdı:
"Başbakan Türkiye'ye çok yüksek faizle para satmaya çalışan sıcak para tacirlerine 'Hedefimiz sıfır reel faiz' deyince konvoyuna suikast yapıldı."
Evet, Erdoğan düzgün kapitalizme de rahmet okutan üçkâğıtçı düzenle çatışıyor. Ürküttüğü fincancı katırlarının heybeleri mangır dolu. İşi zor.
Ama geçmişteki başbakanları durduran büyük engelleri aşabildi. Derin devlet temizliğini sürdürür, hukuk kesimindeki kalıntılarını da kazıyabilirse kendine ve ülkeye kritik bir zafer kazandırır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA